Diş çekimi sonrası ağrı nasıl geçer?

Diş çekimi sonrası ağrı nasıl geçer?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
O koltuktan kalktığın an yanağına yayılan o tuhaf, uyuşuk hissin yerini yavaş yavaş derin bir sızıya bırakacağını bilirsin aslında. İlaçların etkisi geçtikçe hani o inceden inceye başlayan, sonra birden çeneni ele geçiren o arsız ağrı var ya... Tam olarak ondan bahsediyorum işte; insanı dünyadan koparan, en sevdiğin şarkıyı bile gürültüye dönüştüren o tanıdık misafir.

İlk yirmi dört saat boyunca o bölgeye buz gezdirmek, hani şu temiz bir beze sarılmış buz küplerini yanağına usulca dokundurmak tek dostun olacak, bunu sakın unutma. Soğuk kompres dedikleri o mucize, damarları öyle bir büzüyor ki içerideki o zonklamayı, o ritmik vuruşları adeta bir sünger gibi emip bitiriyor. Vallahi bak, ihmal etmeye gelmez bu ilk günkü soğuk mesai.

Ağzını çalkalamak, hele ki o yarayı kurcalamak, dille sürekli orayı yoklamak yapılacak en büyük hata, resmen yangına körükle gitmek... Pıhtı dediğin o koruyucu kalkan bir kere yerinden oynadı mı, al başına belayı, ağrı iki katına çıkar mazallah. Bırak orası öylece kalsın, dokunma, kurcalama, o kendi kendine iyileşme yolunu bulur zaten.

Sıcak çorbaları, dumanı tüten çayları bir süre unutacaksın abi ya, yapacak bir şey yok, mecbur. Yoğurt, püre, oda sıcaklığında hafif besinler... Ağzını yormayacak, o sızlayan yeri tetiklemeyecek ne varsa mutfağın baş köşesine kurulmalı şimdi. Diş çekimi sonrası ağrı dediğin şey, sıcakla beslenir, soğukla ve ılıkla sakinleşir çünkü.

İkinci güne uyandığında, hani o ağzındaki metalik tat ve hafif şişlikle uyandığın an, bardaktaki ılık tuzlu su imdadına yetişecek. Bir çay kaşığı tuz, bir bardak ılık su ve dünyaları değiştiren o hafif çalkalama hareketi... Tükürmek yok ama, suyu ağzından usulca bırakacaksın ki içerideki o hassas denge bozulmasın.

Başının altına iki yastık birden koyup şöyle dikçe uzanmak, kan basıncını kafandan uzak tutmak o kadar iyi gelecek ki... Düz yatınca o sızı beyne vurur derler ya eski topraklar, inan bana çok haklılar. Yukarıda tutacaksın başını, çenene giden o yoğun kan akışını biraz olsun yavaşlatacaksın.

Doktorun verdiği o ağrı kesicileri saati saatine, hiç aksatmadan yutmak bu işin gizli anahtarı aslında. Sızı kapıyı çalmadan, o zonklama seni esir almadan önce önlemini alacaksın ki acı eşiğin hiç zorlanmasın. Ağrı tavan yaptıktan sonra ilaç almak, fırtına koptuktan sonra şemsiye açmaya benzer...

Sigara mı? Birkaç gün o dumanı hayatından tamamen çıkaracaksın, vallahi billahi şakası yok bu işin. O emme hareketi var ya, hani o dumanı içine çekerken ağzında oluşan o vakum, o güzelim pıhtıyı yerle bir eder, acıyı katlar. İnsan kendine bunu neden yapar ki bile bile...

Zaman her şeyin ilacı derler ya, bu sızlayan çene için de tam olarak öyle. Üç gün, bilemedin dört gün sonra o keskin acının yerini hafif bir tatlı kaşıntıya bıraktığını göreceksin. Sadece sabır, biraz özen ve kendine iyi bakma sözü...
 
Geri