Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Haftada bir kilo vermek öyle her yiğidin harcı değil, öncelikle bunu kafamıza bir sokalım. Kulaktan dolma bilgilerle, aç kalarak o tartıdaki ibreyi sola kaydıracağını sanıyorsan çok yanılıyorsun, vallahi bak. Vücudun su kaybedince zayıfladım sanıyorsun ama aslında sadece kaslarını eritip kendini kandırıyorsun... İradene gerçekten güveniyor musun, yoksa bu da geçici bir heves mi?
Pazartesi başlayıp çarşamba biten o meşhur listeleri hemen çöpe atın abi ya. Gerçekçi olmak gerekirse, her gün bin kalori açığı yaratmak her babayiğidin harcı değildir ve bünyeyi fena sarsar. Kendini o kadar hırpalamadan, her gün yediğin porsiyonları sadece yarıya indirerek de harika bir başlangıç yapabilirsin aslında. Beslenme düzenini tamamen değiştirmek yerine ufak tefek pürüzleri tıraşlamak her zaman daha kalıcı sonuçlar verir.
Akşam sekizden sonra boğazı kilitlemek bu işin en gizli, en etkili anahtarıdır diyebilirim. Gece gelen o tatlı krizleriyle baş edemiyorsan, mutfağın kapısından bile geçmeyeceksin, bu kadar basit. Kendine acımayı bırakıp o buzdolabının kapağini kapatmayı öğrenmen gerekiyor artık... Yoksa her sabah pişmanlıkla uyanıp durursun.
Günde üç litre su içmeden o metabolizmanın hızlanmasını beklemek tam bir hayalperestlik. Hücrelerin nemsiz kalırken yağ yakmayı nasıl becersin, hiç düşündün mü bunu? Çay kahve içerek su ihtiyacını karşıladığını sananlar var bir de, gerçekten büyük yanılgı... Su bardağını elinden düşürmediğin gün, tartının sana nasıl güldüğünü kendi gözlerinle göreceksin.
Uykusuz kaldığın her gece, ertesi gün canının neden sürekli hamur işi çektiğinin kanıtıdır aslında. Hormonların altüst olmuşken iradene sahip çıkabileceğini mi sanıyorsun gerçekten? Vücut dinlenemeyince enerjiyi en hızlı yoldan, yani şekerden almaya çalışıyor... Düzenli uyku çekmeyen insan ne yaparsa yapsın o göbekteki yağlardan kolay kolay kurtulamaz.
Her gün tartının üzerine çıkıp miligram hesabı yapmak sadece psikolojini bozar, başka da hiçbir işe yaramaz. Haftada bir gün, sabah aç karnına ve aynı kıyafetlerle tartılmak tek doğru yöntemdir. Gün içindeki dalgalanmalara bakıp moralini sıfırlama, sürece odaklan... Sabırsızlık bu yolculuğun en büyük düşmanıdır, bunu asla unutma.
Pazartesi başlayıp çarşamba biten o meşhur listeleri hemen çöpe atın abi ya. Gerçekçi olmak gerekirse, her gün bin kalori açığı yaratmak her babayiğidin harcı değildir ve bünyeyi fena sarsar. Kendini o kadar hırpalamadan, her gün yediğin porsiyonları sadece yarıya indirerek de harika bir başlangıç yapabilirsin aslında. Beslenme düzenini tamamen değiştirmek yerine ufak tefek pürüzleri tıraşlamak her zaman daha kalıcı sonuçlar verir.
Akşam sekizden sonra boğazı kilitlemek bu işin en gizli, en etkili anahtarıdır diyebilirim. Gece gelen o tatlı krizleriyle baş edemiyorsan, mutfağın kapısından bile geçmeyeceksin, bu kadar basit. Kendine acımayı bırakıp o buzdolabının kapağini kapatmayı öğrenmen gerekiyor artık... Yoksa her sabah pişmanlıkla uyanıp durursun.
Günde üç litre su içmeden o metabolizmanın hızlanmasını beklemek tam bir hayalperestlik. Hücrelerin nemsiz kalırken yağ yakmayı nasıl becersin, hiç düşündün mü bunu? Çay kahve içerek su ihtiyacını karşıladığını sananlar var bir de, gerçekten büyük yanılgı... Su bardağını elinden düşürmediğin gün, tartının sana nasıl güldüğünü kendi gözlerinle göreceksin.
Uykusuz kaldığın her gece, ertesi gün canının neden sürekli hamur işi çektiğinin kanıtıdır aslında. Hormonların altüst olmuşken iradene sahip çıkabileceğini mi sanıyorsun gerçekten? Vücut dinlenemeyince enerjiyi en hızlı yoldan, yani şekerden almaya çalışıyor... Düzenli uyku çekmeyen insan ne yaparsa yapsın o göbekteki yağlardan kolay kolay kurtulamaz.
Her gün tartının üzerine çıkıp miligram hesabı yapmak sadece psikolojini bozar, başka da hiçbir işe yaramaz. Haftada bir gün, sabah aç karnına ve aynı kıyafetlerle tartılmak tek doğru yöntemdir. Gün içindeki dalgalanmalara bakıp moralini sıfırlama, sürece odaklan... Sabırsızlık bu yolculuğun en büyük düşmanıdır, bunu asla unutma.