Adet sancısı nasıl geçer?

Adet sancısı nasıl geçer?

Ahmet Katan

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Ahmet Katan
Sancı dediğin o ince sızı ilk çöktüğünde, insanı hayattan dakikalar içinde soğutabilen bir güçten bahsediyoruz burada. Hani koltuğun köşesine büzülüp kalırsın, dünya dursa da şu karnımdaki kramp bitse dersin ya... Vallahi çok iyi bilirim o çaresizlik hissini. Sıcak su torbasını karnına basıp tavanı seyretmek bir ritüeldir çoğumuz için ama bazen o bile kar etmez. Kendini suçlamayı, "niye bu kadar dayanıksızım" demeyi falan bir kenara bırak önce. Vücudun içeride resmen küçük bir devrim yapıyor ve bu süreçte biraz canının yanması o kadar normal ki.

Magnezyum eksikliği bu işin arkasındaki gizli düşman olabilir, bunu hiç düşündün mü? Kasların böyle deli gibi kasılıp gevşeyememesinin müsebbibi çoğunlukla o vücudundaki mineral dengesizliği çıkıyor. Birkaç gün öncesinden muzu, bademi beslenmene eklesen ya da bir magnezyum takviyesi alsan işler çok değişecek aslında. Vücudu içeriden beslemeden, o kasılmaları sadece dışarıdan sıcak tutarak çözmeye çalışmak biraz havanda su dövmek gibi kalıyor. Dene bak, farkı kendi gözlerinle göreceksin.

Bitki çaylarının o sakinleştirici gücünü küçümseyenler genelde doğru otu doğru zamanda demlemeyenlerdir abi, net. Papatya çayı ya da civanperçemi... Özellikle civanperçemi biraz acıdır, tadı insanı zorlar ama o rahim kaslarını gevşetme konusundaki mahareti kimsede yok. Bir fincan sıcak çayı eline alıp, kokusunu içine çeke çeke yudumlamak bile psikolojik bir kalkan oluşturuyor o an. İlaçlara sarılmadan önce doğanın sana sunduğu bu küçük şifaları bir şans vermen gerekiyor.

Hareket etmek, canın yanarken kulağa gelebilecek en saçma, en mantıksız tavsiye gibi duruyor farkındayım. "Ben yerimden kalkamıyorum, sen bana yürüyüş diyorsun" diye içinden geçirdiğini duyar gibiyim ama işin aslı tamamen kan dolaşımıyla alakalı. Hafif bir esneme hareketi, yogadaki o çocuk pozu denilen duruş var ya... Rahim bölgesine giden kan akışını bir açtın mı, o oksijensiz kalan kaslar öyle bir rahatlıyor ki. Kendini zorlamadan, sadece hafifçe gerinerek bile o baskıyı azaltabilirsin.

Kafein ve şeker bu dönemde senin en büyük dostun gibi görünse de aslında arkandan iş çeviren iki sinsi düşman. Tatlı krizlerin tavan yapıyor, canın sürekli kahve çekiyor biliyorum ama bunlar vücuttaki ödemi ve dolayısıyla ağrıyı körüklemekten başka işe yaramıyor. Çikolataya gömülmek o anlık mutluluk veriyor belki ama yarım saat sonra o sancı katlanarak geri dönüyor... Kendine acı kahve yerine yeşil çay demle bu sefer, farkı hissedeceksin.

Zihni o odaktan koparmak, ağrıyı beyninde büyütmemenin en kestirme yoludur aslında. Acıya odaklandıkça, "eyvah yine başladı" dedikçe o ağrı katlanarak büyüyor sanki kafanın içinde. Güzel bir film aç, seni güldürecek bir arkadaşınla telefonda geyik yap, kafanı dağıtacak ne varsa ona yönel. Ağrıyı hayatının merkezine koyup etrafında dönmeyi bıraktığın an, sızının da yavaş yavaş hafifleyip gittiğini göreceksin.
 
Geri