Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Gece yarısı aniden başlayan o tiz ağlama sesi... Tanıdık geldi mi? Anne babaların kabusudur o saatler. Çocuk durup dururken feryat figan uyanır, ne yapsan sakinleşmez. İşte o an ilk şüphelenmeniz gereken yer tam olarak kulaklar.
Biz yetişkinler "Kulağım ağrıyor" deyip işin içinden çıkabiliyoruz bir şekilde. Ama ufaklıklar ne yapsın? Derdini anlatamayan bebekler kulaklarını çekiştirip durur, elleri sürekli kafalarına gider. Vallahi billahi bazen sadece bu hareket bile her şeyi anlatmaya yeter de artar.
Ateş bir anda fırlayıverir, ilaç verirsin banamısın demez. Bir bakarsınız çocuk iştahı tamamen kesilmiş, en sevdiği yemeğe bile yüz çeviriyor. Yutkunmak canlarını yakıyor çünkü, o kulaktaki basınç yok mu...
Hafif bir nezleyle başlar her şey aslında. "Aman canım basit bir soğuk algınlığı" der geçersiniz, sonra olay büyür. Burun tıkanıklığı sinsice kulağa vurur. Kulak boruları o kadar kısa ve düz ki çocuklarda, şifayı kapmak an meselesi.
Bazen de hiçbir şey görmezsiniz, çocuk sadece aşırı huysuzdur. Ne oynatabilirsiniz ne uyutabilirsiniz... Durup dururken gelen bu ağlama krizlerinin altından çoğunlukla o kulaktaki sıvı birikimi çıkıyor.
Yastığa sarımsı, hafif kokulu bir akıntı mı bulaşmış? Tamam, işte bu net bir işaret. Kulak zarı o basınca dayanamayıp hafifçe delinmiş olabilir, korkmayın hemen ama vakit kaybetmeden doktora koşmak şart.
Etraftaki seslere karşı biraz duyarsızlaştı mı bizimki? Televizyonun sesini sonuna kadar açmak istiyorsa ya da seslendiğinizde dönüp bakmıyorsa bir durup düşünmek lazım. Geçici işitme kaybı dediğimiz şey tam olarak bu süreçte yaşanıyor işte.
Kulak çubuğu falan sokmaya kalkmayın sakın, işi daha da batırırsınız abi ya. O pamuklu çubuklar mikrobu daha da içeri itmekten başka bir işe yaramıyor. Bırakın, o bölgeye hiç dokunmayın.
Doktorun verdiği antibiyotiği de "Ateşi düştü, çocuk rahatladı" diye yarıda kesmeyin gözünüzü seveyim. İltihap içeride sinsi sinsi bekler, birkaç hafta sonra daha güçlü geri döner. Tedaviyi sonuna kadar götürmek bu işin tek çaresi.
Son zamanlarda havuz, deniz mevsimi de açıldıysa risk katlanıyor tabii. Sudan sonra kulakları iyice kurulamak, gerekirse o yumuşak havluyla nemini almak gerekiyor. Islak kalan kulak resmen bakterilere davetiye çıkarıyor.
Yatarak biberon emzirmek de büyük hata, bizden söylemesi. Süt o daracık borulardan kulağa kaçıveriyor direkt. Bebeğin başını hafif yukarıda tutarak beslemek en doğrusu, en pratiği...
Biz yetişkinler "Kulağım ağrıyor" deyip işin içinden çıkabiliyoruz bir şekilde. Ama ufaklıklar ne yapsın? Derdini anlatamayan bebekler kulaklarını çekiştirip durur, elleri sürekli kafalarına gider. Vallahi billahi bazen sadece bu hareket bile her şeyi anlatmaya yeter de artar.
Ateş bir anda fırlayıverir, ilaç verirsin banamısın demez. Bir bakarsınız çocuk iştahı tamamen kesilmiş, en sevdiği yemeğe bile yüz çeviriyor. Yutkunmak canlarını yakıyor çünkü, o kulaktaki basınç yok mu...
Hafif bir nezleyle başlar her şey aslında. "Aman canım basit bir soğuk algınlığı" der geçersiniz, sonra olay büyür. Burun tıkanıklığı sinsice kulağa vurur. Kulak boruları o kadar kısa ve düz ki çocuklarda, şifayı kapmak an meselesi.
Bazen de hiçbir şey görmezsiniz, çocuk sadece aşırı huysuzdur. Ne oynatabilirsiniz ne uyutabilirsiniz... Durup dururken gelen bu ağlama krizlerinin altından çoğunlukla o kulaktaki sıvı birikimi çıkıyor.
Yastığa sarımsı, hafif kokulu bir akıntı mı bulaşmış? Tamam, işte bu net bir işaret. Kulak zarı o basınca dayanamayıp hafifçe delinmiş olabilir, korkmayın hemen ama vakit kaybetmeden doktora koşmak şart.
Etraftaki seslere karşı biraz duyarsızlaştı mı bizimki? Televizyonun sesini sonuna kadar açmak istiyorsa ya da seslendiğinizde dönüp bakmıyorsa bir durup düşünmek lazım. Geçici işitme kaybı dediğimiz şey tam olarak bu süreçte yaşanıyor işte.
Kulak çubuğu falan sokmaya kalkmayın sakın, işi daha da batırırsınız abi ya. O pamuklu çubuklar mikrobu daha da içeri itmekten başka bir işe yaramıyor. Bırakın, o bölgeye hiç dokunmayın.
Doktorun verdiği antibiyotiği de "Ateşi düştü, çocuk rahatladı" diye yarıda kesmeyin gözünüzü seveyim. İltihap içeride sinsi sinsi bekler, birkaç hafta sonra daha güçlü geri döner. Tedaviyi sonuna kadar götürmek bu işin tek çaresi.
Son zamanlarda havuz, deniz mevsimi de açıldıysa risk katlanıyor tabii. Sudan sonra kulakları iyice kurulamak, gerekirse o yumuşak havluyla nemini almak gerekiyor. Islak kalan kulak resmen bakterilere davetiye çıkarıyor.
Yatarak biberon emzirmek de büyük hata, bizden söylemesi. Süt o daracık borulardan kulağa kaçıveriyor direkt. Bebeğin başını hafif yukarıda tutarak beslemek en doğrusu, en pratiği...