Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
O koltuğa oturup da cıvıl cıvıl öten o aletin sesini duyunca yüreği ağzına gelmeyen var mıdır acaba... Hele bir de işin içinde vidalar, çene kemiği falan geçince insan ister istemez bir geri adım atıyor.
Vallahi billahi korkunun eceli faydası yok ama o sızı sandığınız gibi bir can pazarı değil işte. Operasyon sırasında zaten bölge tamamen uyuşuyor, sıfır acı. Hatta çoğu hasta "E bitti mi yani, bu kadar mıydı?" diye şaşırıp kalıyor.
Piyasadaki o felaket tellallarına hiç kulak asmayın derim. Canınız öyle sanıldığı gibi aman aman yanmayacak. İşlem bittikten sonra hafif bir sızı, belki biraz baskı hissi... Hepsi bu.
Lokal anestezi denen o muazzam icat sayesinde vida çeneye yerleştirilirken gıkınız bile çıkmıyor. Tek hissettiğiniz şey orada bir şeylerin yapıldığı, bir dokunma hissi. Hani doktor çalışıyor ama siz başka alemlerde gibisiniz...
Peki uyuşukluk geçince ne oluyor, asıl mesele o değil mi? Tabi ki bir sızı başlayacak, neticede diş etiniz kesildi, kemiğe dokunuldu. Ama abartıldığı gibi günlerce yataktan çıkamayacağınız bir acıdan bahsetmiyoruz kesinlikle.
Doktorun verdiği o basit ağrı kesiciler var ya... Onları saatine sadık kalarak içtiniz mi, süreci tereyağından kıl çeker gibi atlatırsınız. Ağrıyı daha başlamadan bastırmak işin bütün sırrı aslında.
Abi ilk gün biraz buz koymak şart ama. Yanağınıza dışarıdan tampon yapacaksınız ki o bölge davul gibi şişmesin. 15 dakika koy, 15 dakika dinlendir...
Bazen de insan "Ya uyuşukluk geçince dayanamazsam" diye kendi kendini yer bitirir. Hiç psikolojinizi bozmayın. Ağrı dediğin şey kişiden kişiye değişir tabii ama implant ağrısı bildiğimiz o çekilmeyen, geceleri uykudan uyandıran 24 ayar diş ağrısının yanında devede kulak kalır.
Dokunun iyileşme süreci birkaç gün sürer. O ilk 48 saati atlattınız mı gerisi çorap söküğü gibi gelir zaten.
Yine de aklınızda olsun; zonklayıcı, gün geçtikçe azalan değil de aksine artan bir acı hissediyorsanız orada bir durup düşünmek lazım... Hemen hekiminizi arayın, ihmale gelmez.
Sıcak çorbalara, çaylara bir süre veda edeceksiniz ne yazık ki. İlk günlerde ılık ve yumuşak şeylerle beslenmek o bölgeyi irrite etmemek adına hayati önem taşıyor.
O çatalı, bıçağı hemen dikişlerin olduğu tarafa sürmeyin gözünüzü seveyim. Birkaç gün idare edeceksiniz artık, ne yapalım...
İnsan oğlu işte, bilmediği şeyden korkar en çok. Ağrıdan ziyade o belirsizlik yoruyor zihnimizi. Rahat olun, doğru bir hekimin elinde bu süreç tahmin ettiğinizden çok daha konforlu geçecek.
Vallahi billahi korkunun eceli faydası yok ama o sızı sandığınız gibi bir can pazarı değil işte. Operasyon sırasında zaten bölge tamamen uyuşuyor, sıfır acı. Hatta çoğu hasta "E bitti mi yani, bu kadar mıydı?" diye şaşırıp kalıyor.
Piyasadaki o felaket tellallarına hiç kulak asmayın derim. Canınız öyle sanıldığı gibi aman aman yanmayacak. İşlem bittikten sonra hafif bir sızı, belki biraz baskı hissi... Hepsi bu.
Lokal anestezi denen o muazzam icat sayesinde vida çeneye yerleştirilirken gıkınız bile çıkmıyor. Tek hissettiğiniz şey orada bir şeylerin yapıldığı, bir dokunma hissi. Hani doktor çalışıyor ama siz başka alemlerde gibisiniz...
Peki uyuşukluk geçince ne oluyor, asıl mesele o değil mi? Tabi ki bir sızı başlayacak, neticede diş etiniz kesildi, kemiğe dokunuldu. Ama abartıldığı gibi günlerce yataktan çıkamayacağınız bir acıdan bahsetmiyoruz kesinlikle.
Doktorun verdiği o basit ağrı kesiciler var ya... Onları saatine sadık kalarak içtiniz mi, süreci tereyağından kıl çeker gibi atlatırsınız. Ağrıyı daha başlamadan bastırmak işin bütün sırrı aslında.
Abi ilk gün biraz buz koymak şart ama. Yanağınıza dışarıdan tampon yapacaksınız ki o bölge davul gibi şişmesin. 15 dakika koy, 15 dakika dinlendir...
Bazen de insan "Ya uyuşukluk geçince dayanamazsam" diye kendi kendini yer bitirir. Hiç psikolojinizi bozmayın. Ağrı dediğin şey kişiden kişiye değişir tabii ama implant ağrısı bildiğimiz o çekilmeyen, geceleri uykudan uyandıran 24 ayar diş ağrısının yanında devede kulak kalır.
Dokunun iyileşme süreci birkaç gün sürer. O ilk 48 saati atlattınız mı gerisi çorap söküğü gibi gelir zaten.
Yine de aklınızda olsun; zonklayıcı, gün geçtikçe azalan değil de aksine artan bir acı hissediyorsanız orada bir durup düşünmek lazım... Hemen hekiminizi arayın, ihmale gelmez.
Sıcak çorbalara, çaylara bir süre veda edeceksiniz ne yazık ki. İlk günlerde ılık ve yumuşak şeylerle beslenmek o bölgeyi irrite etmemek adına hayati önem taşıyor.
O çatalı, bıçağı hemen dikişlerin olduğu tarafa sürmeyin gözünüzü seveyim. Birkaç gün idare edeceksiniz artık, ne yapalım...
İnsan oğlu işte, bilmediği şeyden korkar en çok. Ağrıdan ziyade o belirsizlik yoruyor zihnimizi. Rahat olun, doğru bir hekimin elinde bu süreç tahmin ettiğinizden çok daha konforlu geçecek.