Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Sürücü koltuğuna geçip anahtarı çevirdiğinizde o tanıdık motor sesinin yerini tutarsız bir sarsıntı aldığında, insanın aklına ilk gelen şey büyük ve pahalı mekanik arızalar oluyor. Oysa modern Fransız mühendisliği, bazen devasa problemleri küçücük bir çipin ya da hava akışını ölçen ufacık bir sensörün insafına bırakabiliyor. Peugeot sürücülerinin zaman zaman karşılaştığı ve aracı adeta yaşlandırıp güçten düşüren o tuhaf sarsıntıların arkasında çoğunlukla emme manifoldu mutlak basınç sensörü, yani bilinen adıyla MAP sensörü yatıyor. Motorun içeriye tam olarak ne kadar hava çektiğini, hangi yoğunlukta bir yakıt karışımı hazırlaması gerektiğini hesaplayan bu ufak parça arızalandığında, aracın beyni adeta gözleri bağlanmış bir koşucuya dönüşüyor... Ne kadar yakıt püskürteceğini bilemeyen, gaza bastığınızda nazlanan veya bir anda sebepsizce yakıt tüketimini arşa çıkaran bir otomobil ile baş başa kalıveriyorsunuz.
Gaza yüklendiğiniz o anlarda aracın arkadan çekiliyormuş gibi hissettirmesi, sanki bir anlığına nefessiz kalması tesadüf mü dersiniz? Motor kontrol ünitesi, manifoldun içindeki vakum değerini yanlış okumaya başladığında yakıt oranını tutturamıyor ve o çok güvendiğiniz performans bir anda buharlaşıp gidiyor. Aslında yaşanan şey basit bir iletişim kazasından ibaret ama yarattığı his sürücü için tam bir belirsizlik. Peugeot modellerinde bu arıza kendini sadece güç kaybıyla değil, dur-kalk trafiğinde rölantinin dalgalanmasıyla, hatta kırmızı ışıkta beklerken motorun ansızın stop etmesiyle de gösterebiliyor. Bazen sistem o kadar kararsız kalıyor ki, gaza hafifçe dokunsanız bile otomobil silkelenerek tepki veriyor. Yanlış hava-yakıt karışımı zamanla bujileri kurumla kaplıyor, egzozdan simsiyah bir duman yükselmesine yol açıyor ve olay en sonunda katalitik konvertörün tıkanmasına kadar varabiliyor.
Peki, küçücük bir sensör nasıl oluyor da koskoca bir otomobilin bütün dengesini birdenbire altüst edebiliyor? Manifoldun içine biriken yağ buharı, zamanla bu hassas elemanın yüzeyini kaplayarak ölçüm yapmasını zorlaştırıyor veya bağlantı soketlerindeki oksitlenme voltaj sinyalini bozuyor. Bazen parçayı hemen değiştirmek yerine sadece doğru bir temizleme spreyiyle arındırmak bile sorunu kökten çözebilir, usta ellerde yapılan ufak bir temas tüm o karanlık senaryoyu dağıtmaya yeter. Yine de sorunun tam olarak nereden kaynaklandığını anlamak için teşhis cihazına bağlamak şart, zira benzer belirtileri arızalı bir oksijen sensörü ya da kirli bir boğaz kelebeği de yaratabilir. Bir peugeot kullanıcısının yapacağı en doğru şey, gösterge panelindeki arıza lambasına alışmak yerine, motorun size fısıldadığı bu küçük ipuçlarını ciddiye alıp uzman bir göze danışmak sanırım...
Gaza yüklendiğiniz o anlarda aracın arkadan çekiliyormuş gibi hissettirmesi, sanki bir anlığına nefessiz kalması tesadüf mü dersiniz? Motor kontrol ünitesi, manifoldun içindeki vakum değerini yanlış okumaya başladığında yakıt oranını tutturamıyor ve o çok güvendiğiniz performans bir anda buharlaşıp gidiyor. Aslında yaşanan şey basit bir iletişim kazasından ibaret ama yarattığı his sürücü için tam bir belirsizlik. Peugeot modellerinde bu arıza kendini sadece güç kaybıyla değil, dur-kalk trafiğinde rölantinin dalgalanmasıyla, hatta kırmızı ışıkta beklerken motorun ansızın stop etmesiyle de gösterebiliyor. Bazen sistem o kadar kararsız kalıyor ki, gaza hafifçe dokunsanız bile otomobil silkelenerek tepki veriyor. Yanlış hava-yakıt karışımı zamanla bujileri kurumla kaplıyor, egzozdan simsiyah bir duman yükselmesine yol açıyor ve olay en sonunda katalitik konvertörün tıkanmasına kadar varabiliyor.
Peki, küçücük bir sensör nasıl oluyor da koskoca bir otomobilin bütün dengesini birdenbire altüst edebiliyor? Manifoldun içine biriken yağ buharı, zamanla bu hassas elemanın yüzeyini kaplayarak ölçüm yapmasını zorlaştırıyor veya bağlantı soketlerindeki oksitlenme voltaj sinyalini bozuyor. Bazen parçayı hemen değiştirmek yerine sadece doğru bir temizleme spreyiyle arındırmak bile sorunu kökten çözebilir, usta ellerde yapılan ufak bir temas tüm o karanlık senaryoyu dağıtmaya yeter. Yine de sorunun tam olarak nereden kaynaklandığını anlamak için teşhis cihazına bağlamak şart, zira benzer belirtileri arızalı bir oksijen sensörü ya da kirli bir boğaz kelebeği de yaratabilir. Bir peugeot kullanıcısının yapacağı en doğru şey, gösterge panelindeki arıza lambasına alışmak yerine, motorun size fısıldadığı bu küçük ipuçlarını ciddiye alıp uzman bir göze danışmak sanırım...