Çocuklarda sinüzit olur mu?

Çocuklarda sinüzit olur mu?

Cengiz Demir

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Cengiz Demir
O küçücük burunların sabaha karşı tıkanıp da o can parçalarının nefes almak için çırpınışını izlemek... İnsanın içi eziliyor, vallahi billahi sabaha kadar gözümüze uyku girmiyor. Hepimiz o yollardan geçtik, "Aman canım çocukta sinüzit mi olur, kemikleri bile tam gelişmedi ki" diyen o eski toprakların sözlerine inanıp kaç geceyi feda ettik kim bilir? Oluyormuş işte. Meğer o minicik yüzlerin arkasında da o lanet boşluklar varmış ve içi dolunca o güzelim çocukları hayattan bezdiriyormuş.

Yeşil bir akıntı akıp duruyor mendiller yetmiyor, üstelik rengi de bir tuhaf, hani şöyle koyu, insanı korkutan cinsten... Çocuğun neşesi kaçtı, gözlerinin altı morardı resmen. Bir de o geçmeyen, inatçı, gece yastığa başını koyar koymaz başlayan o gıcık öksürük yok mu? İnsan dinlerken kahroluyor abi ya, ciğeri sökülecek gibi oluyor yavrunun. Nezle deyip geçiyoruz ama haftalar bitiyor, o mendiller hala ortalıkta. Kulakları mı ağrıyor acaba diye düşünmekten saçımıza aklar düştü, meğer hepsi o yukarılardan, o dolup taşan sinüslerden kaynaklanıyormuş.

Dokunma sakın o alnına, canı öyle bir yanıyor ki... Şakaklarını ovuşturup duruyor sarı kafa, başım çatlıyor bile diyemiyor, sadece ağlıyor. Haklı çocuk, o yaştaki bir bünye bu ağırlığı nasıl taşısın? İştah falan hak getire zaten, tabağı önüne koyuyorsun şöyle bir bakıp kafasını çeviriyor. Kokuları alamıyor ki çocuk, tat yok, tuz yok, hayatın neşesi çekilmiş gibi. Ateşi de bir çıkıyor bir iniyor, insanı sürekli tetikte tutan o sinsi cinsten...

Buhar banyoları mı yapmadık, o tuzlu suları burunlarına zorla mı sıkmadık, çocuk bizden kaçar oldu artık. Ama ne yapacaksın, anne baba olmak tam olarak bu çaresizlikle yoğrulmak değil mi zaten? Odaları nemlendiriyoruz, yastığını azıcık yükseltiyoruz ki o akıntı genzine akıp da uykusunda boğulur gibi olmasın. Bazen de diyorum ki kendi kendime, acaba çok mu üstüne düşüyoruz, yok yok, bu seferki gerçekten başka... Sıcak bir çorba içirebilsek belki biraz göğsü yumuşar, o tıkalı yollar azıcık olsun açılır.

Geçen gün komşu diyor ki "Bizim oğlan da böyleydi, büyüyünce geçti." Yahu büyüyene kadar biz eridik bittik, bunu gören yok mu? Şifayı nerede arayacağımızı şaşırdık, aktarlardan tencere kaynatmalara kadar her yolu denedik neredeyse. Ama o halsizlik, o hayata küsmüş gibi mahzun bakışlar yok mu... İnsanın kalbini ortadan ikiye bölüyor.

Antibiyotik mi, yoksa sadece zaman mı, insan o ayrımda o kadar yalnız hissediyor ki kendini... Bir gün iyi gibi oluyor, seviniyoruz, tamam diyoruz atlattık, ertesi sabah yine o hırıltılı sesle uyanıyoruz. Bu kısır döngü bizi bitirecek, vallahi hissettiğimiz tam olarak bu derin çaresizlik... Keşke onun yerine benim başım ağrısa, benim burnum tıkansa da o gidip bahçede arkadaşlarıyla koşturup oynasa yeniden.
 
Geri