Ahmet Katan
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllarca haber peşinde koşarken mutfağında sirke eksik etmeyen onlarca insanla konuştum, herkesin dilinde aynı mucizevi iddia vardı. Şişedeki o keskin koku gerçekten bel çevresini inceltmeye yeter mi, yoksa tamamen şehir efsanesi mi? Doğrusunu istersen, mucize bekleyen düş kırıklığına uğrar abi. Sabahları aç karnına bir kaşık sirke içip gün boyu ne bulursa yiyen adamın zayıflamasını beklemek... Neyse. Sirke metabolizmayı bir miktar hareketlendiriyor, evet, ama tek başına yağları eritip yok ettiği filan yok.
Kan şekerini dengeleme mevzusu var ki, işte zurnanın zırt dediği yer tam olarak burası. Yemeğin yanında sirke tükettiğinde o karbonhidratların kana karışma hızı düşüyor, tatlı krizleri pat diye kesiliveriyor. Ben bunu kendi gözlerimle gördüm vallahi, öğlen yemeğinde salatasına sirke gezdiren adam öğleden sonra çayın yanına bisküvi aramıyor. Kilo verdiriyor mu dersen, dolaylı yoldan evet. Doğrudan yağ yaktığı için değil, sana o gereksiz atıştırmalıkları unutturduğu için tartıdaki rakam aşağı iniyor.
Mideyi yakar geçer, reflüyü coşturur diyenlere de pek kulak asmamak lazım aslında. Doğru dozda kullandığın sürece o asidik yapı sindirimi öyle bir rahatlatıyor ki, insan ister istemez hafiflediğini hissediyor. Bir su bardağına bir tatlı kaşığı damlatıp içeceksin, olayı bu kadar büyütmeye gerek yok. Ama yok, ben dikerim şişeyi kafama dersen... Mideyi eline alırsın, net. Her şeyin azı karar, çoğu zarar.
Kaç tane diyet akımı geldi geçti gazetecilik yıllarımda, hepsi birer birer unutuldu gitti. Sirke ise bin yıldır burada, çünkü arkasında süslü pazarlama stratejileri değil, sade bir gelenek var. Diyet listenin ortasına sirkeyi koyup bütün umudunu ona bağlarsan hayal kırıklığı kaçınılmaz olur. Onu sadece yürüyüşünün, düzgün beslenmenin yanına küçük, tatlı bir destekçi olarak ekleyeceksin. Gerisi zaten kendiliğinden geliyor...
Kan şekerini dengeleme mevzusu var ki, işte zurnanın zırt dediği yer tam olarak burası. Yemeğin yanında sirke tükettiğinde o karbonhidratların kana karışma hızı düşüyor, tatlı krizleri pat diye kesiliveriyor. Ben bunu kendi gözlerimle gördüm vallahi, öğlen yemeğinde salatasına sirke gezdiren adam öğleden sonra çayın yanına bisküvi aramıyor. Kilo verdiriyor mu dersen, dolaylı yoldan evet. Doğrudan yağ yaktığı için değil, sana o gereksiz atıştırmalıkları unutturduğu için tartıdaki rakam aşağı iniyor.
Mideyi yakar geçer, reflüyü coşturur diyenlere de pek kulak asmamak lazım aslında. Doğru dozda kullandığın sürece o asidik yapı sindirimi öyle bir rahatlatıyor ki, insan ister istemez hafiflediğini hissediyor. Bir su bardağına bir tatlı kaşığı damlatıp içeceksin, olayı bu kadar büyütmeye gerek yok. Ama yok, ben dikerim şişeyi kafama dersen... Mideyi eline alırsın, net. Her şeyin azı karar, çoğu zarar.
Kaç tane diyet akımı geldi geçti gazetecilik yıllarımda, hepsi birer birer unutuldu gitti. Sirke ise bin yıldır burada, çünkü arkasında süslü pazarlama stratejileri değil, sade bir gelenek var. Diyet listenin ortasına sirkeyi koyup bütün umudunu ona bağlarsan hayal kırıklığı kaçınılmaz olur. Onu sadece yürüyüşünün, düzgün beslenmenin yanına küçük, tatlı bir destekçi olarak ekleyeceksin. Gerisi zaten kendiliğinden geliyor...