Mide fıtığı ameliyatı kimlere önerilir?

Mide fıtığı ameliyatı kimlere önerilir?

Cengiz Demir

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Cengiz Demir
Gece yarıları boğazda o keskin, yakıcı tatla uyanmak... Kaç kişinin hayatını kabusa çevirmiştir bu durum, tahmin bile edemezsiniz. Yıllarca yanınızda taşıdığınız şuruplar, her yemekten sonra avuçla yutulan o renkli haplar bir noktadan sonra yetmemeye başlar ya, işte tam orada durup düşünmek lazım. Doktor doktor gezersiniz de herkes bir şey söyler. Ama iş ameliyat masasına geldi mi, işin rengi biraz değişiyor tabii. Her midesi ekşiyene "Gel seni bir kesip biçelim" denmez, denmemeli de zaten.

Peki kim bu işin gerçek adayı? Vallahi billahi bana sorarsanız, hayat kalitesi sıfırlanmış insan ilk sıradadır. Yediği iki lokma yemek burnundan gelen, akşam saat sekizden sonra su bile içmeye korkan biri neden ömür boyu bu çileyi çeksin ki? Midenin o yukarı doğru cüretkar kaçışı, göğüs kafesinin arkasında öyle bir baskı yaratır ki bazen kalp krizi geçiriyorum sanırsınız. İşte o anlarda ilaçlar da fayda etmiyorsa, ne bileyim, mekanik bir problem var demektir ortada. Mekanik bir arızayı da sadece dualarla ya da diyetle çözemezsiniz bazen...

Bıçak altına yatma fikri insanı korkutur, çok insani bir şey bu. Ama bir bakıyorsunuz, adam ameliyat olmuş ve ertesi gün "Ben bunca yıl boşuna yaşamışım abi ya" diyor. Yemek borusunda ciddi tahriş başlayanlar, hücresel düzeyde değişim görülen o şanssız grup var ya, işte onların hiç lüksü yok mesela. Ameliyat şart mı? Evet, bazen o dokunun daha kötüye gitmesini engellemek için tek çare o ne yazık ki.

Bazen de bakıyorsunuz, fıtık öyle devasa boyutlara ulaşmış ki... Midenin yarısı göğüs boşluğuna taşınmış resmen. İçeride resmen bir alan savaşı yaşanıyor! Akciğerler rahat nefes alamaz, kalp düzgün çarpamaz hale geliyor. Bırakın reflüyü falan, nefes darlığından yürüyemiyor adam. E bu saatten sonra hâlâ "İlaç dozunu mu artırsak?" diye düşünmek bana biraz fazla naif geliyor açıkçası.

Şunu da şuraya sıkıştırmam lazım; her mide ağrısını mide fıtığı sanıp cerraha koşmak da büyük saflık olur. Diyetini değiştirirsin, kilo verirsin, sigarayı bırakırsın... Baktın olmuyor, yaşam tarzı değişiklikleri duvara tosluyor, işte o zaman ameliyat seçeneği masadaki en mantıklı kart haline gelir. Sadece genç yaşta olup da ölünceye kadar her gün ilaç yutmak istemeyen o sabırsız kitle var bir de... Haklılar mı? Sonuna kadar haklılar.

Gözünüzde çok büyütmeyin derim bazen ama bir yandan da vücut bütünlüğü sonuçta, iki kere düşünmek gerek. Şimdi laparoskopik diyorlar, kapalı yöntem diyorlar, ertesi gün ayağa kalkıyorsun diyorlar da... Yine de o kararı vermek, o ameliyat önlüğünü giymek hiç kolay değil. Cerrahın tecrübesi, sizin doktorunuza güveniniz, şikayetlerinizin boyutu... Hepsi bir potada erimeli.

Hani derler ya, bir noktadan sonra bıçak kemiğe dayanır. Yanma hissi uykularınızı bölüyorsa, yutkunurken o lokma takılıp kalıyorsa ve hayat sadece ne yememen gerektiğini düşündüğün sıkıcı bir maratona dönüştüyse... Zaten doktorunuz da o neşteri önermeniz için sizi ikna etmeye çalışmayacaktır, siz kendiniz "Kurtarın beni" diyeceksinizdir...
 
Geri