Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Aniden kararan o gösterge paneli aslında size çok net bir şey söylüyor: Otomobilinizin kılcal damarlarından biri tıkandı. Bazen devasa bir motor arızası sandığınız o garip sessizlik, sadece bir ila elli amper arası değerlere sahip micro veya mini blade tipi bir sigortanın erimesinden ibarettir. Sürücüler genelleme yapmayı sever, hemen en kötü senaryoya odaklanır... Oysa devre kesicinin attığı aşırı akım (overcurrent) koruması, sistemin kendini feda etme mekanizmasından başka bir şey değil.
Sinyal lambasının aniden hızlı hızlı yanıp sönmeye başlaması bir tesadüf mü, yoksa röle hattındaki direnç değişiminin açık bir feryadı mı? Bıçak tipi sigortaların o şeffaf plastik gövdesine bakıp "bu sağlam" demek, eski bir gazeteci refleksidir ama bazen insanı yanıltır. Multimetrenin sesli ikaz (bip) modunu açıp iki bacağa dokundurduğunuzda gelen o sessizlik var ya... İşte o an ampirik kanıtı elinizde tutarsınız.
Aşırı yüklenmiş bir çakmaklık soketine takılan kalitesiz bir hızlı şarj adaptörü, mikro elektrik mimarisinin en büyük düşmanıdır. Nominal akım değerinin üzerine çıkan her bir miliamper, iletken köprüyü yavaş yavaş ısıtır ve pat! Doğru amperajda eleman kullanmamak ise bütün tesisatı yakma riskini beraberinde getirir; kırmızı yerine mavi takarsınız, beş amperlik korumayı on beş ampera çıkarırsınız ve sonra... Kablo demeti erimeye başlar.
Yedek torpidoda her zaman farklı renklerde, yani farklı amper değerlerinde bir set bulundurmak bir lüks değil, temel bir sürüş disiplinidir. Şasiye temas eden açık bir kablo, yani kısa devre durumu çözülmeden takılan her yeni sigorta anında tekrar güme gider. Arızayı kaynakta çözmeden parçayı değiştirmek, patlak lastiğe hava basıp yola devam etmeyi beklemeye benzer.
Hangi kutunun nerede olduğunu bilmek sürücüyü sanayide saatlerce dükkan dükkan gezmekten kurtarır. Kaputun altındaki ana dağıtım kutusu mu, yoksa direksiyonun altındaki iç mekan sigorta paneli mi? Manuel klavuzdaki diyagramları okumayı öğrenin, renk kodlarının ne anlama geldiğini ezberleyin. Çoğu zaman sorunun çözümü, plastik bir cımbızla çekip çıkaracağınız üç santimlik bir parçanın ucundadır.
Sinyal lambasının aniden hızlı hızlı yanıp sönmeye başlaması bir tesadüf mü, yoksa röle hattındaki direnç değişiminin açık bir feryadı mı? Bıçak tipi sigortaların o şeffaf plastik gövdesine bakıp "bu sağlam" demek, eski bir gazeteci refleksidir ama bazen insanı yanıltır. Multimetrenin sesli ikaz (bip) modunu açıp iki bacağa dokundurduğunuzda gelen o sessizlik var ya... İşte o an ampirik kanıtı elinizde tutarsınız.
Aşırı yüklenmiş bir çakmaklık soketine takılan kalitesiz bir hızlı şarj adaptörü, mikro elektrik mimarisinin en büyük düşmanıdır. Nominal akım değerinin üzerine çıkan her bir miliamper, iletken köprüyü yavaş yavaş ısıtır ve pat! Doğru amperajda eleman kullanmamak ise bütün tesisatı yakma riskini beraberinde getirir; kırmızı yerine mavi takarsınız, beş amperlik korumayı on beş ampera çıkarırsınız ve sonra... Kablo demeti erimeye başlar.
Yedek torpidoda her zaman farklı renklerde, yani farklı amper değerlerinde bir set bulundurmak bir lüks değil, temel bir sürüş disiplinidir. Şasiye temas eden açık bir kablo, yani kısa devre durumu çözülmeden takılan her yeni sigorta anında tekrar güme gider. Arızayı kaynakta çözmeden parçayı değiştirmek, patlak lastiğe hava basıp yola devam etmeyi beklemeye benzer.
Hangi kutunun nerede olduğunu bilmek sürücüyü sanayide saatlerce dükkan dükkan gezmekten kurtarır. Kaputun altındaki ana dağıtım kutusu mu, yoksa direksiyonun altındaki iç mekan sigorta paneli mi? Manuel klavuzdaki diyagramları okumayı öğrenin, renk kodlarının ne anlama geldiğini ezberleyin. Çoğu zaman sorunun çözümü, plastik bir cımbızla çekip çıkaracağınız üç santimlik bir parçanın ucundadır.