Saç ekimi sonrası şapka takılır mı?

Saç ekimi sonrası şapka takılır mı?

Sibel Hoca

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
13 Haz 2026
Mesajlar
368
Tepkime puanı
0
Sibel Hoca
Yeni ekilmiş saç kökleri o kadar narin ki, sanki rüzgar esse yerinden fırlayacakmış gibi hissedersin, haklısın da... O ilk günlerde kafada oluşan o minik kırmızı noktalar, pıhtılar ve kabuklanmalar insanın canını fena halde sıkar, aynaya bakmak bile istemezsin çoğu zaman. Abi şimdi kafada o kızarıklıklar varken insan sokağa çıkmaya utanıyor ya, ilk iş hemen bir şapkaya sarılmak, o görüntüyü bir an evvel gizlemek istiyor haliyle. Yani hem o ameliyatlı havayı saklamak istiyorsun hem de yolda belde kimse kafana dik dik bakmasın derdindesin, çok insani bir refleks bu. Ama işte o şapkayı aceleyle kafaya geçirmeden önce durup derin bir nefes almak lazım, işin aslı pek öyle dışarıdan göründüğü gibi masum değil. O minicik greftler, cımbızla tek tek yerleştirilen o yeni saç kökleri daha yuvalarını yadırgıyor, tutunmak için adeta can çekişiyorlar o günlerde. Sen kalkıp da o daracık kumaşı, o sert kasketi tepelerine acımasızca geçirirsen, o kökleri yerinden edersin vallahi. Bütün o acılar, harcanan paralar, uykusuz geçen o ilk geceler bir anda çöp olur gider.

İlk on gün kesinlikle o şapka dolapta kalacak, hiç kaçarı yok bunun, pazarlığı bile yapılamaz. Doktor sana "aman ha" diyorsa bir bildiği var elbet, o koca koca profesörler boşuna nefes tüketmiyor senin iyiliğin için. O ilk kabuklanma dönemi geçmeden, ekilen saçlar deriye iyice kök salıp tutunmadan kasketmiş, bereymiş, şapkanın o sert siperliğiymiş... Düşünsene, tam o minik greft deriye kaynayacakken şapkanın kenarı sertçe bir sürtünüyor, hoop gitti güzelim kök, kanamaya başladı bile. Değer mi sence bir anlık görüntü kaygısı için, başkaları ne der korkusu için ayların emeğini çöpe atmaya? Onuncu günden, hatta garanti olsun diyorsan on beşinci günden sonra yavaş yavaş, hani o da çok dışarı çıkmaya mecbur kaldıysan, güneşte kavrulmamak için filan bol bir şeyler denenebilir belki. Ama o bile kafayı kesinlikle sıkmayacak, milim bile terletmeyecek, saç derisine zerre baskı yapmayacak şekilde adeta bir tüy gibi usulca konmalı o başa.

Kumaşın cinsi bile o kadar hayati bir mesele ki saç ekimi sonrasında, pamuklu olmayan sentetik bir şey taktın mı yandın de get, bütün süreci tehlikeye attın demektir. O naylon karışımlı, hava almayan sentetik kumaş kafayı anında hamam gibi yapar, sıcaktan kavurur, nefes aldırmaz o yaralı deriye. Deri hava almazsa doğal olarak terler, terlerse o ıslak ve havasız ortamda enfeksiyon riski anında kapıyı çalar, mikroplar bayram eder. Billahi o sivilcelenmeler, o acılı iltihaplar başladığında "keşke takmasaydım şu mereti" diye dizini döversin sonra ama iş işten geçmiş olur. Şapka takacaksan da geniş kenarlı, hani şu safari şapkaları ya da balıkçı şapkaları gibi kafanın etrafında bolca dönen, kafatasına temas etmeyen bir şey olmalı. Kafana kalıp gibi yapışan, alnını sıkan, kafatasının şeklini alan o janjanlı spor şapkalarını falan aklından bile geçirme ilk aylarda. Zaten amaç korumaksa güneşin o zararlı ışınlarındandır o koruma, yoksa kafayı tamamen havasız, karanlık bir zindana hapsetmek değil ki...

Şapkayı kafaya oturtmak kadar o şapkayı kafadan çıkarmak da apayrı bir sanat ister, el çabukluğu değil inanılmaz bir hassasiyet gerektirir ilk zamanlarda. Hadi taktın diyelim bir şekilde, peki çıkarırken o lanet olası sürtünmeyi nasıl engelleyeceksin, nasıl zarar vermeden kurtulacaksın o kumaştan? İki elinle şapkanın yan kenarlarından sıkıca tutup, saç derisine milim bile değdirmeden, adeta asansör gibi yukarı doğru dümdüz çekeceksin abi. Öyle tek elle arkadan tutup enseye doğru havalı havalı sıyırmak falan yok artık, o eski alışkanlıklar bitti, onları unutacaksın bir süreliğine. Saçlarını ektirdin, bir nevi kafanda paha biçilmez bir tarla var artık, her bir tohumu altın değerinde, ona göre davranacaksın o tarlaya. Bazen kendi kendime diyorum ki keşke ilk bir ay hiç dışarı çıkmasa insanlar da, kendilerini eve kapatsalar da şu şapka derdi hiç yaşanmasa... Ama hayat devam ediyor işte, işe güce gidiliyor, mecburen sokağa karışıyoruz, insan içine çıkıyoruz. Sen sen ol, o şapkayı takarken de çıkarırken de sanki elinde patlamaya hazır pimini çektiğin bir bomba tutuyormuşsun gibi hassas davran.
 
Geri