Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Gözünüzün arkasında, dünyaya açılan o incecik tül perde yerinden oynarsa ne olur? Retina dekolmanı tam olarak bu işte; hani o arkadaki mucizevi tabakanın yavaşça ya da aniden duvardan ayrılması...
Bir sabah uyanıyorsunuz ve sanki gözünüzün önüne kara bir perde iniyor. Işık çakmaları, uçuşan sinekler derken... Vallahi şakası yok, o an dünyanız bir anlığına kararabilir.
Neden olur peki bu illet, durup dururken neden ayrılır o canım doku? Bazen yüksek miyopi yüzünden göz küresi boyuna uzar, bazen de yaşla birlikte gözün içindeki o jölemsi sıvı büzüşüverir. Yani yaş almak güzeldir ama gözün içi de boş durmuyor işte.
Gözünüzün içinde şimşekler çakıyorsa sakın ha ihmal etmeyin. Hani böyle karanlıkta aniden flaş patlar gibi olur ya... İşte o an acile koşma vaktidir, hiç beklemeyin derim.
Erken fark ettiniz mi, işin rengi tamamen değişiyor aslında. Doktorlar hemen o yırtığı lazerle kaynak yapıveriyor, sanki dökülen bir duvarı sıvar gibi... Ama geç kalırsanız, o zaman iş ameliyat masasına kadar uzanır maalesef.
Göz bu, başka bir şeye benzemez abi ya. Bir kere hasar gördü mü, geri dönüşü o kadar zor oluyor ki... İnsan kaybetmeden anlamıyor sağlığın kıymetini.
Bazen de hiçbir şey olmaz, sadece birkaç küçük kurum lekesi görürsünüz havada uçuşan. Toz zannedersiniz, gözünüzü ovuşturursunuz ama gitmez... O küçük noktalar aslında retinanın feryadıdır, bana kulak ver diyordur.
Ağrı sızı da yapmaz namussuz, sinsice ilerler. Keşke biraz ağrısa da insan erkenden hekime gitse, değil mi ama? Ağrımıyor diye geçiştiriyoruz, sonra arkasından koskoca bir karaltı kalıyor geriye.
Kendinize bir iyilik yapın ve o göz kontrollerini asla aksatmayın. Yılda bir kere alt tarafı bir saatinizi ayıracaksınız, çok mu zor yani? İnanın o bir saat, ömür boyu görebilmenin sigortasıdır.
Bir sabah uyanıyorsunuz ve sanki gözünüzün önüne kara bir perde iniyor. Işık çakmaları, uçuşan sinekler derken... Vallahi şakası yok, o an dünyanız bir anlığına kararabilir.
Neden olur peki bu illet, durup dururken neden ayrılır o canım doku? Bazen yüksek miyopi yüzünden göz küresi boyuna uzar, bazen de yaşla birlikte gözün içindeki o jölemsi sıvı büzüşüverir. Yani yaş almak güzeldir ama gözün içi de boş durmuyor işte.
Gözünüzün içinde şimşekler çakıyorsa sakın ha ihmal etmeyin. Hani böyle karanlıkta aniden flaş patlar gibi olur ya... İşte o an acile koşma vaktidir, hiç beklemeyin derim.
Erken fark ettiniz mi, işin rengi tamamen değişiyor aslında. Doktorlar hemen o yırtığı lazerle kaynak yapıveriyor, sanki dökülen bir duvarı sıvar gibi... Ama geç kalırsanız, o zaman iş ameliyat masasına kadar uzanır maalesef.
Göz bu, başka bir şeye benzemez abi ya. Bir kere hasar gördü mü, geri dönüşü o kadar zor oluyor ki... İnsan kaybetmeden anlamıyor sağlığın kıymetini.
Bazen de hiçbir şey olmaz, sadece birkaç küçük kurum lekesi görürsünüz havada uçuşan. Toz zannedersiniz, gözünüzü ovuşturursunuz ama gitmez... O küçük noktalar aslında retinanın feryadıdır, bana kulak ver diyordur.
Ağrı sızı da yapmaz namussuz, sinsice ilerler. Keşke biraz ağrısa da insan erkenden hekime gitse, değil mi ama? Ağrımıyor diye geçiştiriyoruz, sonra arkasından koskoca bir karaltı kalıyor geriye.
Kendinize bir iyilik yapın ve o göz kontrollerini asla aksatmayın. Yılda bir kere alt tarafı bir saatinizi ayıracaksınız, çok mu zor yani? İnanın o bir saat, ömür boyu görebilmenin sigortasıdır.