Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Günde tek bir kez o masaya oturacaksın ve işi orada bitireceksin. OMAD dediğin şey, havalı kısaltmaların arkasına saklanmış bildiğin kıtlık simülasyonudur aslında. Günün 23 saati boğazını tutup sadece bir saat ödüllendirilmeyi miden kaldırır mı, orasını bilmem. Kurt gibi acıkıp sonra tek seferde dünyaları yemek her yiğidin harcı değil vallahi.
Vücudu sürekli sindirim modunda tutmaktan yorulanlar için bir nevi fabrika ayarlarına dönüş bileti bu. İnsülin dediğin o hormon gün boyu hoplayıp zıplamayacak, sürekli tetikte beklemeyecek. Hücreler kendi çöplerini temizlemeye başlayacak ki biz buna bilim dünyasında otofaji diyoruz. Yağ yakımı için vücuda süre tanıyorsun, onu kendi haline bırakıyorsun bir bakıma...
Açlıktan gözün dönecek, orası kesin. İlk günler baş ağrısından duramayabilirsin, sinir kat sayın tavan yapabilir. İş yerinde millete sarmak, durup dururken parlamak bu işin fıtratında var abi ya. Kendini bir çölün ortasında susuz kalmış gibi hissettiğin anlar olacak.
Sosyal hayatını bir kenara fırlatıp atmaya hazır mısın peki? Akşam arkadaşlarınla dışarı çıktığında sadece su yudumlamak, millet karşında kebapları gömerken öylece etrafa bakmak... Zor zanaat, gerçekten büyük irade istiyor. İnsan sosyal bir canlıdır derler ya, işte bu diyet o sosyalliğin tam ortasına pimi çekilmiş bomba gibi düşüyor.
O tek öğünde ne yediğin her şeyi belirler, gidip de fast food gömersen geçmiş olsun. Vücudun ihtiyacı olan tüm vitamini, minerali, proteini o kısıtlı sürede hücrelerine ulaştırmak zorundasın. Yani öyle "nasılsa tek öğün yiyorum" deyip tepsilerce tatlıyı deviremezsin. Kaliteli karbonhidrat, temiz protein ve bolca yeşillik o tabağa girecek, başka yolu yok.
Herkesin harcı olmadığını baştan kabul edelim, metabolizmanı darmadağın etmek de var bu işin ucunda. Diyabetin varsa, kan şekerin zaten pamuk ipliğine bağlıysa böyle radikal işlere kalkışmak düpedüz delilik. Her popüler akımın arkasından gözü kapalı koşarsan bir gün duvara toslarsın...
Mideni bir çöplük gibi kullanmayı bırakmak için sert ama etkili bir yol arıyorsan, belki. Sürekli atıştırmaktan, ne yiyeceğini düşünmekten yorulan beyinler için bir nevi sadeleşme, hafifleme yöntemi. Kendini disipline etmenin, iradeni çelikle dövmenin en uç noktalarından biri aslında bu tek öğün meselesi.
Vücudu sürekli sindirim modunda tutmaktan yorulanlar için bir nevi fabrika ayarlarına dönüş bileti bu. İnsülin dediğin o hormon gün boyu hoplayıp zıplamayacak, sürekli tetikte beklemeyecek. Hücreler kendi çöplerini temizlemeye başlayacak ki biz buna bilim dünyasında otofaji diyoruz. Yağ yakımı için vücuda süre tanıyorsun, onu kendi haline bırakıyorsun bir bakıma...
Açlıktan gözün dönecek, orası kesin. İlk günler baş ağrısından duramayabilirsin, sinir kat sayın tavan yapabilir. İş yerinde millete sarmak, durup dururken parlamak bu işin fıtratında var abi ya. Kendini bir çölün ortasında susuz kalmış gibi hissettiğin anlar olacak.
Sosyal hayatını bir kenara fırlatıp atmaya hazır mısın peki? Akşam arkadaşlarınla dışarı çıktığında sadece su yudumlamak, millet karşında kebapları gömerken öylece etrafa bakmak... Zor zanaat, gerçekten büyük irade istiyor. İnsan sosyal bir canlıdır derler ya, işte bu diyet o sosyalliğin tam ortasına pimi çekilmiş bomba gibi düşüyor.
O tek öğünde ne yediğin her şeyi belirler, gidip de fast food gömersen geçmiş olsun. Vücudun ihtiyacı olan tüm vitamini, minerali, proteini o kısıtlı sürede hücrelerine ulaştırmak zorundasın. Yani öyle "nasılsa tek öğün yiyorum" deyip tepsilerce tatlıyı deviremezsin. Kaliteli karbonhidrat, temiz protein ve bolca yeşillik o tabağa girecek, başka yolu yok.
Herkesin harcı olmadığını baştan kabul edelim, metabolizmanı darmadağın etmek de var bu işin ucunda. Diyabetin varsa, kan şekerin zaten pamuk ipliğine bağlıysa böyle radikal işlere kalkışmak düpedüz delilik. Her popüler akımın arkasından gözü kapalı koşarsan bir gün duvara toslarsın...
Mideni bir çöplük gibi kullanmayı bırakmak için sert ama etkili bir yol arıyorsan, belki. Sürekli atıştırmaktan, ne yiyeceğini düşünmekten yorulan beyinler için bir nevi sadeleşme, hafifleme yöntemi. Kendini disipline etmenin, iradeni çelikle dövmenin en uç noktalarından biri aslında bu tek öğün meselesi.