Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Zamanı durdurmak değil de, sanki aynadaki o yorgun ifadeyi bir nebze olsun geriye sarmak... Yüz germe, yani bizim o çok havalı adıyla facelift dediğimiz şey tam olarak bu aslında. Yaşla beraber gevşeyen, yer çekimine yenik düşüp aşağı doğru süzülen kas ve yağ dokusunu olması gereken o eski, diri yerine tekrar sabitleme sanatı. Sadece deriyi gerip kulak arkasına dikmekten bahsetmiyorum abi, o eskidendi; modern cerrahi artık çok daha derine, yüzün o taşıyıcı kolonlarına müdahale ediyor.
Ameliyat dediysek gözünüz hemen korkmasın ama öyle öğle arası yapılan botokslarla da bir tutmayın bunu tabii. Genelde genel anestezi altında, hastane ortamında yapılan, ciddi bir planlama gerektiren gerçek bir cerrahi süreçten bahsediyoruz. Şakak bölgesinden başlayıp kulak önünden dolanan ve kulak arkasında gizlenen o incecik kesi hattı, cerrahın yüzünüzün altındaki o sarkan dünyayı yeniden şekillendirmesini sağlıyor. İnce işçilik yani, resmen milimetrik bir sanat...
İnsan bazen düşünüyor, kimler için uygun bu süreç, yaş sınırı ne derseniz? Aslında biyolojik yaşın pek bir hükmü yok burada, tamamen cildinizin ve altındaki dokunun ne kadar pes ettiğiyle alakalı bir durum. Aynanın karşısına geçip yanaklarınızı ellerinizle yukarı ve arkaya doğru hafifçe kaldırdığınızda o gördüğünüz toparlanmış görüntü var ya, işte o tatlı illüzyon ameliyatın size vadettiği şeyin ta kendisi. Eğer o görüntü hoşunuza gidiyorsa, yaşınız otuz beş olmuş, elli beş olmuş inanın hiç fark etmiyor.
İyileşme dönemi bence bu işin en çok sabır isteyen, tabiri caizse insanı hafiften törpüleyen kısmı. İlk birkaç gün o şişlikler, morluklar ve yüzdeki o garip gerginlik hissi insana "Ben ne yaptım?" dedirtebilir, vallahi bak, bu çok normal. Ama o ödemler haftalar içinde yavaş yavaş dağılıp yüzünüz oturdukça, o eski enerjik ifadeniz altından pırıl pırıl çıkmaya başlıyor. Sabır bu işin anahtarı; acele edip moral bozmanın, her gün milim milim aynayı incelemenin hiç lüzumu yok.
Peki, bu ameliyat sizi tamamen başka birine mi dönüştürecek, yoksa sadece on yıl önceki halinize mi kavuşturacak? Amacımız yüzünüzün karakterini, o size has mimikleri ve bakışları bozmadan, sadece üzerindeki o yıpranmış toz bulutunu üflemek olmalı. Doğru yapılmış bir facelift sonrasında kimse sizin ameliyat olduğunuzu anlamamalı, sadece "Ya sende bir güzellik var, harika dinlenmiş görünüyorsun" demeli...
Ameliyat dediysek gözünüz hemen korkmasın ama öyle öğle arası yapılan botokslarla da bir tutmayın bunu tabii. Genelde genel anestezi altında, hastane ortamında yapılan, ciddi bir planlama gerektiren gerçek bir cerrahi süreçten bahsediyoruz. Şakak bölgesinden başlayıp kulak önünden dolanan ve kulak arkasında gizlenen o incecik kesi hattı, cerrahın yüzünüzün altındaki o sarkan dünyayı yeniden şekillendirmesini sağlıyor. İnce işçilik yani, resmen milimetrik bir sanat...
İnsan bazen düşünüyor, kimler için uygun bu süreç, yaş sınırı ne derseniz? Aslında biyolojik yaşın pek bir hükmü yok burada, tamamen cildinizin ve altındaki dokunun ne kadar pes ettiğiyle alakalı bir durum. Aynanın karşısına geçip yanaklarınızı ellerinizle yukarı ve arkaya doğru hafifçe kaldırdığınızda o gördüğünüz toparlanmış görüntü var ya, işte o tatlı illüzyon ameliyatın size vadettiği şeyin ta kendisi. Eğer o görüntü hoşunuza gidiyorsa, yaşınız otuz beş olmuş, elli beş olmuş inanın hiç fark etmiyor.
İyileşme dönemi bence bu işin en çok sabır isteyen, tabiri caizse insanı hafiften törpüleyen kısmı. İlk birkaç gün o şişlikler, morluklar ve yüzdeki o garip gerginlik hissi insana "Ben ne yaptım?" dedirtebilir, vallahi bak, bu çok normal. Ama o ödemler haftalar içinde yavaş yavaş dağılıp yüzünüz oturdukça, o eski enerjik ifadeniz altından pırıl pırıl çıkmaya başlıyor. Sabır bu işin anahtarı; acele edip moral bozmanın, her gün milim milim aynayı incelemenin hiç lüzumu yok.
Peki, bu ameliyat sizi tamamen başka birine mi dönüştürecek, yoksa sadece on yıl önceki halinize mi kavuşturacak? Amacımız yüzünüzün karakterini, o size has mimikleri ve bakışları bozmadan, sadece üzerindeki o yıpranmış toz bulutunu üflemek olmalı. Doğru yapılmış bir facelift sonrasında kimse sizin ameliyat olduğunuzu anlamamalı, sadece "Ya sende bir güzellik var, harika dinlenmiş görünüyorsun" demeli...