Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah uyanıp sütyenini taktığın an o bıçak saplanır gibi gelen sızı var ya, işte o insanın bütün neşesini anında alıp götürüyor, vallahi billahi o an dünyanın en ağır yükünü taşıyormuş gibi hissediyorsun kendini.
Hormon dalgalanmaları dediğimiz o salınım, östrojen ile progesteron seviyelerini altüst edince süt bezleri adeta alarm veriyor, dokulardaki ödem birikimi de sinir uçlarına basarak o dayanılmaz hassasiyeti tetikliyor zaten.
Döngünün tam ortasında ya da adet öncesi dönemde bu işin dozu artar, bazı aylar o kadar şiddetlenir ki insan dokunmaya bile korkar, yani kimisi hamilelik belirtisi sanır ama işin aslı tamamen hormonal fırtınadır.
Kahveyi çayı aşırı kaçırdığın günleri bir hatırla bakalım, kafein denen o illet gidip meme dokusundaki damarları uyarıyor, sonra da kafein ve teobromin ikilisi içerideki sıvı tutulumunu körükleyip o zonklama hissini katlıyor abi ya.
Yanlış sütyen seçimi de işin tuzu biberi oluyor tabii, o balenli dar modeller gün boyu göğüs kafesini sıkıştırıp lenf drenajını engelliyor, doku rahat nefes alamayınca da akşamına o sancı kaçınılmaz bir şekilde kapıyı çalıyor.
Kist veya fibrokistik yapı denen durumlar bazen ultrasonda üzüm salkımı gibi görünür, su dolu kesecikler östrojen duyarlılığıyla şişip sinirleri sıkıştırınca insan kanser mi oldum diye korkuya kapılıyor ama hepsi aslında tıp dilinde iyi huylu değişimler...
Stres tavan yaptığı anlarda salgılanan kortizol hormonu var ya, o gidip vücuttaki bütün hormonal dengenin ayarıyla oynuyor, bağışıklık sistemi bile şaşırıp meme dokusunda iltihapsız bir hassasiyet yaratabiliyor, sinirden göğsüm sıkıştı derken aslında tam da bunu kastediyorsun.
Hormon dalgalanmaları dediğimiz o salınım, östrojen ile progesteron seviyelerini altüst edince süt bezleri adeta alarm veriyor, dokulardaki ödem birikimi de sinir uçlarına basarak o dayanılmaz hassasiyeti tetikliyor zaten.
Döngünün tam ortasında ya da adet öncesi dönemde bu işin dozu artar, bazı aylar o kadar şiddetlenir ki insan dokunmaya bile korkar, yani kimisi hamilelik belirtisi sanır ama işin aslı tamamen hormonal fırtınadır.
Kahveyi çayı aşırı kaçırdığın günleri bir hatırla bakalım, kafein denen o illet gidip meme dokusundaki damarları uyarıyor, sonra da kafein ve teobromin ikilisi içerideki sıvı tutulumunu körükleyip o zonklama hissini katlıyor abi ya.
Yanlış sütyen seçimi de işin tuzu biberi oluyor tabii, o balenli dar modeller gün boyu göğüs kafesini sıkıştırıp lenf drenajını engelliyor, doku rahat nefes alamayınca da akşamına o sancı kaçınılmaz bir şekilde kapıyı çalıyor.
Kist veya fibrokistik yapı denen durumlar bazen ultrasonda üzüm salkımı gibi görünür, su dolu kesecikler östrojen duyarlılığıyla şişip sinirleri sıkıştırınca insan kanser mi oldum diye korkuya kapılıyor ama hepsi aslında tıp dilinde iyi huylu değişimler...
Stres tavan yaptığı anlarda salgılanan kortizol hormonu var ya, o gidip vücuttaki bütün hormonal dengenin ayarıyla oynuyor, bağışıklık sistemi bile şaşırıp meme dokusunda iltihapsız bir hassasiyet yaratabiliyor, sinirden göğsüm sıkıştı derken aslında tam da bunu kastediyorsun.