Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Aynaya bakıp "Yahu ben bu kadar yorgun değildim ki, bu sarmalar da nereden çıktı?" dediğin oldu mu hiç? Yanakların hafifçe aşağı kayması, çene hattının o eski keskinliğini kaybetmesi falan... İşte tam o noktada devralıyor işi bu mini yüz germe muhabbeti.
Geleneksel yüz germe gibi öyle saatlerce süren, ameliyathaneden mumya gibi çıktığın ağır operasyonlardan değil bu. Kulak önünden minik bir kesi atılıyor, sarkan deriyi şöyle bir toparlayıp tatlıca yukarı çekiyorlar. Bitti gitti, bu kadar.
Bazen düşünüyorum da, güzellik algısı ne kadar hızlı değişti... İnsanlar artık kimsenin anlamayacağı ama baktığında "Sende bir tazelik var ama ne?" dedirten o doğal dokunuşların peşinde koşuyor. Mini yüz germe tam da bu kafada bir şey işte.
Peki kimler için uygun bu zıkkım? Genelde 30'ların sonu, 40'ların başı... Yani cilt elastikiyetini tamamen kaybetmemiş ama hafiften yer çekimine yenilmeye başlamış olanlar için biçilmiş kaftan. Yaşın henüz çok ilerlemediyse devasa bir ameliyata girmeye ne gerek var ki zaten?
İyileşme süreci desen, vallahi billahi gözünde büyüttüğün kadar yok. Birkaç güne morluklar hafifliyor, bir haftaya sosyal hayata dönüyorsun. Ha tabii, ilk günler biraz ödem oluyor, o kadar kusur kadı kızında da olur...
Aynı gün eve dönmek inanılmaz bir lüks abi ya. Hastane kokusu çekmiyorsun, kendi yatağında dinleniyorsun. Ağrı sızı desen zaten verilen basit ağrı kesicilerle tık diye kesiliyor.
"Doktor bey ben radikal bir değişim istemiyorum, sadece 5 yıl önceki halime döneyim yeter" diyorsan aradığın kan bulundu demektir. Yüzünün ifadesi değişmiyor, o yapay veya çekilmiş ifade oluşmuyor. Sadece daha dinlenmiş, daha diri görünüyorsun.
Geçenlerde bir arkadaşım yaptırdı, kız resmen tazelendi... İnanın abartmıyorum, ameliyat olduğu bile belli değil ama yüzündeki o yorgun ifade bir anda uçtu gitti.
Tabii her şey gül pembe değil, neticede cerrahi bir müdahale bu. Doğru cerrahı bulmak şart. Öyle her önüne gelene yüzünü emanet etmeyeceksin, ince eleyip sık dokuyacaksın.
Bir de şey var... "İz kalır mı?" sorusu. Kulak kıvrımına saklandığı için o minik kesi izini mikroskopla bile zor görürsün zamanla. İçin o konuda rahat olsun yani.
Sonuçta hayat kısa, aynadaki görüntün seni mutlu etmiyorsa ve ufak bir dokunuş moralini tavan yaptıracaksa... Neden olmasın ki?
Geleneksel yüz germe gibi öyle saatlerce süren, ameliyathaneden mumya gibi çıktığın ağır operasyonlardan değil bu. Kulak önünden minik bir kesi atılıyor, sarkan deriyi şöyle bir toparlayıp tatlıca yukarı çekiyorlar. Bitti gitti, bu kadar.
Bazen düşünüyorum da, güzellik algısı ne kadar hızlı değişti... İnsanlar artık kimsenin anlamayacağı ama baktığında "Sende bir tazelik var ama ne?" dedirten o doğal dokunuşların peşinde koşuyor. Mini yüz germe tam da bu kafada bir şey işte.
Peki kimler için uygun bu zıkkım? Genelde 30'ların sonu, 40'ların başı... Yani cilt elastikiyetini tamamen kaybetmemiş ama hafiften yer çekimine yenilmeye başlamış olanlar için biçilmiş kaftan. Yaşın henüz çok ilerlemediyse devasa bir ameliyata girmeye ne gerek var ki zaten?
İyileşme süreci desen, vallahi billahi gözünde büyüttüğün kadar yok. Birkaç güne morluklar hafifliyor, bir haftaya sosyal hayata dönüyorsun. Ha tabii, ilk günler biraz ödem oluyor, o kadar kusur kadı kızında da olur...
Aynı gün eve dönmek inanılmaz bir lüks abi ya. Hastane kokusu çekmiyorsun, kendi yatağında dinleniyorsun. Ağrı sızı desen zaten verilen basit ağrı kesicilerle tık diye kesiliyor.
"Doktor bey ben radikal bir değişim istemiyorum, sadece 5 yıl önceki halime döneyim yeter" diyorsan aradığın kan bulundu demektir. Yüzünün ifadesi değişmiyor, o yapay veya çekilmiş ifade oluşmuyor. Sadece daha dinlenmiş, daha diri görünüyorsun.
Geçenlerde bir arkadaşım yaptırdı, kız resmen tazelendi... İnanın abartmıyorum, ameliyat olduğu bile belli değil ama yüzündeki o yorgun ifade bir anda uçtu gitti.
Tabii her şey gül pembe değil, neticede cerrahi bir müdahale bu. Doğru cerrahı bulmak şart. Öyle her önüne gelene yüzünü emanet etmeyeceksin, ince eleyip sık dokuyacaksın.
Bir de şey var... "İz kalır mı?" sorusu. Kulak kıvrımına saklandığı için o minik kesi izini mikroskopla bile zor görürsün zamanla. İçin o konuda rahat olsun yani.
Sonuçta hayat kısa, aynadaki görüntün seni mutlu etmiyorsa ve ufak bir dokunuş moralini tavan yaptıracaksa... Neden olmasın ki?