Uyluk germe ameliyatı nasıl yapılır?

Uyluk germe ameliyatı nasıl yapılır?

Ahmet Katan

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Ahmet Katan
Uyluk germe dediğin şey öyle ha deyince masaya yatılacak basit bir müdahale değil, bacağın iç kısmında yılların biriktirdiği o büzüşmüş deri birikintisini ne yaparsan yap sporla falan toparlayamazsın. Kilo verirsin, dünyaları yakarsın ama o sarkan doku orada öylece kalır; işte tam bu noktada cerrahın neşteri devreye giriyor. Kasık kıvrımından başlayıp icabında dize kadar uzanan o kesi hattı açılıyor, altında ne kadar fazla yağ ve sarkmış gevşek deri varsa hepsi tek tek sıyrılıp alınıyor. Yani anlayacağın, bacağın o iç tarafını adeta yeniden şekillendirip yukarıya doğru teyel gibi dikiyorlar. Zaten o sarkık deri gitmeden bacaklarının birbirine sürtünme belasından kurtulman imkansız, y yürürken pişik olmaktan bıkmadıysan o ayrı tabii...

Ameliyat masasına yatmadan önceki süreçte kafanı karıştıracak onlarca detay olacak ama işin özü cerrahın senin vücut yapına göre çizeceği o kesi haritasında bitiyor. Kimi insanda sadece kasık bölgesinde yatay bir çizgi yetip artarken, ciddi kilo vermiş birinde mecburen dize kadar inen dikey bir kesi açmak zorunda kalıyor adamlar. Bu iz kalmayacak diyen yalan söyler abi, o iz orada kalacak ama zamanla solup gizli bir çizgiye dönüşecek. Doku altından fazla yağı liposuction ile çekip ardından sarkan deriyi gergin bir şekilde yukarıya çekip dikmek, o bölgenin anatomisini sil baştan inşa etmek demek. Düşünsene, her adım attığında birbirine çarpan ve hayatı zindan eden o doku bir anda yok olup gidiyor.

İşin en çetrefilli ve aslında kimsenin pek konuşmak istemediği kısmı ameliyathaneden çıktıktan sonra başlıyor vallahi. O bacaklar bandajlar içinde, korsenin sıkılığı bir yandan, dikişlerin çekmesi diğer yandan insanı ilk birkaç gün "ben ne yaptım ya" pişmanlığına sokabilir. Korseyi en az bir ay boyunca gece gündüz takmak zorundasın, yoksa o içeride biriken sıvılar yüzünden iyileşme süreci tam bir kabusa döner. İlk günler yürümek, tuvalete oturup kalkmak hatta yatakta dönmek bile ciddi bir emek ister; dikişleri zorlamayacaksın, adımlarını küçük atacaksın ki o hassas bölge çatlayıp açılmasın. Zaten doktorun dediği kurallara harfiyen uymazsan verdiğin o kadar ememe ve paraya yazık olur, benden söylemesi.

Hemen ertesi gün bacaklarım sütun gibi olacak sanıyorsan çok büyük yanılıyorsun, o morluklar ve ödemler geçmeden gerçek sonucu görmeyi bekleme bile. Vücut o bölgedeki travmayı atlatana kadar aylar geçecek, dokuların oturması, şişliklerin tamamen inip bacağın nihai formunu alması neredeyse bir yılı bulur. Bazen aynaya bakıp "acaba az mı gerildi" ya da "kesi izi çok mu belli" diye kendi kendini yiyeceksin... Ama zamanla o doku yumuşadıkça, o eski sarkan deri torbaları yerini sıkı bir hatta bıraktıkça "iyi ki yapmışım" diyeceksin. Sabır bu işin tek ilacı, başka türlü o iyileşme evresindeki psikolojik baskıyı atlatamazsın.
 
Geri