Şok dökülme ne kadar sürer?

Şok dökülme ne kadar sürer?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
Aynaya bakıyorsun, o heyecanla beklediğin yeni saçların birdenbire avucuna geliveriyor; işte tam o an insanın kalbi cız ediyor, dünya başına yıkılıyor sanki. Vallahi billahi o kadar emek, o kadar acı boşa gitti sanıyorsun ama kazın ayağı hiç de öyle değil. Saç kökleri o büyük operasyonun ardından derin bir travma yaşıyor, resmen kış uykusuna yatıyorlar. Bu geçici vedanın, yani tıptaki adıyla şok dökülme evresinin genellikle ekimden sonraki ikinci veya üçüncü haftada kapıyı çalması tamamen biyolojik bir savunma mekanizması. Endişelenme, kökler orada, derinde, sadece biraz dinleniyorlar...

Genellikle bir ay, bilemedin bir buçuk ay sürer bu sancılı bekleyiş süreci. Her sabah yastıkta yeni teller görmek insanın canını ne kadar sıkıyor, çok iyi biliyorum. Ama kronometre tutar gibi gün saymak yerine kafayı biraz rahat bırakmak gerekiyor bu aşamada. Operasyondan sonraki o ilk altmış günlük virajı döndün mü, dökülme hızı yavaş yavaş frene basacaktır zaten. Sabır diyorum ya, bu işin en büyük ilacı kesinlikle sabretmeyi bilmek.

Sahi, neden dökülüyor bu saçlar durup dururken, her şey yolunda gitmiyor muydu? Gidiyor aslında, merak etme; kafa derisindeki o muazzam kan akışı yer değiştirirken kıl folikülleri oksijensiz kalıyor kısa bir süreliğine. Akademik literatüre bakarsan telojen faz diyorlar bu duruma, yani saçın geçici olarak kendini kapatma modu. Bir nevi yeniden doğuş için eski yüklerden kurtulma operasyonu da diyebiliriz biz buna. Yani aslında dökülen şey saçının kökü değil, sadece üstteki cansız telleri.

Dokunma o kabuklara, bırak kendi kendine dökülsünler, o hassas bölgeyi sürekli kurcalamak sadece süreci uzatır. Uzman gözüyle baktığımda en büyük hatanın panikle sağa sola saldırmak, internette yazan her mucizevi losyonu kafaya sürmek olduğunu görüyorum. Hekiminin verdiği o özel şampuanlar ve yıkama talimatları var ya, işte onlara harfiyen uymak şu dönemde hayat kurtarır. Kafanı koru, stresten uzak dur ve o köklerin derinin altında harıl harıl çalıştığına inan.

İkinci ayın sonuna doğru o kâbus dolu günler yavaş yavaş geride kalıyor, fırtına diniyor. Aynadaki o cansız, kel görüntü seni yanıltmasın; toprak altındaki tohumlar gibi, zamanı gelince hepsi birden fışkıracak. Üçüncü aydan itibaren minik minik, bebek saçı gibi tüylerin baş gösterdiğini fark edeceksin zaten. İşte o an, çektiğin tüm o psikolojik işkencenin, o aynalara küsme döneminin ödülünü almaya başladığın andır...
 
Geri