İmplant sonrası dikkat edilmesi gerekenler

İmplant sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Cengiz Demir

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Cengiz Demir
Aynaya bakıp o eksik dişin yerinde yepyeni bir vida, üstünde de geçici bir kapak gördüğünüz ilk an... Ağzınızın içinde garip bir metal tadı, uyuşukluğu yavaş yavaş geçen bir çene. Bir şey yiyebilir miyim şimdi, yoksa bu dikişler patlar mı? İnsan gerçekten de tırsıyor ilk birkaç saat, sanki ağzında pimi çekilmiş bir bomba var da en ufak bir çiğneme hareketinde patlayacakmış gibi bir his. Vallahi billahi o koltuktan kalkıp eve yürürken adımlarını bile yavaş atıyor insan, sarsıntı olmasın diye.

O buz torbası var ya... Hani doktorun elinize tutuşturup "beş dakika koy, beş dakika çek" dediği o buzlu poşet. Ilk gece onunla akraba oluyorsunuz resmen. Unutursanız ne mi olur, ertesi sabah aynada kendinizi tanıyamazsınız, yanak balatası sıyırmış gibi şişer vallahi. Şişsin, ne olacak ki demeyin. O davul gibi olmuş yanakla işe gitmek var bir de. Yanak şişerse ağrı da arkasından koşarak geliyor zira, kaçarı yok.

Sıcak bir çorba içeyim de kendime geleyim derseniz yandınız. Zaten o uyuşukluk geçmeden bir şey yemeye çalışmak tam bir macera... Yanlışlıkla kendi yanağını çiğneyip de acıdan zıplayan kaç kişi tanıdım ben. Birkaç gün o dumanı tüten çorbaları, çayları unutacaksınız abi, mecbur. Ilık olacak her şey, hatta mümkünse oda sıcaklığında, hatta biraz serin. Beslenmeyi tamamen sıvıya bağlayıp vücudu halsiz bırakmak da ayrı bir hata tabii.

Pipetle bir şey içmek kadar masum görünen ama aslında bir o kadar tehlikeli ne olabilir ki bu hayatta? O çekme hareketi var ya, hani o emme kuvveti... Ağzın içinde bir vakum yaratıyor işte. O vakum da gidip tam o pıhtının canına okuyor. Pıhtı gitti mi, iyileşme sil baştan. Dikişlerin orada o koruyucu tabaka oluşacak ki kemik implantı kabullensin, sarmalasın. Yaramazlık yapıp pipet kullanmayın kısacası.

Sigara meselesine hiç girmeyeyim diyorum ama girmesem de olmuyor. Hani dikişler atsın, kemik kaynasın diye bekliyoruz ya... O duman var ya o duman, oradaki bütün dokuları oksijensiz bırakıyor resmen. Doktorlar bas bas bağırıyor "içmeyin" diye ama dinleyen kim. Sonra "implantım tutmadı, doktor kötüydü" bilmem ne. Ağızdaki kan dolaşımını sıfırlarsan o titanyum vida kemiğe nasıl kaynasın ki... En azından ilk birkaç gün dişinizi sıkın zira aksi takdirde o kadar para da emek de çöp olur gider.

Ağrı kesiciyi acıdan kıvranmaya başlayınca almak mı? Büyük hata. O uyuşukluk geçmeden, henüz sızı başlamadan ilk dozu gömmek lazım ki sistem hazırlıksız yakalanmasın. Yoksa ağrı bir bindirdi mi, sonradan alınan hapın etki etmesi saatleri buluyor, insanı canından bezdiriyor. Bir de tabii gargara olayı var. "Doktor verdi, hemen fokur fokur çalkalayayım" yok öyle bir şey. İlk 24 saat ağzı çalkalamak, tükürmek falan kesinlikle yasak... Tükürdükçe o pıhtıyı yerinden söküp atıyorsunuz çünkü.

Yatış pozisyonu bile değişiyor insanın ya, inanır mısınız? Kafayı biraz dik tutmak gerekiyor ilk birkaç gece. Çift yastıkla yatmak lazım yani. Kan başa vurmasın, o bölgedeki basınç artmasın diye. Düz yatınca sanki o implantın olduğu yer zonk zonk atmaya başlıyor, ritmik bir davul sesi gibi kulağınızın içinde çınlıyor. Bırakın başınız yüksekte kalsın, varsın bir iki gece boynunuz biraz tutulsun, değiyor zira.

Fırçalama işi... İnsan çekiniyor tabii, o bölgeye fırça sürmeye korkuyor. Haklı olarak. Ama ağzın geri kalanını kaderine terk etmek de olmaz ki. Diğer dişleri paşa paşa fırçalayacaksınız, yara bölgesine gelince durup teğet geçeceksiniz. Mikroplar orada bayram etsin istemiyorsak ağız temizliğine her zamankinden daha çok dikkat etmek şart. Yumuşak bir fırçayla, incitmeden, narince...

Birkaç hafta sonra her şey bitti sanıyor insan. Ağrı geçti, şişlik indi, oh ne ala. İşte en büyük tuzak burada başlıyor zira o vidanın kemikle tamamen kaynaşması aylarca sürüyor. Dışarıdan harika görünse de içeride hummalı bir inşaat var aslında. O yüzden hemen ertesi ay "dur bakayım şu fındığı bir kırayım" kafasına girmemek lazım... Sabır. İnsanın kendi dişi gibi olması için zaman lazım.

Ne diyorduk... Ha, bir de o garip his var. Diliniz sürekli oraya gider. İstemsizce kontrol etmek istersiniz, "orada ne var, dikiş duruyor mu, sallanıyor mu" diye. Yapmayın. Dili oraya takmak, o bölgeyi kurcalamak sadece enfeksiyon riskini artırır. Bırakın kendi haline, unutun orayı biraz. Beyin zamanla onu kendi parçası gibi algılamaya başlayacak zaten, sadece biraz vakit verin...
 
Geri