Tırnak yeme alışkanlığı nasıl bırakılır?

Tırnak yeme alışkanlığı nasıl bırakılır?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
Çocukken parmak uçlarımızın canı yandığında o sızıyı unutmayız da büyüyünce neden unuturuz, vallahi anlamıyorum. Farkında olmadan, o en heyecanlı film sahnesinde ya da bitmek bilmeyen o iş toplantısında eller yine ağza gider işte. Ansızın aynaya bakıp kendinle yüzleşmek gibidir o an; dudaklarının kenarında duran, hırpalanmış et parçalarına bakakalırsın. Aslında bu bir nevi ruhun sessiz çığlığı, bedenin kendi kendini kemirme sevdası...

Elleri sürekli meşgul tutmak, hani derler ya işleyen demir ışıldar diye, aynen o hesap işte. Bir tespih çevirmek, cebinde küçük bir doğal taş taşımak veya sadece o stres toplarını hunharca sıkmak... İnanın işe yarıyor, yani en azından zihni başka bir yöne saptırıyor insan. Parmak uçlarındaki o dürtüyü başka bir fiziksel eylemle takas ettiğinizde, beyin bir anlığına duraksıyor.

Acı ojeler vardır hani, eczanelerde satılan o meşhur, tadı dille değdiği an insanı hayattan soğutan sıvılar. Gerçekten de insanı canından bezdiren bir icat ama bir o kadar da sadık bir dost. O iğrenç tat ağzınıza geldiği an, sanki gizli bir el sizi sertçe geriye çekiyor. Farkındalık dediğimiz o sihirli eşik, bazen sadece dilde bıraktığı o berbat tatla aşılıyor işte.

Bir de şu tırnak kenarlarındaki o minik, insanı çileden çıkaran et parçaları yok mu, abi ya, insanı resmen tahrik ediyorlar. Yanınızda sürekli bir tırnak makası taşımayı adet edindiğinizde, o pürüzleri dişlerinizle değil, medeni yollarla çözmeyi öğreniyorsunuz. Tırnağın kenarı pürüzsüz olduğunda, beynin orayı kurcalama dürtüsü de kendiliğinden sönüp gidiyor zaten. Pürüz yoksa, savaş da yok.

İçimizdeki o gizli kaygı canavarı beslendikçe, parmaklar hemen savunma mekanizmasına geçiyor nedense. Stres anlarında derin bir nefes alıp durmak, "Şu an ne yapıyorum ben?" diye kendine sormak çok şeyi değiştiriyor halbuki. Kendinizi yakaladığınız o saniyede derin bir nefes çekip elleri cebe atmak... Ruh sakinleşince, beden de o tırnakların yakasını bırakıyor nihayet.

Düzenli manikür yaptırmak, ya da erkekler için tırnakları her zaman çok kısa ve özenli tutmak, psikolojik bir kalkan oluşturuyor resmen. İnsan emek verdiği, para harcadığı ya da güzel görünen bir şeyi kolay kolay gidip de dişleriyle parçalamak istemiyor. O estetik görüntü, içinizdeki o yıkıcı dürtüye karşı adeta "dur" ihtarında bulunuyor. Gözün gördüğü güzelliği, dişin bozası gelmiyor.

Kendinize biraz zaman tanıyın, öyle bir günde, bir sihirli değnekle çözülmüyor bu köklü alışkanlıklar. Bugün bir parmağınızı kurtarsanız, yarın diğerini koruma altına alırsınız ve bu böyle sürer gider. Kendinize karşı acımasız olmayı bıraktığınız gün, o tırnaklar da kendi kendine uzamaya başlayacak zaten...
 
Geri