Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
O uyuşukluk yavaş yavaş geçerken insan bir an ne yapacağını bilemiyor tabii. Aynada o boşluğa bakıp "E, şimdi ne yiyeceğiz?" sorusu akla düşüyor hemen. Genelde ilk gün her şeyi unutup direkt ılık bir çorbaya sarılmak en mantıklısı galiba. Ama öyle sıcak falan değil, vallahi billahi sızlatır, düpedüz oda sıcaklığında olacak.
Pipet kullanmayı tamamen unutun derler, çok da haklılar aslına bakarsanız. O ağızdaki emme kuvveti yok mu, dikişlerin ya da oluşan o koruyucu pıhtının canına okuyor resmen. Bardaktan ufak yudumlarla içiverin gitsin suyu da ayranı da... Aceleye gerek yok, dünya kaçmıyor ya.
Yoğurt bu sürecin gizli kahramanı olabilir mi, bence kesinlikle öyle. Dolaptan çıkmış, hafif serin bir kase yoğurt o sızlayan bölgeye o kadar iyi geliyor ki... İçine püre haline getirilmiş muz falan da katabilirsiniz, hem biraz enerji verir hem de çiğneme derdi sıfır. Gerçi muzun o küçük çekirdekleri boşluğa kaçar mı diye bir an insan huylanmıyor değil...
Patatesi haşlayıp ezmek, üzerine azıcık zeytinyağı gezdirmek tam bir kurtarıcı formül. Çiğnemeden, dilinizin arkasıyla damağınıza doğru hafifçe ezerek yutabiliyorsunuz zaten. Hani bazı yemekler vardır ya, insanı hiç yormaz, işte tam olarak öyle bir rahatlık. Besleyici bir şeyler yemek lazım sonuçta, vücut orada bir dokuyu onarmaya çalışıyor.
Sıcak çay, kahve tutkunları için ilk yirmi dört saat biraz eziyetli geçebilir, kabul ediyorum. İllaki içilecekse de buzlu kahve falan belki bir nebze durumu kurtarır. Sıcak gıdalar o bölgedeki kanamayı tekrar tetikleyebiliyor çünkü. Aman diyeyim, bir gün dişinizi sıkın, sonra zaten yavaş yavaş normale döneceksiniz.
Pirinç pilavı ya da taneli çorbalar ilk etapta biraz riskli top duruyor sanki. O ufacık tanelerin çekim boşluğuna kaçma ihtimali insanı strese sokuyor, sürekli orayı kurcalama isteği doğuruyor. Diliniz sürekli oraya gidecek biliyorum, yapmayın abi, rahat bırakın o bölgeyi kendi kendine iyileşsin...
Blender dediğimiz alet iyi ki var, insan bu dönemde kıymetini çok daha iyi anlıyor. Sevdiğiniz ne varsa bızzlatıp püre kıvamına getirmek, süreci inanılmaz derecede kolaylaştırıyor doğrusu. Çorbaları süzgeçten geçirmek de mantıklı bir alternatif olabilir. Maksat, o hassas bölgeye sert bir cismin temas etmesini engellemek ve orayı korumak.
Pipet kullanmayı tamamen unutun derler, çok da haklılar aslına bakarsanız. O ağızdaki emme kuvveti yok mu, dikişlerin ya da oluşan o koruyucu pıhtının canına okuyor resmen. Bardaktan ufak yudumlarla içiverin gitsin suyu da ayranı da... Aceleye gerek yok, dünya kaçmıyor ya.
Yoğurt bu sürecin gizli kahramanı olabilir mi, bence kesinlikle öyle. Dolaptan çıkmış, hafif serin bir kase yoğurt o sızlayan bölgeye o kadar iyi geliyor ki... İçine püre haline getirilmiş muz falan da katabilirsiniz, hem biraz enerji verir hem de çiğneme derdi sıfır. Gerçi muzun o küçük çekirdekleri boşluğa kaçar mı diye bir an insan huylanmıyor değil...
Patatesi haşlayıp ezmek, üzerine azıcık zeytinyağı gezdirmek tam bir kurtarıcı formül. Çiğnemeden, dilinizin arkasıyla damağınıza doğru hafifçe ezerek yutabiliyorsunuz zaten. Hani bazı yemekler vardır ya, insanı hiç yormaz, işte tam olarak öyle bir rahatlık. Besleyici bir şeyler yemek lazım sonuçta, vücut orada bir dokuyu onarmaya çalışıyor.
Sıcak çay, kahve tutkunları için ilk yirmi dört saat biraz eziyetli geçebilir, kabul ediyorum. İllaki içilecekse de buzlu kahve falan belki bir nebze durumu kurtarır. Sıcak gıdalar o bölgedeki kanamayı tekrar tetikleyebiliyor çünkü. Aman diyeyim, bir gün dişinizi sıkın, sonra zaten yavaş yavaş normale döneceksiniz.
Pirinç pilavı ya da taneli çorbalar ilk etapta biraz riskli top duruyor sanki. O ufacık tanelerin çekim boşluğuna kaçma ihtimali insanı strese sokuyor, sürekli orayı kurcalama isteği doğuruyor. Diliniz sürekli oraya gidecek biliyorum, yapmayın abi, rahat bırakın o bölgeyi kendi kendine iyileşsin...
Blender dediğimiz alet iyi ki var, insan bu dönemde kıymetini çok daha iyi anlıyor. Sevdiğiniz ne varsa bızzlatıp püre kıvamına getirmek, süreci inanılmaz derecede kolaylaştırıyor doğrusu. Çorbaları süzgeçten geçirmek de mantıklı bir alternatif olabilir. Maksat, o hassas bölgeye sert bir cismin temas etmesini engellemek ve orayı korumak.