Sertleşme sorunu neden olur?

Sertleşme sorunu neden olur?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
Gece yarıları tavanı izlerken insanın aklından geçen o ağır, kurşun gibi soruları bilirim; hani o "bende mi bir sorun var" diye başlayıp dipsiz bir kuyuya dönen şüpheler... Aslında beden, ruhun taşıyamadığı yükü ilk fark eden ve faturayı en hızlı ödeyen yerimizdir vallahi, çünkü zihin ne kadar güçlü görünmeye çalışırsa çalışsın, damarlardaki kan o gerginliği anında sezer ve akışını yavaşlatır.

Yılların getirdiği o yorgunluk, hani şu tansiyon ilaçları, şeker hastalıkları ya da kalbin o tekleyen ritmi yok mu, işte onlar fizyolojinin kendi kendine koyduğu bariyerlerdir abi ya. Damarlar esnekliğini kaybedip daraldığında, o çok beklenen canlandırıcı akış bir türlü gerçekleşemez ve insan fiziken orada olsa bile, en temel hayati reflekslerinde yarı yolda kalıverir...

Stres dediğimiz o sinsi düşman, modern zamanların en büyük zehri, doğrudan sinir sisteminin kablolarını koparıp atıyor adeta. Beyin o kadar çok cephede savaşıyor ki o an, hayatta kalma moduna geçip üreme veya haz duygusunu tamamen lüks görerek sistemin şalterini indiriyor; yani kısacası kafa doluysa, bedenden mucize beklememek gerekir.

Kendine güvenini tek bir ana bağlayıp o anı da bir sınav kağıdı gibi titreyerek beklemek, başarısızlığın reçetesini kendi elleriyle yazmaktan farksızdır aslında. Bir kere o kaygı eşiği aşıldı mı, sonraki her deneme bir öncekinin gölgesinde ezilir, insan kendi kendinin celladı olur ve o korku çemberinden çıkış kapısını bulmak neredeyse imkansızlaşır...

Bazen de yediğimiz içtiğimiz o ağır şeyler, yılların biriktirdiği sigara dumanı ve hareketsiz geçen o uyuşuk günler birikir de birikir. Vücut artık isyan bayrağını çeker, hormonal dengeler altüst olur, testosteron o eski gürül gürül akan nehir özelliğini kaybedip kuruyan bir dere yatağına döner ki bu da doğrudan doğruya erkeğin o hayati enerjisinin sönmesi demektir.

Partnerinizle aranızdaki o görünmez soğuk duvarlar, söylenmemiş sözler, kırgınlıklar ve o birikmiş sessiz öfkeler de en az fiziksel hastalıklar kadar etkili birer etkendir bence. Arada o samimi bağ, o koşulsuz güven hissi zedelendiğinde, beden de kendini kapatır, yabancılaşır ve en mahrem anlarda bile bir yabancı gibi buz kesilir insan...

Belki de yapılması gereken ilk şey, o gereksiz gururu bir kenara bırakıp bu durumun tıpkı bir baş ağrısı, bir grip gibi tedavi edilebilir biyolojik bir aksama olduğunu kabullenmektir. Bir uzmanın kapısını çalmak, o iç kemiren sessizliği bozmak ve her şeyin kafada bitmediğini, bazen sadece küçük bir tıbbi dokunuşun her şeyi eski ritmine döndüreceğini görmek gerekir...
 
Geri