Çocuklarda panik atak görülebilir mi?

Çocuklarda panik atak görülebilir mi?

Sibel Hoca

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
13 Haz 2026
Mesajlar
368
Tepkime puanı
0
Sibel Hoca
Çocuk dediğin ne anlar dertten, tasadan diye düşünüyoruz hep. Hayat onlara güzel, ekmek elden su gölden sonuçta. Ama kazın ayağı hiç de öyle değil işte, vallahi bak. Küçücük bedenler, bizim bile taşımakta zorlandığımız o devasa korku dağlarının altında ezilebiliyor bazen.

Panik atak denilen o canavar, yaşa başa bakmıyor. Dokuz yaşındaki bir çocuğun aniden "nefes alamıyorum" diye feryat etmesi boşuna değil yani. Yetişkinlerde gördüğümüz o meşhur göğüs sıkışması, terleme, delirme hissi var ya... Aynen onlarda da yaşanıyor.

Eski bir gazeteci olarak çok vaka gördüm, çok anne babayla konuştum. Ortak hıçkırık hep aynı: "Birden bire oldu, hiçbir şeyi yoktu!" Aslında hiçbir şey durup dururken olmaz. Çocukların dünyasındaki o küçük sarsıntılar, zamanla içeride bir tsunamiye dönüşüyor...

Okulda ne anlattı öğretmen? Arkadaşı arkasından ne dedi? Bizim "aman canım çocuk oyuncağı" deyip geçtiğimiz her detay, onların zihninde bir varoluş savaşına sahne olabiliyor. Kalbi küt küt atarken size bakıyor çocuk, kurtar beni der gibi.

Abi, gerçekten çok zor bir durum. Çocuğun elini ayağını buz kestiren o korkuyu kelimelere dökememesi en büyük dram. Düşünsenize, içinizde bir şeyler kopuyor ama siz daha "anksiyete" kelimesini bile telaffuz edemiyorsunuz.

Resmi veriler de bunu doğruluyor aslında, pedagoglar bas bas bağırıyor. Ergenlik öncesi dönemde bu atakları yaşayan çocukların sayısı hiç de azımsanacak cinsten değil. Görmezden gelince geçmiyor, aksine daha da kök salıyor ruhlarında.

Belirtileri doğru okumak lazım. Karın ağrısı deyip geçmeyin mesela. Her pazar gecesi, pazartesi okul var diye mide krampları geçiren bir çocuk size aslında başka bir şey fısıldıyordur...

Ne yapacağız peki? İlk iş, o an panik yapmamak. Sen ebeveyn olarak çıldırırsan, çocuk kıyamet koptu zanneder. Sakin bir ses tonu, güven veren bir duruş her şeyin ilacı.

Sadece sarılın. Güvende olduğunu hissettirin ona. "Geçecek, yanındayım, buradayım" cümlesini bir mantra gibi tekrarlamak işe yarayabilir. Gerçi bazen insan ne diyeceğini de bilemiyor ya, neyse...

İşin uzmanına gitmekten de gocunmamak gerek. Psikolog, psikiyatrist kapısı çalmak ayıp değil, geç kalmak ayıp. Bu çocukların ruhu bizimkilerden çok daha hassas, çok daha şeffaf.

Yalan yok, modern dünya çocukları çok erken büyütüyor. Üzerlerindeki başarı baskısı, sınav maratonları, sosyal medyanın o acımasız yüzü... Her biri birer tetikleyici unsur.

Kendi kendimize bir soralım; biz onlara gerçekten nefes alacak alan bırakıyor muyuz? Yoksa kendi kaygılarımızı da onların o küçük omuzlarına mı yüklüyoruz bile isteye?

Vallahi billahi bazen sadece dinlemek yetiyor. Hiç akıl vermeden, yargılamadan, sadece ne hissettiğini anlamaya çalışarak kulak vermek... Keşke bunu daha sık yapabilsek.
 
Geri