Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Aynaya bakıp o dökülen yerlerde ne zaman hareketlenme başlayacağını düşünmekten yoruldunuz, biliyorum. Kolay değil abi, o koltuğa oturup saatlerce beklemek, kafada yüzlerce iğne deliğiyle eve dönmek ciddi bir sabır işi. Ama işin asıl zor kısmı operasyon bittikten sonra başlıyor, yani o bitmek bilmeyen bekleme süreci... İlk bir ay zaten tam bir psikolojik savaş, kabuklar dökülüyor, kırmızılıklar geçiyor derken insan hemen bir mucize bekliyor. Vallahi billahi öyle bir dünya yok, baştan söyleyeyim de sonra hayal kırıklığı olmasın. Genellikle üçüncü aya kadar gözle görülür hiçbir şey olmaz, hatta olanlar da dökülür.
Şok dökülme denilen o lanet evre kapınızı çaldığında sakın panik yapıp aynalarla kavga etmeyin. Ekilen saçların neredeyse tamamı tel tel dökülecek, kafanız operasyondan önceki o kel haline geri dönecek belki de... Bu işin doğasında var, kökler içeride canlı ama üstteki eski tüyler gidiyor işte. Kendinizi kel ve çaresiz hissettiğiniz o anlarda derin bir nefes alın ve zamana bırakın. Çünkü o dökülen yerlerin altından, yaklaşık dördüncü ay civarında yavaş yavaş, incecik tüy gibi yeni saçlar baş göstermeye başlayacak.
Aceleci adam bu süreci yönetemez, net söylüyorum. Saç telleri ilk etapta cansız, dalgalı ya da biraz cılız çıkabilir; bu sizi korkutmasın, zamanla kalınlaşacaklar. Altıncı aya geldiğinizde aynaya baktığınızda yüzünüzde ilk defa gerçek bir tebessüm belirecek, çünkü artık süreç gözle görülür bir hal alacak. Değişimin neredeyse yarısını bu dönemde tamamlamış olursunuz. Tabii yine de tam olarak hayal ettiğiniz o yoğun, gür görüntü için henüz çok erken...
Herkesin kafa yapısı, saç kalitesi ve beslenme alışkanlığı bir değil ki sonuç aynı zamanda gelsin. Arkadaşınızın altıncı ayda saçları fışkırmıştır ama sizin süreç sekizinci ayda anca hızlanır, bu tamamen genetik bir durum. Sabırla o kökleri beslemeye, doktorun verdiği takviyeleri düzgün kullanmaya devam etmeniz gerekiyor. Kafaya takıp sürekli fotoğrafları karşılaştırmak sadece stresinizi artırır, başka da hiçbir işe yaramaz. Bırakın kendi kendine büyüsün o saçlar, süreç yavaş aksın...
Tam bir sene, evet, dile kolay tam on iki ay geçmeden o nihai, kesin sonucu göremezsiniz. Hele tepe bölgesi, yani o vertex dediğimiz yer var ya, orası bazen on sekiz ayı bile bulabilir iyileşmek için. Donör bölgeden alınan köklerin o tepe noktasında canlanması çok daha uzun sürüyor, kan dolaşımıyla alakalı bir mevzu sonuçta. Sabretmeyi öğreneceksiniz, başka çareniz yok. Bir yılın sonunda arkaya yaslanıp eski fotoğraflara baktığınızda, verdiğiniz her kuruşa ve çektiğiniz her çileye değdiğini anlayacaksınız zaten...
Şok dökülme denilen o lanet evre kapınızı çaldığında sakın panik yapıp aynalarla kavga etmeyin. Ekilen saçların neredeyse tamamı tel tel dökülecek, kafanız operasyondan önceki o kel haline geri dönecek belki de... Bu işin doğasında var, kökler içeride canlı ama üstteki eski tüyler gidiyor işte. Kendinizi kel ve çaresiz hissettiğiniz o anlarda derin bir nefes alın ve zamana bırakın. Çünkü o dökülen yerlerin altından, yaklaşık dördüncü ay civarında yavaş yavaş, incecik tüy gibi yeni saçlar baş göstermeye başlayacak.
Aceleci adam bu süreci yönetemez, net söylüyorum. Saç telleri ilk etapta cansız, dalgalı ya da biraz cılız çıkabilir; bu sizi korkutmasın, zamanla kalınlaşacaklar. Altıncı aya geldiğinizde aynaya baktığınızda yüzünüzde ilk defa gerçek bir tebessüm belirecek, çünkü artık süreç gözle görülür bir hal alacak. Değişimin neredeyse yarısını bu dönemde tamamlamış olursunuz. Tabii yine de tam olarak hayal ettiğiniz o yoğun, gür görüntü için henüz çok erken...
Herkesin kafa yapısı, saç kalitesi ve beslenme alışkanlığı bir değil ki sonuç aynı zamanda gelsin. Arkadaşınızın altıncı ayda saçları fışkırmıştır ama sizin süreç sekizinci ayda anca hızlanır, bu tamamen genetik bir durum. Sabırla o kökleri beslemeye, doktorun verdiği takviyeleri düzgün kullanmaya devam etmeniz gerekiyor. Kafaya takıp sürekli fotoğrafları karşılaştırmak sadece stresinizi artırır, başka da hiçbir işe yaramaz. Bırakın kendi kendine büyüsün o saçlar, süreç yavaş aksın...
Tam bir sene, evet, dile kolay tam on iki ay geçmeden o nihai, kesin sonucu göremezsiniz. Hele tepe bölgesi, yani o vertex dediğimiz yer var ya, orası bazen on sekiz ayı bile bulabilir iyileşmek için. Donör bölgeden alınan köklerin o tepe noktasında canlanması çok daha uzun sürüyor, kan dolaşımıyla alakalı bir mevzu sonuçta. Sabretmeyi öğreneceksiniz, başka çareniz yok. Bir yılın sonunda arkaya yaslanıp eski fotoğraflara baktığınızda, verdiğiniz her kuruşa ve çektiğiniz her çileye değdiğini anlayacaksınız zaten...