Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Yüz germe ameliyatı riskli midir diye sorunca insanın içine bir kurt düşüyor tabii, çok normal. Kim yüzüne bıçak değsin ister ki durup dururken? Ama işin aslı, doğru ellerde yapıldığında bu ameliyat öyle korkulu rüya falan değil vallahi. Her cerrahi işlemde ne kadar risk varsa, bunda da üç aşağı beş yukarı o kadar var işte.
Aynaya bakıp "Yüzüm amma sarktı" dediğin o an var ya, işte o an başlıyor her şey. Doktor seçimi bu işin şah damarı, en önemli kısmı yani. Gidip de merdiven altı bir yere kendini emanet edersen, her şey elinde kalır mazallah. İyi bir cerrah buldun mu, risk dediğin şey tık diye minimuma iniyor zaten.
Ameliyattan sonra yüzümde his kaybı olur mu, ya kalıcı bir hasar kalırsa diye geceleri uyuyamayanlar var aranızda, biliyorum. Genelde o uyuşukluk hissi geçicidir abi ya, birkaç aya hiçbir şeyciğin kalmaz. Ha, nadiren de olsa sinir hasarı riski yok mu, var tabii... Ama dediğim gibi, işinin ehli bir uzman o sinirlerin yerini ezbere bilir.
Sigara içiyorsan mesela, bu ameliyatı bir kez daha düşüneceksin ya da o sigarayı bırakacaksın. Neden dersen, o duman var ya, duman... Dokuların iyileşmesini resmen baltalıyor, dikişlerin kaynamasını geciktiriyor. Hatta bazen cildin o bölgede beslenememesine bile yol açabiliyor, çok ciddi diyorum.
Enfeksiyon kapma meselesi de tamamen sana ve kaldığın hastaneye bağlı biraz. Doktorun verdiği antibiyotikleri saatini şaşırmadan yutarsan, o yaralara gözün gibi bakarsan hiçbir şeycik olmaz. Ama yok, "Ben iyiyim" deyip pansumanı aksatırsan, işte o zaman sıkıntı başlar.
Yüz germe aslında sadece bir deri gerdirme işi değil, altındaki o kas dokusunun da toparlanması olayı. Yani öyle gerim gerim gerilmiş, rüzgar tüneline girmiş gibi bir surat istemiyorsan, o doğal görüntüyü yakalayacak bir sanatçı bulman lazım. Ameliyatın riski biraz da bu yapay görünme korkusunda yatıyor aslında.
Morluklar ve şişlikler ilk hafta canını epey sıkabilir, şimdiden söyleyeyim de sonra şok olma. Aynaya baktığında "Ben ne yaptım kendime" diye ağlayan çok hasta gördüm ben eski gazetecilik yıllarımda. Ama sabır be güzel kardeşim, o ödemler indikçe altından bambaşka, taptaze bir sen çıkacak.
Bana kalırsa bu işin en büyük riski, beklentiyi arşa çıkarmak. Ameliyat seni yirmi yaşındaki haline döndürmez, sadece yaşının en dinç, en taze versiyonu yapar. Gerçekçi olmak lazım, mucize beklememek lazım...
Aynaya bakıp "Yüzüm amma sarktı" dediğin o an var ya, işte o an başlıyor her şey. Doktor seçimi bu işin şah damarı, en önemli kısmı yani. Gidip de merdiven altı bir yere kendini emanet edersen, her şey elinde kalır mazallah. İyi bir cerrah buldun mu, risk dediğin şey tık diye minimuma iniyor zaten.
Ameliyattan sonra yüzümde his kaybı olur mu, ya kalıcı bir hasar kalırsa diye geceleri uyuyamayanlar var aranızda, biliyorum. Genelde o uyuşukluk hissi geçicidir abi ya, birkaç aya hiçbir şeyciğin kalmaz. Ha, nadiren de olsa sinir hasarı riski yok mu, var tabii... Ama dediğim gibi, işinin ehli bir uzman o sinirlerin yerini ezbere bilir.
Sigara içiyorsan mesela, bu ameliyatı bir kez daha düşüneceksin ya da o sigarayı bırakacaksın. Neden dersen, o duman var ya, duman... Dokuların iyileşmesini resmen baltalıyor, dikişlerin kaynamasını geciktiriyor. Hatta bazen cildin o bölgede beslenememesine bile yol açabiliyor, çok ciddi diyorum.
Enfeksiyon kapma meselesi de tamamen sana ve kaldığın hastaneye bağlı biraz. Doktorun verdiği antibiyotikleri saatini şaşırmadan yutarsan, o yaralara gözün gibi bakarsan hiçbir şeycik olmaz. Ama yok, "Ben iyiyim" deyip pansumanı aksatırsan, işte o zaman sıkıntı başlar.
Yüz germe aslında sadece bir deri gerdirme işi değil, altındaki o kas dokusunun da toparlanması olayı. Yani öyle gerim gerim gerilmiş, rüzgar tüneline girmiş gibi bir surat istemiyorsan, o doğal görüntüyü yakalayacak bir sanatçı bulman lazım. Ameliyatın riski biraz da bu yapay görünme korkusunda yatıyor aslında.
Morluklar ve şişlikler ilk hafta canını epey sıkabilir, şimdiden söyleyeyim de sonra şok olma. Aynaya baktığında "Ben ne yaptım kendime" diye ağlayan çok hasta gördüm ben eski gazetecilik yıllarımda. Ama sabır be güzel kardeşim, o ödemler indikçe altından bambaşka, taptaze bir sen çıkacak.
Bana kalırsa bu işin en büyük riski, beklentiyi arşa çıkarmak. Ameliyat seni yirmi yaşındaki haline döndürmez, sadece yaşının en dinç, en taze versiyonu yapar. Gerçekçi olmak lazım, mucize beklememek lazım...