Saç ekimi kimlere yapılabilir?

Saç ekimi kimlere yapılabilir?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
Saç dökülmesi dediğimiz şey aslında hormonal ve genetik şifrelerin kafamızın üzerinde kurduğu o amansız baskıyla başlıyor; androgenetik alopesi dediğimiz erkek tipi dökülme, DHT hormonunun saç köklerini yavaş yavaş minyatürleştirmesiyle karakterize bir süreç. Yani öyle her canı sıkılan, aynada iki tel saç kaybeden hemen koltuğa oturamaz abi ya. Donör alandaki, yani o iki kulak arasındaki dökülmemeye kodlanmış foliküllerin yoğunluğu metrekare başına, pardon, santimetrekare başına düşen greft sayısı bazında ölçülür. Eğer arkadaki o rezervuar, öndeki boşluğu kapatmaya yetmeyecek kadar zayıfsa, o operasyondan mucize beklemek tamamen hayal kırıklığı...

Vallahi billahi bazen hastalar geliyor, sanıyorlar ki başkasından kıl alıp kafaya ekebiliyoruz; doku reddi denilen o bağışıklık sistemi bariyeri yüzünden sadece kişinin kendi canlı kökleri, yani otolog greftler kullanılabilir. Norwood ölçeğine göre evre 3 ve üzeri olan, yani şakakları iyice açılmış veya tepe bölgesi seyrelmiş bireyler bu iş için en ideal adaylar arasında gösterilir. Tabii burada kafa derisinin elastikiyeti de çok önemli bir parametre, skar dokusu oluşmuş veya fibrotik bir kafa derisine ekim yapmak, çorak toprağa tohum ekmeye benzer. Kan sulandırıcı ilaç kullananlar, aktif alopesi areata yani saç kıranı devam edenler ise maalesef bu kapıdan geri dönmek zorunda kalıyor genelde.

Kafada foliküler ünitelerin yerleştirileceği kanalların açılma açısı ve yönü, yani o lateral slit tekniğinin incelikleri, operasyonun başarısını doğrudan belirler. Hani bazen yolda görürsünüz ya, çim adam gibi dik dik çıkmış saçlar... İşte o tamamen mikro motorla alınan greftlerin, doğru derinliğe ve 30-35 derecelik açılarla yerleştirilmemesinden kaynaklanıyor. Kronik hastalığı olanlar, özellikle kontrol altına alınamamış diyabet hastaları için mikro sirkülasyon, yani kılcal damarlardaki kan dolaşımı bozuk olduğundan, ekilen köklerin beslenmesi ve dokuya tutunması neredeyse imkansız hale gelir. Yara iyileşme hızı yavaş olan bir bünyede o açılan binlerce mikro deliğin nekroz riski taşıdığını da unutmamak lazım.

Kadınlardaki dökülme paterni erkeklerinkinden çok farklı seyreder, Ludwig klasifikasyonu dediğimiz tepeden çevreye yayılan diffüz bir seyrelme hakimdir ki bu da işi inanılmaz zorlaştırır. Donör bölge sağlam değilse, yani tüm kafada homojen bir dökülme varsa, ekim yapacak alan bulamazsınız, bulsanız da o kökler tutmaz. Yaş sınırı konusunda ise yasal bir engel olmasa da hormonal dengenin oturduğu 22-25 yaş sonrasını beklemek en mantıklısı; çünkü dökülme hızı kontrol altına alınmadan yapılan aceleci bir operasyon, birkaç yıl sonra ekilenlerin arkasında kocaman kel bir alan bırakabilir. Donör sahadaki çoklu greftlerin, yani içinde 3-4 saç teli barındıran foliküllerin oranı ne kadar yüksekse, elde edilecek yoğunluk ve illüzyon da o derece tatmin edici olur haliyle.
 
Geri