Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllar önce bir sağlık haberi için klinik nöbetindeyken, ameliyattan yeni çıkmış ama kapı önünde gizlice sigara yakmaya çalışan bir hastayla göz göze gelmiştim; o anki çaresizliğini hiç unutmuyorum. İşte o duman var ya, plastik cerrahın saatlerce ilmek ilmek işlediği o kusursuz doku mikrosirkülasyonunu daha ilk nefeste darmadağın ediyor. Nikotin dediğimiz meret, kan damarlarında öyle amansız bir vazokonstrüksiyona sebep oluyor ki, ameliyatlı bölgeye oksijen taşıyan eritrositler adeta barikata takılıyor. Dokular nefessiz kalıyor yani, resmen boğuluyor hücreler orada... E haliyle, o çok hayal edilen estetik formun yerini doku nekrozu riskleri veya dikiş hatlarında belirgin iskemi izleri alabiliyor.
Gittiğim bir tıp kongresinde kıdemli bir cerrahın kurduğu cümleyi hiç unutmam: "Ben içeride sanat yapıyorum, hasta dışarıda bir paketle o sanatı yakıyor." Gerçekten de öyle, dumanı ciğerine çektiğin an fibrin kaplama süreci sekteye uğruyor ve yara dudağı kollajen sentezleyemez hale geliyor. Yani anlayacağın, o dikişlerin birbiriyle kaynaşması, dokunun sağlamlaşması hikaye oluyor. Hatta bazen dikişler açılıyor, enfeksiyon riskinden bahsetmiyorum bile... Hani derler ya, kendi ayağına sıkmak diye, tam olarak öyle bir durum.
Ameliyattan iki hafta önce sigarayı kesmek bir tercih değil, ameliyat masasında kaliteni korumanın tek yolu aslında. Dokuların hücresel bazda reoksijenasyon sürecine girmesi, kapiller damarların tekrar genişleyip rahat bir nefes alması zaman alıyor çünkü. Vallahi bak, "Bir taneden bir şey olmaz abi ya" deyip yakılan o tek dal bile, flep beslenmesini bozup asimetrik iyileşmelere zemin hazırlayabiliyor. İyileşme süresi uzadıkça uzuyor, o güzelim sonuç gölgeleniyor.
Memedeki areola kompleksinin beslenmesi zaten kendi içinde inanılmaz hassas bir mikrovasküler dengeye bağlıdır. Sen nikotini vücuda pompalamaya devam ettiğinde, o mikro damarlar büzüştükçe büzüşüyor, kan akışı durma noktasına geliyor. Sonra ne mi oluyor? Doku kaybı, renk değişimleri, hatta ameliyat sonrası implant çevresindeki kapsül kontraktürü riskinde ciddi artış... Sonra gel de toparla işi.
Uzun lafın kısası, aynada o hayal ettiğin sonucu görmekle hastane odasında revizyon ameliyatı stresi yaşamak arasındaki o ince çizgi, cebindeki o pakette saklı. Cerrah ne kadar usta olursa olsun, ne kadar mükemmel bir teknik kullanırsa kullansın, kanın taşımadığı oksijeni dokuya enjekte edemez. Kendine bir iyilik yap, o dumanı estetik hayallerinin arasına sokma... Değer mi hiç?
Gittiğim bir tıp kongresinde kıdemli bir cerrahın kurduğu cümleyi hiç unutmam: "Ben içeride sanat yapıyorum, hasta dışarıda bir paketle o sanatı yakıyor." Gerçekten de öyle, dumanı ciğerine çektiğin an fibrin kaplama süreci sekteye uğruyor ve yara dudağı kollajen sentezleyemez hale geliyor. Yani anlayacağın, o dikişlerin birbiriyle kaynaşması, dokunun sağlamlaşması hikaye oluyor. Hatta bazen dikişler açılıyor, enfeksiyon riskinden bahsetmiyorum bile... Hani derler ya, kendi ayağına sıkmak diye, tam olarak öyle bir durum.
Ameliyattan iki hafta önce sigarayı kesmek bir tercih değil, ameliyat masasında kaliteni korumanın tek yolu aslında. Dokuların hücresel bazda reoksijenasyon sürecine girmesi, kapiller damarların tekrar genişleyip rahat bir nefes alması zaman alıyor çünkü. Vallahi bak, "Bir taneden bir şey olmaz abi ya" deyip yakılan o tek dal bile, flep beslenmesini bozup asimetrik iyileşmelere zemin hazırlayabiliyor. İyileşme süresi uzadıkça uzuyor, o güzelim sonuç gölgeleniyor.
Memedeki areola kompleksinin beslenmesi zaten kendi içinde inanılmaz hassas bir mikrovasküler dengeye bağlıdır. Sen nikotini vücuda pompalamaya devam ettiğinde, o mikro damarlar büzüştükçe büzüşüyor, kan akışı durma noktasına geliyor. Sonra ne mi oluyor? Doku kaybı, renk değişimleri, hatta ameliyat sonrası implant çevresindeki kapsül kontraktürü riskinde ciddi artış... Sonra gel de toparla işi.
Uzun lafın kısası, aynada o hayal ettiğin sonucu görmekle hastane odasında revizyon ameliyatı stresi yaşamak arasındaki o ince çizgi, cebindeki o pakette saklı. Cerrah ne kadar usta olursa olsun, ne kadar mükemmel bir teknik kullanırsa kullansın, kanın taşımadığı oksijeni dokuya enjekte edemez. Kendine bir iyilik yap, o dumanı estetik hayallerinin arasına sokma... Değer mi hiç?