Ahmet Katan
Kayıtlı Kullanıcı
Kadın bedeninin kendi içindeki o kusursuz saat, bazen hiç beklenmedik bir anda durur ya da şaşırır; işte o an panik dalgası tüm bünyeyi sarar. Aslında her ay tıkır tıkır işlemesini beklediğimiz o döngü, vücudumuzun dış dünyaya ve kendi içine verdiği en dürüst tepki mekanizmasıdır. Stres dediğimiz o sinsi düşman, sadece zihnimizi bulandırmakla kalmaz, doğrudan beyindeki hormonal komuta merkezini felç eder. İş yerindeki o gergin toplantı, uykusuz geçen bir iki gece derken... Bakmışsınız ki sistem kendini korumaya almak için şalteri indirmiş bile. Yani aslında her şey birbiriyle öyle bir bağlantı halinde ki şaşırıp kalmamak elde değil.
Düzenli bir döngünün anahtarı, yumurtalıklardan salgılanan o hassas hormon dengesinde saklıdır ve bu denge bozulduğunda her şey altüst olur. Östrojen ve progesteron adeta bir tahterevallinin iki ucunda oturur; biri inerken diğeri çıkmalıdır ki düzen korunsun. Tiroid bezinin az ya da çok çalışması veya hepimizin sıkça duyduğu polikistik over sendromu bu tahterevalliyi ortadan ikiye bölüverir. Vücudumuz adeta bize bir sinyal göndermeye çalışıyordur böyle anlarda. Bir şeylerin ters gittiğini, içeride bir yerlerde ritmin kaçtığını fısıldar kulağımıza... Vallahi billahi bazen sadece dinlemeyi bilmek, o küçük uyarıları ciddiye almak bile çözüme giden yolun yarısıdır.
Kilo kontrolündeki ani ve sert dalgalanmalar, kadın metabolizmasını adeta bir deprem gibi sarsarak tüm hormonal düzeni askıya alır. Çok hızlı kilo vermek ya da tam tersi, kısa sürede kontrolsüzce kilo almak vücut için doğrudan bir acil durum alarmıdır. Hele o ağır, ölümcül diyetler yok mu... Beden, hayatta kalma moduna geçip üreme fonksiyonlarını arka plana atar çünkü önceliği kendi canını kurtarmaktır. Haliyle o beklenen günler bir türlü gelmek bilmez. Kendimize bu kadar yüklenmenin, sınırları bu kadar zorlamanın ne gereği var ki?
Rutin kontrolleri aksatmak ve "nasılsa önümüzdeki ay düzelir" diyerek süreci geçiştirmek, yapılabilecek en büyük ihmallerden biridir. Erken teşhis edilen bir hormonal dengesizlik ya da ufak bir kist, doğru bir yaklaşımla hayat kalitenizi hızla eski haline getirebilir. Sürekli değişen, ne zaman geleceği belli olmayan bir takvimle yaşamak insanı ruhen de inanılmaz yorar abi ya. Bir uzmana görünüp durumun haritasını çıkarmak, belirsizliğin getirdiği o ağır yükü omuzlarınızdan tek seferde alıp götürecektir. Kendinize bir iyilik yapın ve bedeninizin sesine kulak tıkamaktan vazgeçin artık.
Düzenli bir döngünün anahtarı, yumurtalıklardan salgılanan o hassas hormon dengesinde saklıdır ve bu denge bozulduğunda her şey altüst olur. Östrojen ve progesteron adeta bir tahterevallinin iki ucunda oturur; biri inerken diğeri çıkmalıdır ki düzen korunsun. Tiroid bezinin az ya da çok çalışması veya hepimizin sıkça duyduğu polikistik over sendromu bu tahterevalliyi ortadan ikiye bölüverir. Vücudumuz adeta bize bir sinyal göndermeye çalışıyordur böyle anlarda. Bir şeylerin ters gittiğini, içeride bir yerlerde ritmin kaçtığını fısıldar kulağımıza... Vallahi billahi bazen sadece dinlemeyi bilmek, o küçük uyarıları ciddiye almak bile çözüme giden yolun yarısıdır.
Kilo kontrolündeki ani ve sert dalgalanmalar, kadın metabolizmasını adeta bir deprem gibi sarsarak tüm hormonal düzeni askıya alır. Çok hızlı kilo vermek ya da tam tersi, kısa sürede kontrolsüzce kilo almak vücut için doğrudan bir acil durum alarmıdır. Hele o ağır, ölümcül diyetler yok mu... Beden, hayatta kalma moduna geçip üreme fonksiyonlarını arka plana atar çünkü önceliği kendi canını kurtarmaktır. Haliyle o beklenen günler bir türlü gelmek bilmez. Kendimize bu kadar yüklenmenin, sınırları bu kadar zorlamanın ne gereği var ki?
Rutin kontrolleri aksatmak ve "nasılsa önümüzdeki ay düzelir" diyerek süreci geçiştirmek, yapılabilecek en büyük ihmallerden biridir. Erken teşhis edilen bir hormonal dengesizlik ya da ufak bir kist, doğru bir yaklaşımla hayat kalitenizi hızla eski haline getirebilir. Sürekli değişen, ne zaman geleceği belli olmayan bir takvimle yaşamak insanı ruhen de inanılmaz yorar abi ya. Bir uzmana görünüp durumun haritasını çıkarmak, belirsizliğin getirdiği o ağır yükü omuzlarınızdan tek seferde alıp götürecektir. Kendinize bir iyilik yapın ve bedeninizin sesine kulak tıkamaktan vazgeçin artık.