Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah evden çıkmadan önce beş kez tuvalete koşan o minik adamı görünce insan ister istemez endişeleniyor, vallahi billahi bazen su içmeye korkar hale geliyorlar.
Okula giden çocukta birden bire başlayan tuvalet nöbetleri hepimizin kafasını karıştırıyor, acaba diyoruz içtiği su mu yaradı yoksa kafaya taktığı bir şey mi var abi ya?
İdrar yolu enfeksiyonu dediğimiz o illet, miniklerin mesanesini adeta zımpara gibi ovarak sürekli bir gitme hissi yaratıyor, zaten test yaptırmadan anlamak imkansız gibi bir şey.
Şeker hastalığı gibi can sıkıcı durumlar da bu işin altından çıkabiliyor bazen, çocuk durduk yere su istiyorsa ve sabaha kadar yatağı ıslatıyorsa doktorun kapısını çalmak şart oluyor.
Psikolojik faktörleri de es geçmemek lazım, evdeki yeni kardeş veya okul stresi miniklerin mesanesini doğrudan vuruyor, anksiyete işte, adamı tuvaletten çıkarmaz.
Bazen sadece soğuk havalarda mesanenin üşütmesi yüzünden bu sıklık yaşanıyor, kalın giydirmek bazen bütün meseleyi kökten çözüyor, o kadar basit yani.
Yapay tatlandırıcılar, gazlı içecekler ve aşırı şekerli gıdalar o minik mesaneyi fena halde tahriş ediyor, market reyonlarında ne bulsa yiyen çocukların başına bu yüzden sık geliyor.
Hani bazen anatomik olarak ufak tefek farklılıklar olabiliyor çocuklarda, mesane kapasitesi henüz tam oturmadığı için bu koşturmacalar normal karşılanıyor bir süre.
Doktor amcaya gidip bir tahlil yaptırmak en temizi, kafadaki o kocaman soru işaretlerini tek kalemde silip atıyor zaten, yoksa evhamdan geceleri uyku haram olur.
Okula giden çocukta birden bire başlayan tuvalet nöbetleri hepimizin kafasını karıştırıyor, acaba diyoruz içtiği su mu yaradı yoksa kafaya taktığı bir şey mi var abi ya?
İdrar yolu enfeksiyonu dediğimiz o illet, miniklerin mesanesini adeta zımpara gibi ovarak sürekli bir gitme hissi yaratıyor, zaten test yaptırmadan anlamak imkansız gibi bir şey.
Şeker hastalığı gibi can sıkıcı durumlar da bu işin altından çıkabiliyor bazen, çocuk durduk yere su istiyorsa ve sabaha kadar yatağı ıslatıyorsa doktorun kapısını çalmak şart oluyor.
Psikolojik faktörleri de es geçmemek lazım, evdeki yeni kardeş veya okul stresi miniklerin mesanesini doğrudan vuruyor, anksiyete işte, adamı tuvaletten çıkarmaz.
Bazen sadece soğuk havalarda mesanenin üşütmesi yüzünden bu sıklık yaşanıyor, kalın giydirmek bazen bütün meseleyi kökten çözüyor, o kadar basit yani.
Yapay tatlandırıcılar, gazlı içecekler ve aşırı şekerli gıdalar o minik mesaneyi fena halde tahriş ediyor, market reyonlarında ne bulsa yiyen çocukların başına bu yüzden sık geliyor.
Hani bazen anatomik olarak ufak tefek farklılıklar olabiliyor çocuklarda, mesane kapasitesi henüz tam oturmadığı için bu koşturmacalar normal karşılanıyor bir süre.
Doktor amcaya gidip bir tahlil yaptırmak en temizi, kafadaki o kocaman soru işaretlerini tek kalemde silip atıyor zaten, yoksa evhamdan geceleri uyku haram olur.