Ahmet Katan
Kayıtlı Kullanıcı
Aynaya her baktığınızda gözünüz tam o göbek deliğinin hemen altındaki gevşemeye takılıyorsa, ne kadar spor yapsanız da diyetin dibine vursanız da o minik katlanma bir türlü gitmiyorsa muhtemelen tam bir mini karın germe adayısınız demektir. Vallahi billahi ne yapsam olmuyor diyen o kadar çok insan gördüm ki bu meslekte, hepsinin ortak derdi aslında tüm karın bölgesinin değil, sadece o alt katmanın inatçı dokusuydu. Hani büyük bir operasyona girmek, o uzun iyileşme süreçleriyle boğuşmak istemezsiniz, haklısınız da zira kim durup dururken hayatını haftalarca durdurmak ister ki... İşte bu noktada, üst karın kaslarında belirgin bir açılma ya da aşırı sarkma olmayan, deformasyonu sadece alt bölgeyle sınırlı kalmış kişiler için bu yöntem adeta biçilmiş kaftan haline geliyor.
Doğum yaptıktan sonra kilolarını bir şekilde vermeyi başarmış ama o alt karın bölgesindeki deri büzüşmesini, o hafif sarkıklığı bir türlü toparlayamamış anneler bana hep sorar; "Hocam, revizyon şart mı?" diye. Şart değil elbet ama o bölgedeki elastikiyet kaybı öyle sadece mekik çekerek, kremler sürerek kendi kendine düzelecek bir şey de değil hani, keşke öyle olsaydı... Eğer üst karnınızda, yani kaburgalarınızın hemen altındaki alanda ciddi bir yağlanma veya sarkma yoksa, tüm mesele o sezaryen dikişinin üzerinde toplanan küçük torbalanmaysa, boşuna büyük ameliyatların yükünü sırtlanmanıza hiç gerek yok. Sadece göbek deliğinin altındaki o inatçı dokuyu şöyle hafifçe yukarı doğru gerdirip fazlalığı almak, o eski formunuza kavuşmanız için fazlasıyla yeterli oluyor aslında.
Genetik olarak şanssız gruptaysanız, yani kilo fazlanız olmasa bile yapısal olarak alt karnınız hep biraz önde, biraz gevşek duruyorsa bu işlem tam size göre olabilir. Bazen genç yaşlarda bile yaşanıyor bu durum, ne kadar zayıf olursanız olun o alt bölge hep bir parmak kalınlığında öne fırlar ve can sıkar... Tam karın germe ameliyatlarında göbek deliğinin yeri değiştirilir, kaslar boydan boya dikilir ki bu da iyileşme sürecini epey uzatan, insanı yoran bir süreçtir. Mini versiyonda ise göbek deliğinize hiç dokunulmuyor, o olduğu gibi yerinde kalıyor, sadece alt taraftaki o küçük ama can sıkan fazlalık kesilip çıkarılıyor ve siz çok daha kısa sürede normal hayatınıza, işinize gücünüze dönebiliyorsunuz.
Kilo alıp verme süreçlerinden sonra vücudun kendini tam toparlayamaması da insanı ayrı bir germe operasyonu arayışına itiyor, insan bazen gerçekten çok yoruluyor bu süreçlerden... Tartıda ideal kilonuza ulaşmışsınızdır, her şey harika gidiyordur ama o alt karındaki inatçı deri bir türlü gitmez, adeta sizinle dalga geçer gibi orada kalır. İşte tam bu aşamada, vücut kitle endeksi normale yaklaşmış fakat bölgesel deformasyonu kalmış bireyler için bu minimal müdahale adeta bir kurtarıcı pozisyonuna geçiyor. Tabii burada beklentiyi doğru yönetmek lazım, yani mucizevi bir zayıflama yöntemi değil bu, sadece var olan proporsiyonu düzeltme, oradaki potansiyeli ortaya çıkarma sanatı diyebiliriz.
