Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Taş düşürmek dediğin şey öyle masallardaki ejderha savaşlarına benzemez, bildiğin can alıcı bir cehennemdir ve insanı bizzat canından bezdirir abi ya. Bel boşluğuna saplanan o bıçak gibi keskin sancıyı bir kez tatdıysan, hayatın boyunca unutman imkansızdır zaten. Vallahi billahi o an geldiğinde insan ne yapacağını şaşırıyor, duvara tırmanmak istiyor resmen.
Vücudun o minicik kum tanesini ya da mercimek kadarcık taşı dışarı atmaya çalışması tam bir mühendislik harikası ama bir o kadar da işkence gibi bir süreçtir. Su için deyip duruyorlar ya hepsi boşuna değil işte, litrelerce su devirmen lazım ki o minik canavar içeride kendine bir yol bulabilsin. Ne yani, susuz kalıp taşı içeride büyütmeyi mi planlıyordun yoksa?
Kimi zaman doktorların verdiği o taş kırma makineleri yani ESWL denilen meret imdada yetişir ve hayat kurtarır. Dışarıdan şok dalgaları vererek o taşı kum haline getiriyorlar, adamlar adeta içeride küçük bir patlama yaratıp işi kökünden çözüyorlar. Tabii her taş o makineye gelmiyor maalesef, bazıları iyice inatçı çıkıp adeta ben buradayım diye bas bas bağırıyor.
Eğer durum ciddileşirse ve taş kanalları tamamen tıkarsa, cerrah kardeşlerimiz endoskopik yöntemlerle o belayı içeriden tık diye çekip alıyorlar. Lazerle taşı toz buz edip temizliyorlar da insan o masadan kalkınca yeniden doğmuş gibi hafifliyor adeta. Modern tıp bazen gerçekten mucizeler yaratıyor, şapka çıkarmak lazım vallahi.
Asıl mesele taşı düşürmekte değil zaten, o lanet şeyin bir daha geri gelmemesini sağlamak en büyük marifettir. Bol limonlu su, hareketli yaşam ve tuzu hayatından büyük ölçüde şutlamak bu işin en temel kuralıdır. Sonra yine aynı acıyı çekmek istemiyorsan bardağını elinden düşürmeyeceksin abi, bu kadar basit.
Vücudun o minicik kum tanesini ya da mercimek kadarcık taşı dışarı atmaya çalışması tam bir mühendislik harikası ama bir o kadar da işkence gibi bir süreçtir. Su için deyip duruyorlar ya hepsi boşuna değil işte, litrelerce su devirmen lazım ki o minik canavar içeride kendine bir yol bulabilsin. Ne yani, susuz kalıp taşı içeride büyütmeyi mi planlıyordun yoksa?
Kimi zaman doktorların verdiği o taş kırma makineleri yani ESWL denilen meret imdada yetişir ve hayat kurtarır. Dışarıdan şok dalgaları vererek o taşı kum haline getiriyorlar, adamlar adeta içeride küçük bir patlama yaratıp işi kökünden çözüyorlar. Tabii her taş o makineye gelmiyor maalesef, bazıları iyice inatçı çıkıp adeta ben buradayım diye bas bas bağırıyor.
Eğer durum ciddileşirse ve taş kanalları tamamen tıkarsa, cerrah kardeşlerimiz endoskopik yöntemlerle o belayı içeriden tık diye çekip alıyorlar. Lazerle taşı toz buz edip temizliyorlar da insan o masadan kalkınca yeniden doğmuş gibi hafifliyor adeta. Modern tıp bazen gerçekten mucizeler yaratıyor, şapka çıkarmak lazım vallahi.
Asıl mesele taşı düşürmekte değil zaten, o lanet şeyin bir daha geri gelmemesini sağlamak en büyük marifettir. Bol limonlu su, hareketli yaşam ve tuzu hayatından büyük ölçüde şutlamak bu işin en temel kuralıdır. Sonra yine aynı acıyı çekmek istemiyorsan bardağını elinden düşürmeyeceksin abi, bu kadar basit.