Su çiçeği belirtileri nelerdir?

Su çiçeği belirtileri nelerdir?

Cengiz Demir

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Cengiz Demir
Bizim mahallenin çocuklarını hatırlıyorum da, biri kaşınmaya başladı mı iki güne kalmaz bütün sokak kırmızı benekli dolaşırdı. Hüseyin Amca’nın küçük oğlan bir gün parkta belirdi, yüzü gözü kıpkırmızı sulu kabarcıklar içinde... Anneler hemen "Aman uzak durun, su çiçeği bu!" diye çocukları eve topladı ama iş işten geçmişti tabii. Zaten bu illet öyle bir şey ki, daha vücutta tek bir kırmızı nokta bile yokken, o sinsi kuluçka döneminde çoktan yanındakine bulaşmış oluyor.

Hafif bir ateşle başlıyor genelde, hani böyle halsizlik çöker ya üzerinize, "Galiba üşüttüm" dersiniz... Çocuklarda da durum aynı; iştahsızlık, hafif baş ağrısı, mızmızlık. Vallahi anlamak ilk baştan imkansız gibi bir şey. Sonra pat diye o döküntüler dökülmeye başlıyor işte.

Gövdeden başlar bu meret. Sırtı, göğsü bir kontrol edin derim, ilk işaret fişeği oradan atılır çünkü. Kırmızı küçük noktalar halinde belirir ilk önce. Sonra ne mi olur? O noktaların içi su dolmaya başlar, bildiğin mini mini su balonları gibi dökülür her yere. Saç derisinin içine kadar yayılır abi ya, kulak arkası, hatta ağzın içi bile nasibini alır bu durumdan.

Kaşıntısı... Ah o kaşıntı yok mu, insanı çileden çıkarır! Yahu yemin ediyorum yetişkin adama bile parmaklarını ısırtır, çocuk nasıl dayansın buna? Tam da bu yüzden o sulu kabarcıkları patlatmamak, kaşımamak tek kuralımız olmalı. Kaşırsan ne olur peki? Hem mikrop kapar, iyileşmesi uzar hem de ömür boyu o küçük çukurlar iz olarak kalır yüzde, kolda.

Bazen bakıyorsun bir yanda henüz yeni çıkan kırmızı lekeler var, diğer yanda içi su dolu kabarcıklar, bir yanda da çoktan kuruyup kabuk bağlamış olanlar... Hepsi aynı anda vücutta cirit atıyor. İnsanın kafası karışıyor haliyle; iyileşiyor mu yoksa daha yeni mi başlıyor bu hastalık diye düşünmeden edemiyor insan.

Peki ne zaman tehlike geçer? Son kabarcık da kuruyup kabuk bağlayana kadar o bulaşıcılık devam eder dostlar. Hani "Tamam artık geçti" deyip çocuğu okula, parka salmak için o son kabuğun düşmesini beklemek şart. Vallahi vebal alırsınız yoksa, benden söylemesi...

Ateş bazen biraz yükselebilir, panik yapmamak lazım ama gözü de arkada bırakmamak gerek. İberik aspirin falan sakın ha! Çocuklara su çiçeği döneminde aspirin vermek çok tehlikeli bir sendroma yol açabiliyor, uzmanlar bas bas bağırıyor bu konuda. Ilık bir duş aldırın, bol sıvı verin, doktorun önerdiği o serinletici losyonları sürün...

Geçip gidiyor neticede, hepimiz bir şekilde atlattık ya da çocuklarımız atlatacak. Yeter ki o kaşıntı krizlerinde sabırlı olalım, ellerine eldiven mi takarız artık, masal anlatıp kafalarını mı dağıtırız... Bir şekilde o dönemi iz kalmadan atlatmak bütün mesele.
 
Geri