Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Vajinayı nemli, esnek ve asidik tutan şey glikojen depolarından beslenen laktobasillerdir; östrojen seviyesi çakıldığında bu mekanizma çöker. Östrojen, vajina epitelinin kalınlığını ve elastikiyetini koruyan ana yakıttır aslında. Yani hormon çekilince doku incelir, kırılganlaşır. Vajinal atrofi dediğimiz bu tablo, menopozun ya da doğum sonrası emzirme döneminin kaçınılmaz bir faturası olarak önümüze gelir çoğu zaman. Yaşla alakası yok derler ama vallahi billahi hormonlar azaldığı an o kuruluk kapıyı çalıyor abi.
Sjögren sendromu gibi otoimmün hastalıklar vücuttaki tüm nem üreten bezleri kuruturken vajinal mukozayı da es geçmez elbette. Vücudun kendi bağışıklık sistemi ekrin ve apokrin bezlerine saldırdığında ne gözyaşı kalır ne tükürük... Bir bakmışsınız en mahrem bölge de bu kuraklıktan nasibini almış. Antihistaminikler, soğuk algınlığı ilaçları veya bazı antidepresanlar da asetilkolin reseptörlerini bloke ederek sekresyonu bıçak gibi kesiverir. İlaç yan etkilerini hafife alıyoruz bazen ama...
Vajinal duş yapmak, floradaki koruyucu Lactobacillus crispatus kolonilerini resmen katleder. PH dengesi 3.8 ila 4.5 arasında kalması gerekirken, o parfümlü temizleyicilerle orayı yıkadığınızda alkalileşen bir ortam yaratırsınız. Sonuç? Fırsatçı patojenler ürer, vajinit tablosu gelişir ve doku kendini korumak için inflamasyon döngüsüne girerek kurur. Temizleyeyim derken ekosistemi sıfırlamak tam bir basiretsizlik örneği. Yapmayın şunu işte, kendi kendini temizleyen bir organa dışarıdan kimyasal sokulur mu ya?
Kronik stres, hipotalamus-hipofiz-adrenal (HPA) aksını uyararak kortizol patlamasına yol açar ve bu da doğrudan üreme hormonlarını baskılar. Vücut tehlike altındayım moduna geçtiğinde, üremeyle ilgili her şeyi, yani vajinal lubrikasyonu bile lüks görüp sistemi kapatır. Sempatik sinir sistemi sürekli tetikteyse, lokal kan akışı azalır ve dokular beslenemez. Kanlanmanın azaldığı yerde nem de barınamaz, epitel kurur gider.
Doğum kontrol hapları, özellikle de düşük dozlu kombine oral kontraseptifler, serbest testosteron ve östrojen seviyelerini aşağı çekerek vajinal epiteli kurutabilir. Yumurtlamayı baskılayan bu mekanizma, bazen doğal salgıları da minimuma indirir. Ne anladık bu işten şimdi? Eğer döngüyü yapay olarak manipüle ediyorsanız, bu tarz yan etkilere de göğüs germek zorunda kalırsınız. Çözüm mü? Doktorunuzla görüşüp androjenik indeksi farklı bir formüle geçmek tek çare.
Sigara kullanmak, nikotinin yarattığı vazokonstriksiyon (damar büzülmesi) nedeniyle pelvik bölgedeki mikrosirkülasyonu felç eder. Dokulara yeterli oksijen ve besin gitmediğinde, Bartholin ve Skene bezleri yeterli kayganlaştırıcı sıvıyı üretemez hale gelir. Ayrıca sigara, östrojeni karaciğerde daha hızlı yıkan bir metabolik düşmandır. Sigarayı bırakmadığınız sürece oraya ne sürerseniz sürün nafile... Nemli bir mukoza istiyorsanız önce o zehri hayatınızdan çıkaracaksınız.
Sjögren sendromu gibi otoimmün hastalıklar vücuttaki tüm nem üreten bezleri kuruturken vajinal mukozayı da es geçmez elbette. Vücudun kendi bağışıklık sistemi ekrin ve apokrin bezlerine saldırdığında ne gözyaşı kalır ne tükürük... Bir bakmışsınız en mahrem bölge de bu kuraklıktan nasibini almış. Antihistaminikler, soğuk algınlığı ilaçları veya bazı antidepresanlar da asetilkolin reseptörlerini bloke ederek sekresyonu bıçak gibi kesiverir. İlaç yan etkilerini hafife alıyoruz bazen ama...
Vajinal duş yapmak, floradaki koruyucu Lactobacillus crispatus kolonilerini resmen katleder. PH dengesi 3.8 ila 4.5 arasında kalması gerekirken, o parfümlü temizleyicilerle orayı yıkadığınızda alkalileşen bir ortam yaratırsınız. Sonuç? Fırsatçı patojenler ürer, vajinit tablosu gelişir ve doku kendini korumak için inflamasyon döngüsüne girerek kurur. Temizleyeyim derken ekosistemi sıfırlamak tam bir basiretsizlik örneği. Yapmayın şunu işte, kendi kendini temizleyen bir organa dışarıdan kimyasal sokulur mu ya?
Kronik stres, hipotalamus-hipofiz-adrenal (HPA) aksını uyararak kortizol patlamasına yol açar ve bu da doğrudan üreme hormonlarını baskılar. Vücut tehlike altındayım moduna geçtiğinde, üremeyle ilgili her şeyi, yani vajinal lubrikasyonu bile lüks görüp sistemi kapatır. Sempatik sinir sistemi sürekli tetikteyse, lokal kan akışı azalır ve dokular beslenemez. Kanlanmanın azaldığı yerde nem de barınamaz, epitel kurur gider.
Doğum kontrol hapları, özellikle de düşük dozlu kombine oral kontraseptifler, serbest testosteron ve östrojen seviyelerini aşağı çekerek vajinal epiteli kurutabilir. Yumurtlamayı baskılayan bu mekanizma, bazen doğal salgıları da minimuma indirir. Ne anladık bu işten şimdi? Eğer döngüyü yapay olarak manipüle ediyorsanız, bu tarz yan etkilere de göğüs germek zorunda kalırsınız. Çözüm mü? Doktorunuzla görüşüp androjenik indeksi farklı bir formüle geçmek tek çare.
Sigara kullanmak, nikotinin yarattığı vazokonstriksiyon (damar büzülmesi) nedeniyle pelvik bölgedeki mikrosirkülasyonu felç eder. Dokulara yeterli oksijen ve besin gitmediğinde, Bartholin ve Skene bezleri yeterli kayganlaştırıcı sıvıyı üretemez hale gelir. Ayrıca sigara, östrojeni karaciğerde daha hızlı yıkan bir metabolik düşmandır. Sigarayı bırakmadığınız sürece oraya ne sürerseniz sürün nafile... Nemli bir mukoza istiyorsanız önce o zehri hayatınızdan çıkaracaksınız.