Büyük ameliyatların getirdiği o uzun istirahat dönemlerinden, hani günlerce yatağa bağımlı kalma fikrinden korkan, iş hayatı çok yoğun olan o kadar çok kişi var ki... Mini karın germede kesi hattı çok daha kısa tutulduğu için, sezaryen izinin birazcık daha uzatılmış hali gibi düşünebilirsiniz, iyileşme süreci de haliyle çok daha konforlu geçiyor. Eğer sigara kullanmıyorsanız, genel sağlık durumunuzda da bir sıkıntı yoksa, o alt taraftaki gevşeklikle vedalaşmak için önünüzde hiçbir engel kalmamış demektir. Kendi kendinize bir düşünün, o dar elbiseleri giydiğinizde alt karnı gizlemek için korse takmaktan, sürekli içinizi çekerek yürümekten gerçekten sıkılmadınız mı...
Doğum yaptıktan sonra kilolarını bir şekilde vermeyi başarmış ama o alt karın bölgesindeki deri büzüşmesini, o hafif sarkıklığı bir türlü toparlayamamış anneler bana hep sorar; "Hocam, revizyon şart mı?" diye. Şart değil elbet ama o bölgedeki elastikiyet kaybı öyle sadece mekik çekerek, kremler sürerek kendi kendine düzelecek bir şey de değil hani, keşke öyle olsaydı... Eğer üst karnınızda, yani kaburgalarınızın hemen altındaki alanda ciddi bir yağlanma veya sarkma yoksa, tüm mesele o sezaryen dikişinin üzerinde toplanan küçük torbalanmaysa, boşuna büyük ameliyatların yükünü sırtlanmanıza hiç gerek yok. Sadece göbek deliğinin altındaki o inatçı dokuyu şöyle hafifçe yukarı doğru gerdirip fazlalığı almak, o eski formunuza kavuşmanız için fazlasıyla yeterli oluyor aslında.
Genetik olarak şanssız gruptaysanız, yani kilo fazlanız olmasa bile yapısal olarak alt karnınız hep biraz önde, biraz gevşek duruyorsa bu işlem tam size göre olabilir. Bazen genç yaşlarda bile yaşanıyor bu durum, ne kadar zayıf olursanız olun o alt bölge hep bir parmak kalınlığında öne fırlar ve can sıkar... Tam karın germe ameliyatlarında göbek deliğinin yeri değiştirilir, kaslar boydan boya dikilir ki bu da iyileşme sürecini epey uzatan, insanı yoran bir süreçtir. Mini versiyonda ise göbek deliğinize hiç dokunulmuyor, o olduğu gibi yerinde kalıyor, sadece alt taraftaki o küçük ama can sıkan fazlalık kesilip çıkarılıyor ve siz çok daha kısa sürede normal hayatınıza, işinize gücünüze dönebiliyorsunuz.
Kilo alıp verme süreçlerinden sonra vücudun kendini tam toparlayamaması da insanı ayrı bir germe operasyonu arayışına itiyor, insan bazen gerçekten çok yoruluyor bu süreçlerden... Tartıda ideal kilonuza ulaşmışsınızdır, her şey harika gidiyordur ama o alt karındaki inatçı deri bir türlü gitmez, adeta sizinle dalga geçer gibi orada kalır. İşte tam bu aşamada, vücut kitle endeksi normale yaklaşmış fakat bölgesel deformasyonu kalmış bireyler için bu minimal müdahale adeta bir kurtarıcı pozisyonuna geçiyor. Tabii burada beklentiyi doğru yönetmek lazım, yani mucizevi bir zayıflama yöntemi değil bu, sadece var olan proporsiyonu düzeltme, oradaki potansiyeli ortaya çıkarma sanatı diyebiliriz.
Büyük ameliyatların getirdiği o uzun istirahat dönemlerinden, hani günlerce yatağa bağımlı kalma fikrinden korkan, iş hayatı çok yoğun olan o kadar çok kişi var ki... Mini karın germede kesi hattı çok daha kısa tutulduğu için, sezaryen izinin birazcık daha uzatılmış hali gibi düşünebilirsiniz, iyileşme süreci de haliyle çok daha konforlu geçiyor. Eğer sigara kullanmıyorsanız, genel sağlık durumunuzda da bir sıkıntı yoksa, o alt taraftaki gevşeklikle vedalaşmak için önünüzde hiçbir engel kalmamış demektir. Kendi kendinize bir düşünün, o dar elbiseleri giydiğinizde alt karnı gizlemek için korse takmaktan, sürekli içinizi çekerek yürümekten gerçekten sıkılmadınız mı...