Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Skleroterapi ile hemoroid tedavisi nedir sorusunun cevabı aslında yıllardır aradığımız o pratik çözümün ta kendisi, hani şu ameliyat masasından korkup da kaçanların imdadına yetişen sessiz kahraman...
İşin aslı, bu yöntem öyle dağlar taşlar aşan bir süreç değil; usta bir hekimin elinde birkaç dakikada bitiveren, bildiğin kılcal damara iğne vurma meselesi.
Valla billahi insanı korkutan o eski usul bıçak yaraları yok burada, sadece damarın içine sıkılan özel bir ilaç var o kadar...
İlaç damarla buluştuğu an içeride bir mucize başlıyor, o rahatsız edici şişlik büzüşüp kuruyor resmen, kendi kendine yok olup gidiyor işte.
Adamı hayattan soğutan o acılı günler var ya, işte onlar tarih oluyor bir anda, arkana bile bakmıyorsun yani.
Zaten kim ister ki günlerce hastane köşelerinde inlemeyi, adam gibi ayağa kalkıp yürümek varken kim o eziyeti çeker ki abi ya...
Hemoroid dediğin illet de zaten insanın huzurunu kaçırmak için var sanki, ne oturmana izin verir ne de rahatça bir soluk almana.
İşte tam bu noktada skleroterapi denilen o sihirli dokunuş devreye giriyor, sanki hiç var olmamış gibi söküp atıyor o yükü omuzlarından.
Doktor koltuğuna oturmaktan çekinenler için bulunmaz nimet bu, vallahi kahve içmeye gitmiş gibi rahat bir işlem...
Tabii her şeyin bir adabı var, bu işi yapacak adamın elleri çelik gibi sağlam olacak, bilmeyen adamın eline bırakmamak lazım tabii ki.
Sonuçta sağlık bu, şakaya gelmez ki canım, üç kuruşluk keyif için insan kendini ateşe atar mı hiç?
Özetle, skleroterapi ile hemoroid tedavisi nedir dersen, o eski dertlerin kökten bittiği, insanın yeniden dünyaya gelmiş gibi hafiflediği o güzel anın ta kendisi...
İşin aslı, bu yöntem öyle dağlar taşlar aşan bir süreç değil; usta bir hekimin elinde birkaç dakikada bitiveren, bildiğin kılcal damara iğne vurma meselesi.
Valla billahi insanı korkutan o eski usul bıçak yaraları yok burada, sadece damarın içine sıkılan özel bir ilaç var o kadar...
İlaç damarla buluştuğu an içeride bir mucize başlıyor, o rahatsız edici şişlik büzüşüp kuruyor resmen, kendi kendine yok olup gidiyor işte.
Adamı hayattan soğutan o acılı günler var ya, işte onlar tarih oluyor bir anda, arkana bile bakmıyorsun yani.
Zaten kim ister ki günlerce hastane köşelerinde inlemeyi, adam gibi ayağa kalkıp yürümek varken kim o eziyeti çeker ki abi ya...
Hemoroid dediğin illet de zaten insanın huzurunu kaçırmak için var sanki, ne oturmana izin verir ne de rahatça bir soluk almana.
İşte tam bu noktada skleroterapi denilen o sihirli dokunuş devreye giriyor, sanki hiç var olmamış gibi söküp atıyor o yükü omuzlarından.
Doktor koltuğuna oturmaktan çekinenler için bulunmaz nimet bu, vallahi kahve içmeye gitmiş gibi rahat bir işlem...
Tabii her şeyin bir adabı var, bu işi yapacak adamın elleri çelik gibi sağlam olacak, bilmeyen adamın eline bırakmamak lazım tabii ki.
Sonuçta sağlık bu, şakaya gelmez ki canım, üç kuruşluk keyif için insan kendini ateşe atar mı hiç?
Özetle, skleroterapi ile hemoroid tedavisi nedir dersen, o eski dertlerin kökten bittiği, insanın yeniden dünyaya gelmiş gibi hafiflediği o güzel anın ta kendisi...