Ahmet Katan
Kayıtlı Kullanıcı
Aynaya bakıp endişelenmeyen var mıdır acaba o kırmızı lekeyi görünce? Tuvalet sonrası damla damla gelen ya da peçeteye bulaşan hafif kanamalar, ameliyatın ilk haftalarında neredeyse her hastanın kapısını çalar. Dokuların iyileşme sürecinde o bölgenin hassasiyetini koruması gayet beklenen bir durum aslında.
Ameliyat masasından kalkar kalkmaz her şeyin bıçak gibi kesilmesini bekliyor insan... Ameliyat bölgesinin dikişli veya açık bırakılmış olması bu süreci doğrudan etkiliyor işte. İlk günlerde pembe, pembe-kırmızı sızıntılar görülmesi doku onarımının doğal bir parçası. Yani hemen panik havasına girmeye gerek yok vallahi.
Sert dışkılama yüzünden o hassas bölgenin tekrar tahriş olması... Kabızlık, iyileşmekte olan dokuyu adeta zımparalar gibi zorlar. Tuvalette uzun süre oturup ıkınmak da çabası!
Bazen her şey yolunda giderken aniden kanama miktarı artabilir. Hakiki, kıpkırmızı ve durmayan bir kan akışı varsa orada bir durup düşünmek lazım. Sızıntı başka, bardağı dolduracak kadar kanamak bambaşka bir şey.
İlaçları düzenli kullanmak, sıcak oturma banyolarını aksatmamak iyileşmeyi inanılmaz hızlandırıyor abi. Lifli gıdalar tüketip bol su içmek zaten bu işin altın kuralı. Bağırsakları yumuşak tutmadıkça o bölge nasıl rahat etsin ki?
Peki ne zaman doktorun kapısını çalmalı? Kanama pıhtılı hale geldiyse, baş dönmesi veya halsizlik eşlik ediyorsa hiç vakit kaybetmeden operasyonu yapan hekime başvurmak gerekir. Bazen dikiş açılması veya küçük bir damar kanaması müdahale gerektirebilir çünkü.
İyileşme süreci kişiden kişiye değişir, sabırlı olmakta fayda var. Zaten vücut bir şekilde yolunu buluyor... Zamanla o sızıntılar azalacak, dokular tamamen kapanacaktır.
Ameliyat masasından kalkar kalkmaz her şeyin bıçak gibi kesilmesini bekliyor insan... Ameliyat bölgesinin dikişli veya açık bırakılmış olması bu süreci doğrudan etkiliyor işte. İlk günlerde pembe, pembe-kırmızı sızıntılar görülmesi doku onarımının doğal bir parçası. Yani hemen panik havasına girmeye gerek yok vallahi.
Sert dışkılama yüzünden o hassas bölgenin tekrar tahriş olması... Kabızlık, iyileşmekte olan dokuyu adeta zımparalar gibi zorlar. Tuvalette uzun süre oturup ıkınmak da çabası!
Bazen her şey yolunda giderken aniden kanama miktarı artabilir. Hakiki, kıpkırmızı ve durmayan bir kan akışı varsa orada bir durup düşünmek lazım. Sızıntı başka, bardağı dolduracak kadar kanamak bambaşka bir şey.
İlaçları düzenli kullanmak, sıcak oturma banyolarını aksatmamak iyileşmeyi inanılmaz hızlandırıyor abi. Lifli gıdalar tüketip bol su içmek zaten bu işin altın kuralı. Bağırsakları yumuşak tutmadıkça o bölge nasıl rahat etsin ki?
Peki ne zaman doktorun kapısını çalmalı? Kanama pıhtılı hale geldiyse, baş dönmesi veya halsizlik eşlik ediyorsa hiç vakit kaybetmeden operasyonu yapan hekime başvurmak gerekir. Bazen dikiş açılması veya küçük bir damar kanaması müdahale gerektirebilir çünkü.
İyileşme süreci kişiden kişiye değişir, sabırlı olmakta fayda var. Zaten vücut bir şekilde yolunu buluyor... Zamanla o sızıntılar azalacak, dokular tamamen kapanacaktır.