Lazer ameliyatı sonrası bulanık görme normal mi?

Lazer ameliyatı sonrası bulanık görme normal mi?

Ceren Kalaycı

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
423
Tepkime puanı
0
Ceren Kalaycı
Ameliyat masasından kalkıp o siyah kapılı odadan dışarı ilk adımı attığında, insan her şeyin bir anda cam gibi netleşeceğini sanıyor. Hele ki o kadar yıldan sonra gözlüksüz bir dünya hayali kurmuşsan... Ama koridorda bekleyen yakınının yüzü bile hafif nemli bir camın arkasından bakıyormuşsun gibi belirsiz olunca hafiften bir panik dalgası vuruyor kalbe. Normal mi şimdi bu, yoksa bir şeyler ters mi gitti? Valla ne yalan söyleyeyim, o an insanın içini kemiren o şüphe kadar yoran az şey var.

Göz dediğin organ öyle ha deyince kendini toparlayan bir yapı değil ki abi. Lazerle o korneaya dokunulduğu an, doku kendine gelmek için zaman istiyor aslında. Hani taze kesilmiş bir meyvenin yüzeyi bir süre nemlenir, buğulanır ya... İşte göz de tam olarak o restorasyon sürecine giriyor ilk saatlerde, hatta ilk günlerde.

Bazen sabah uyanıyorsun, "Tamam ya geçmiş, fıstık gibi görüyorum" diyorsun kendi kendine. Aradan iki saat geçiyor, sanki gözüne toz kaçmış da buğulanmış gibi her şey yeniden silikleşiveriyor. Bayağı bayağı değişken bir seyir bu... Bir iyi bir kötü, dalgalı bir deniz gibi. İnsan ister istemez "Acaba gözlüğü fazla mı erken çıkardık?" diye sormadan edemiyor.

Doktorların o her zamanki sakince "Kuruluktan oluyor, damlanızı aksatmayın" deyişleri vardır ya... Hani dinlerken insanı rahatlatır ama eve dönüp o damlayı damlattıktan beş dakika sonra görüntü yine flulaşınca... İnsan bir durup "Hadi ya, gerçekten sadece kuruluk mu bu?" demekten alamıyor kendini. Gözün o koruyucu tabakası lazerden sonra biraz nazlanıyor işte, nem tutmakta zorlanıyor.

Işıkların etrafında oluşan o garip haleler, gece yürürken sokak lambalarının uzayıp gitmesi falan... Sanki bir bilim kurgu filminin içindeymişsin gibi. Zamanla o haleler küçülecek, o puslu hava dağılacak deniyor da... O 'zaman' denen şey beklerken hiç de öyle hızlı akıp gitmiyor ki.

Dinlendirmek lazım gözü, ekranlara yapışıp kalmamak şart mesela. Ama yapabiliyor muyuz, ne gezer... Telefonu elimize aldığımız an o bulanıklık daha bir batıyor gözümüze. Birakacaksın o telefonu bir kenara, kapatacaksın gözlerini, biraz kendi halinde iyileşmesine izin vereceksin aslında...

Herkesin iyileşme hızı da bünyesi de bambaşka neticede. Komşunun oğlu ertesi gün şahin gibi görmeye başladı diye senin de öyle olman gerekmiyor ki. Kimi bir haftada toplar kendini, kiminin o netliğe kavuşması ayı bulur... Sabır meselesi biraz da bu iş, vallahi bak.
 
Geri