Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Sürücü koltuğuna geçip kontağı çevirdiğinde o tanıdık "bip" sesini duymamak insana ilk an tuhaf bir çaresizlik hissettirir. Bütün ışıklar yanar, teyp açılır, ama LPG’nin o küçük kontrol paneli kapkaranlıktır. Araç benzinle sorunsuz çalışmaya devam eder belki, fakat o düğmenin tepkisizliği zihinde anında masraf sinyalleri yakar. Sorun çoğu zaman sandığından çok daha basit bir temassızlıktan ibarettir aslında, paniklemek için erken.
Gösterge panelinin arkasından dolanan o incecik kablo demetini hiç inceledin mi? Doğrudan aküden veya sigorta kutusundan alınan elektrik hattı, zamanla motorun sıcaklığından ve sarsıntısından deforme olur. Kablonun ucundaki o küçücük sigorta attıysa, anahtar adeta ölüme yatar. Elektrik gelmiyordur işte, bütün mesele bu kadar net...
Bazen de problem doğrudan o plastikten ibaret görünen hileli kutunun kendi kartındadır. İçindeki lehimler arabanın yıllardır yediği çukurlar yüzünden çatlar, soğuk lehim dediğimiz o illet baş gösterir. Düğmeye sertçe bastığında bir anlığına ışıkların gelip gitmesi bundandır. Cihaz can çekişiyordur kısacası, oksitlenme ve fiziksel aşınma devreleri bitirmiştir.
LPG beyninin yani ECU’nun kafasının karışması ihtimalini de göz ardı edemeyiz. Araçtaki voltaj dalgalanmaları veya zayıflamış bir akü, gaz beyninin kendini korumaya almasına yol açar. Sistem elektriği tamamen keser ve düğmeye hiçbir komut göndermez. Böyle anlarda kutup başını söküp beklemek bazen işe yarar, bazense tamircinin bilgisayarına bağlanmadan o kilit açılmaz...
Kablolar sağlam, sigorta sağlam, peki ya arkadaki soket? O minik plastik konnektör yerinden azıcık kaymış olsa bile iletişim kopar. İğne ucu kadar bir temassızlık yüzünden arabanı sadece benzinle kullanmak zorunda kalırsın. Elin yatkınsa paneli söküp arkasını bir kontrol et derim, belki de sadece yerine tam oturmamış bir soketten ibarettir bütün dert.
Sözün özü, direkt gidip en pahalı parçayı değiştirmeye kalkan ustalardan uzak durmakta fayda var. Adım adım gitmek lazım her zaman. Önce basit bir voltaj kontrolü, sonra sigorta tespiti... Çözüm çoğu zaman birkaç liralık bir sigortanın içinde saklıdır, koca sistemi çöpe atmaya gerek yok.
Gösterge panelinin arkasından dolanan o incecik kablo demetini hiç inceledin mi? Doğrudan aküden veya sigorta kutusundan alınan elektrik hattı, zamanla motorun sıcaklığından ve sarsıntısından deforme olur. Kablonun ucundaki o küçücük sigorta attıysa, anahtar adeta ölüme yatar. Elektrik gelmiyordur işte, bütün mesele bu kadar net...
Bazen de problem doğrudan o plastikten ibaret görünen hileli kutunun kendi kartındadır. İçindeki lehimler arabanın yıllardır yediği çukurlar yüzünden çatlar, soğuk lehim dediğimiz o illet baş gösterir. Düğmeye sertçe bastığında bir anlığına ışıkların gelip gitmesi bundandır. Cihaz can çekişiyordur kısacası, oksitlenme ve fiziksel aşınma devreleri bitirmiştir.
LPG beyninin yani ECU’nun kafasının karışması ihtimalini de göz ardı edemeyiz. Araçtaki voltaj dalgalanmaları veya zayıflamış bir akü, gaz beyninin kendini korumaya almasına yol açar. Sistem elektriği tamamen keser ve düğmeye hiçbir komut göndermez. Böyle anlarda kutup başını söküp beklemek bazen işe yarar, bazense tamircinin bilgisayarına bağlanmadan o kilit açılmaz...
Kablolar sağlam, sigorta sağlam, peki ya arkadaki soket? O minik plastik konnektör yerinden azıcık kaymış olsa bile iletişim kopar. İğne ucu kadar bir temassızlık yüzünden arabanı sadece benzinle kullanmak zorunda kalırsın. Elin yatkınsa paneli söküp arkasını bir kontrol et derim, belki de sadece yerine tam oturmamış bir soketten ibarettir bütün dert.
Sözün özü, direkt gidip en pahalı parçayı değiştirmeye kalkan ustalardan uzak durmakta fayda var. Adım adım gitmek lazım her zaman. Önce basit bir voltaj kontrolü, sonra sigorta tespiti... Çözüm çoğu zaman birkaç liralık bir sigortanın içinde saklıdır, koca sistemi çöpe atmaya gerek yok.