Ahmet Katan
Kayıtlı Kullanıcı
Geçen hafta kliniğin kapısından içeri giren Aylin Hanım’ın gözlerindeki o tedirginliği var ya, hayatım boyunca unutamam; kadıncağız yıllardır aynaya küsmüştü çünkü.
Şeker hastası diye kimse yüzüne bakmamış, "Aman kızım sende yara geç kapanır, ne işin var estetikle" deyip başlarından savmışlar zavallıyı.
Diyabet hastaları meme estetiği olabilir mi sorusu aslında tam olarak bu yüzden hayati bir mesele, yani işin aslı kafalarda büyütüldüğü kadar korkunç bir dağ değil.
Kan şekerini şöyle güzelce bir kontrol altında tutacaksın, doktorunla kol kola gireceksin, bitti gitti işte; Allah aşkına tıp dediğimiz şey dağları deliyor da alt tarafı iki dikişi mi atamayacak?
Yara iyileşmesi yavaştır derler ya hani, evet, doğrudur, şeker hastasının cildi biraz geç kendine gelir ama bu ameliyat masasına asla yatamazsın anlamına gelmez ki.
Ameliyat öncesi HbA1c değerlerin istenen kıvama geldiyse, hekimin de "Tamamdır bu iş" onayını verdiyse kimseden korkmana gerek yok abi, vallahi de billahi de gayet rahat olursun.
Dikişlerin tutmaz sanırlar ama işinin ehli bir cerrah steril koşullarda o işi öyle bir çözer ki, sen bile şaşırırsın...
Estetik cerrahi sadece memiş büyütmek ya da küçültmekten ibaret değil ki canım, kadının özgüvenini, hayata tutunma sevincini geri verme operasyonu bu, başka bir şey değil.
Şekerim var diye mutsuz mu yaşayacaksın, porselen bebek gibi cam fanusta mı oturacaksın ömrünün sonuna kadar?
Tabii ki hayır, riskler var mı, var tabii, körü körüne risk almak ahmaklık olur ama bilinçli bir yola girince o riskler dev aynasından küçücük bir karıncaya dönüşüyor.
Ameliyat sonrası doktorun nediyorsa harfiyen yapacaksın, şekerini ip gibi çekeceksin, o enfeksiyon riski falan da tarih olacak gidecek.
Kendi bedenini sevmek her kadının en doğal hakkı, bunu kimseden saklayamazsın, kimsenin de sana "Sen şeker hastasısın, boynunu bük otur" demeye hakkı yok.
Yeter ki doğru hekimi bul, içini dök, bütün tahlillerini eksiksiz yaptır; ondan sonra al kahveni eline, ameliyat gününü beklemeye başla.
Çünkü hayat dediğin zaten risklerle dolu, sen yeter ki tedbirini elden bırakma, gerisi zaten kendiliğinden çorap söküğü gibi gelir...
Şeker hastası diye kimse yüzüne bakmamış, "Aman kızım sende yara geç kapanır, ne işin var estetikle" deyip başlarından savmışlar zavallıyı.
Diyabet hastaları meme estetiği olabilir mi sorusu aslında tam olarak bu yüzden hayati bir mesele, yani işin aslı kafalarda büyütüldüğü kadar korkunç bir dağ değil.
Kan şekerini şöyle güzelce bir kontrol altında tutacaksın, doktorunla kol kola gireceksin, bitti gitti işte; Allah aşkına tıp dediğimiz şey dağları deliyor da alt tarafı iki dikişi mi atamayacak?
Yara iyileşmesi yavaştır derler ya hani, evet, doğrudur, şeker hastasının cildi biraz geç kendine gelir ama bu ameliyat masasına asla yatamazsın anlamına gelmez ki.
Ameliyat öncesi HbA1c değerlerin istenen kıvama geldiyse, hekimin de "Tamamdır bu iş" onayını verdiyse kimseden korkmana gerek yok abi, vallahi de billahi de gayet rahat olursun.
Dikişlerin tutmaz sanırlar ama işinin ehli bir cerrah steril koşullarda o işi öyle bir çözer ki, sen bile şaşırırsın...
Estetik cerrahi sadece memiş büyütmek ya da küçültmekten ibaret değil ki canım, kadının özgüvenini, hayata tutunma sevincini geri verme operasyonu bu, başka bir şey değil.
Şekerim var diye mutsuz mu yaşayacaksın, porselen bebek gibi cam fanusta mı oturacaksın ömrünün sonuna kadar?
Tabii ki hayır, riskler var mı, var tabii, körü körüne risk almak ahmaklık olur ama bilinçli bir yola girince o riskler dev aynasından küçücük bir karıncaya dönüşüyor.
Ameliyat sonrası doktorun nediyorsa harfiyen yapacaksın, şekerini ip gibi çekeceksin, o enfeksiyon riski falan da tarih olacak gidecek.
Kendi bedenini sevmek her kadının en doğal hakkı, bunu kimseden saklayamazsın, kimsenin de sana "Sen şeker hastasısın, boynunu bük otur" demeye hakkı yok.
Yeter ki doğru hekimi bul, içini dök, bütün tahlillerini eksiksiz yaptır; ondan sonra al kahveni eline, ameliyat gününü beklemeye başla.
Çünkü hayat dediğin zaten risklerle dolu, sen yeter ki tedbirini elden bırakma, gerisi zaten kendiliğinden çorap söküğü gibi gelir...