Çocuklarda göz muayenesi ne zaman yapılmalı?

Çocuklarda göz muayenesi ne zaman yapılmalı?

Sibel Hoca

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
13 Haz 2026
Mesajlar
368
Tepkime puanı
0
Sibel Hoca
Minik yavruların o pırıl pırıl bakan gözleri var ya, hani insanı büyüleyen, dünyayı yeniden sevdiren... İşte o masum bakışların arkasında ne olup bittiğini anlamak bazen o kadar da kolay olmuyor abiciğim. Bebek doğar doğmaz aslında o minicik hastane odasında ilk neonatolojik göz taramasından geçiyor bile, yani doğumdan hemen sonraki ilk birkaç hafta içinde neonatolog veya çocuk doktoru kırmızı yansıma testiyle büyük bir sorun var mı diye şöyle bir bakıp geçiyor, geçiyor geçmesine de o işin sadece ilk adımı tabii.

Bebek altıncı ayını doldurduğunda işin rengi biraz değişiyor, göz doktoru koltuğuyla tanışma vakti yavaş yavaş kapıya dayanıyor. Altı aylık bir bebeğin göz hizası takibi, iki gözünün birlikte çalışıp çalışmadığı ve dışarıdan bakınca fark edilmeyen gizli kaymalar bu dönemde çok net yakalanıyor, vallahi billahi erken teşhis hayat kurtarıyor derler ya tam da bu durumun ta kendisi.

Okul öncesi döneme gelindiğinde ise, özellikle üç yaş civarında, detaylı bir sikloplejik göz muayenesi şart oğlu şart oluyor çünkü çocuk okul tahtasına bakmadan önce kendi iç dünyasında net bir görüntüye sahip mi bunu bilmemiz gerekiyor. Göz kaslarını geçici olarak felç eden o damlalar damlatılmadan yapılan muayeneler tam anlamıyla boşlukta kürek çekmekten başka bir şey değil, bunu sakın ola atlamayın.

Çocukta hiçbir şikayet yok, gayet güzel koşup oynuyor diye düşünmeyin sakın, çünkü çocuklar dünyayı nasıl gördüklerini kendileri bile tarif edemezler ki... Bulanık gören bir çocuk bunu normal zanneder, hayatı boyunca öyle gördüğü için sana "anne benim gözüm bulanık" demez, diyemez zavallıcık.

İlkokul birinci sınıfa adım atarken yani altı yedi yaş civarında, artık o ders kitaplarıyla ve akıllı tahtalarla sıkı bir fıkı ilişki başlıyor demektir. Yazıları kaçırma, deftere çok yaklaşarak okuma, hatta bazı çocuklarda görülen o geçici baş ağrıları aslında gözlerin imdat çığlığıdır, duymasını bilene tabii.

Gözde kayma dediğimiz o strabismus belası var ya, hani dışarıdan bakınca hemen belli olan ya da bazen sadece yorulunca ortaya çıkan... İşte o durum ilk altı ayda fark edilmezse beyin o gözün görüntüsünü tembelleştirip çöpe atabiliyor, ambliyopi yani halk arasındaki adıyla göz tembelliği işte tam da böyle sinsi sinsi gelip yerleşiyor.

Ailesinde yüksek miyop, astigmat ya da şaşılık hikayesi olan minikler için bu takvim çok daha erken işlemeye başlar, yani doğduktan sonraki ilk aylar içinde kesinlikle bir göz hastalıkları uzmanının kapısı çalınmalıdır. Genetik faktörler bazen o kadar baskındır ki, sen farkına bile varamadan çocuk uzağı ya da yakını bulanık görmeye çoktan başlamıştır bile.

Peki bu muayeneler niye bu kadar mühim derseniz, sadece okul başarısı değil mesele, çocuğun özgüveni, sosyal hayattaki duruşu, tahtayı göremediği için arka sıralara sıkışıp kalma korkusu... Hepsi doğrudan o minik gözlerin sağlığına bağlı, bunu kimse unutmasın.

Sonuçta bu işin şakası yok abiler ablalar, yılda bir kez yapılan o rutin göz kontrolleri ileride yaşanacak kocaman dertlerin önüne daha baştan set çekiyor. Çocuğun gözünde bir şey yok diye beklemek yerine, en azından bir kere uzmana göstermek insanın içine su serpiyor, ferahlatıyor adamı resmen...
 
Geri