Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Hamilelik çizgisi göründüğü an evde bir panik havası esmeye başlar genelde. Aman kolunu kaldırma, sakın ağır kaldırma, hatta mümkünse koltuktan kalkma... Oysa vücut içeride devasa bir maratona hazırlanıyor, onu tamamen hareketsiz bırakmak ne kadar doğru ki?
Doktor bir engel görmediyse, o tatlı yorgunluk hissi gelesiye kadar hafif hafif hareket etmek anneye de bebeğe de ilaç gibi gelir vallahi.
Günde yirmi dakikalık sakin bir yürüyüş bile bütün o bel ağrılarını, sabah mide bulantılarını bıçak gibi kesebilir bazen. İnsan hani yürürken hafifler ya, tam olarak öyle bir rahatlama...
Peki her spor yapılır mı bu dönemde? Tabii ki hayır, gidip de ağır dambılların altına girmeyecek kimse abi ya!
Yoga derslerinde yapılan o derin nefes egzersizleri var ya... Doğum anı geldiğinde "iyi ki yapmışım" dedirten en büyük kurtarıcı onlar işte. Vücut esnedikçe zihin de dinginleşiyor, hamileliğin getirdiği o yoğun stres uçup gidiyor.
Yüzmek desek? Bütün vücut ağırlığını suyun o tatlı kaldırma kuvvetine bırakmak... Şöyle bir düşününce bile insanın içi ferahlıyor.
Arada bir bacakları hafifçe esnetmek, o can sıkıcı gece kramplarının önüne geçmek için birebir. Bazen küçük bir esneme hareketi gününüzü kurtarır, bazen de...
Baskı hissettiğiniz, nefessiz kaldığınız ya da başınızın hafifçe döndüğü anı hissettiniz mi? Hemen orada duracaksınız. Vücudun verdiği o ufak sinyalleri dinlemek en temeli.
Kendinizi hırpalamadan, sadece iyi hissetmek için yapılan ufak hareketler hamileliği yük olmaktan çıkarıp keyifli bir sürece dönüştürür. Zaten bütün mesele o dokuz ayı huzurla tamamlayabilmek değil mi?
Doktor bir engel görmediyse, o tatlı yorgunluk hissi gelesiye kadar hafif hafif hareket etmek anneye de bebeğe de ilaç gibi gelir vallahi.
Günde yirmi dakikalık sakin bir yürüyüş bile bütün o bel ağrılarını, sabah mide bulantılarını bıçak gibi kesebilir bazen. İnsan hani yürürken hafifler ya, tam olarak öyle bir rahatlama...
Peki her spor yapılır mı bu dönemde? Tabii ki hayır, gidip de ağır dambılların altına girmeyecek kimse abi ya!
Yoga derslerinde yapılan o derin nefes egzersizleri var ya... Doğum anı geldiğinde "iyi ki yapmışım" dedirten en büyük kurtarıcı onlar işte. Vücut esnedikçe zihin de dinginleşiyor, hamileliğin getirdiği o yoğun stres uçup gidiyor.
Yüzmek desek? Bütün vücut ağırlığını suyun o tatlı kaldırma kuvvetine bırakmak... Şöyle bir düşününce bile insanın içi ferahlıyor.
Arada bir bacakları hafifçe esnetmek, o can sıkıcı gece kramplarının önüne geçmek için birebir. Bazen küçük bir esneme hareketi gününüzü kurtarır, bazen de...
Baskı hissettiğiniz, nefessiz kaldığınız ya da başınızın hafifçe döndüğü anı hissettiniz mi? Hemen orada duracaksınız. Vücudun verdiği o ufak sinyalleri dinlemek en temeli.
Kendinizi hırpalamadan, sadece iyi hissetmek için yapılan ufak hareketler hamileliği yük olmaktan çıkarıp keyifli bir sürece dönüştürür. Zaten bütün mesele o dokuz ayı huzurla tamamlayabilmek değil mi?