Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Aynanın karşısına geçip "Ben bu noktaya nasıl geldim ya?" dediğin o anı çok iyi biliyorum. Kilo verme kararı aldığında ilk akla gelen yöntemlerden biri bu uygulama oluyor tabii, peki bu balondan gerçekten ne beklemelisin? Gazetecilik yıllarımda da, sonrasında danışmanlık yaparken de yüzlerce insanla konuştum; dürüst olmak gerekirse bu yöntem sana sihirli bir değnek sunmuyor ama müthiş bir basamak veriyor. Genelde mevcut kilonun yaklaşık yüzde on beşi ila yirmisi arasında bir kayıptan bahsederiz. Yani tartıda gördüğün o yüksek rakam var ya... İşte onunla vedalaşma hızın tamamen senin midedeki o yeni misafirle nasıl geçineceğine bağlı.
İki ayda otuz kilo verenleri duyup hayallere kapılmak çok insani bir şey vallahi. Ama herkesin metabolizması, yaşam tarzı, hatta strese verdiği tepki bile o kadar farklı ki! Bazısı altı ayda elli kiloluk bir yükten kurtulup adeta hafifler, bazısı da on beş kiloda kalır. Hangisi başarısız peki? Hiçbiri. Çünkü önemli olan senin başlangıç kilon ve vücudunun bu yeni hacme nasıl uyum sağladığı. Zaten midede kaplanan o alan sayesinde porsiyonların otomatik olarak küçülecek, yani istesen de eskisi gibi yiyemeyeceksin...
Mide balonu taktırmak tek başına bir son değil, sadece iştahını dizginleyen güçlü bir yardımcı. Hani yokuş yukarı bisiklet sürerken arkandan biri iter ya, tam olarak öyle bir his. Arkandaki o destek seni zirveye taşır ama pedalları çevirmeyi bırakırsan bir noktada durursun. Balon içerideyken yeme alışkanlıklarını baştan yazmak zorundasın. Eğer "Nasıl olsa midem dolu" deyip yüksek kalorili sıvı gıdalara, çikolataya yüklenirsen... Sonuç tamamen hüsran olur.
Süreç nasıl işliyor biliyor musun, ilk haftalar adeta bir alışma dönemi. Bedenin içeriye giren bu yabancı cismi önce kabul etmek istemiyor, hafif bulantılar ve kramplar yaşaman çok normal. Ama o ilk fırtına dindikten sonra kiloların hızla eridiğini görmek öyle bir motivasyon veriyor ki insana! Zaten en çok kiloyu da o ilk iki-üç ayda veriyorsun. Sonrasında kilo kaybı biraz daha yavaşlıyor, adeta bir platoya oturuyor gibi oluyorsun ki bu da gayet doğal bir seyir.
Peki o balon altı ay ya da bir yıl sonra çıkarıldığında ne olacak? İşte zurnanın zırt dediği yer tam olarak burası abi... Balon gittiğinde miden eski esnekliğine dönmek isteyecek. Eğer o kalıcı olduğu süre boyunca porsiyon kontrolünü beynine kazıdıysan, giden kilolar geri gelmez. Ama eski alışkanlıklarına jet hızıyla dönersen, tartı yine yukarı doğru tırmanmaya başlar. Yani asıl başarı balondan sonra o kiloyu koruyabilmekte saklı.
Bana sorarsan bu sürece bir diyet değil, hayatını yeniden kurgulama fırsatı olarak bakmalısın. Kendi bedenine bir şans veriyorsun aslında, ona yük hissettiren o fazla ağırlıklardan kurtulmak için harika bir fırsat bu. Kendine yüklenme, beklentilerini mantıklı bir zemine oturt ve bu yardımcının seni hafifletmesine izin ver. Doğru adımları attığında tartıdaki değişime sen bile inanamayacaksın...
İki ayda otuz kilo verenleri duyup hayallere kapılmak çok insani bir şey vallahi. Ama herkesin metabolizması, yaşam tarzı, hatta strese verdiği tepki bile o kadar farklı ki! Bazısı altı ayda elli kiloluk bir yükten kurtulup adeta hafifler, bazısı da on beş kiloda kalır. Hangisi başarısız peki? Hiçbiri. Çünkü önemli olan senin başlangıç kilon ve vücudunun bu yeni hacme nasıl uyum sağladığı. Zaten midede kaplanan o alan sayesinde porsiyonların otomatik olarak küçülecek, yani istesen de eskisi gibi yiyemeyeceksin...
Mide balonu taktırmak tek başına bir son değil, sadece iştahını dizginleyen güçlü bir yardımcı. Hani yokuş yukarı bisiklet sürerken arkandan biri iter ya, tam olarak öyle bir his. Arkandaki o destek seni zirveye taşır ama pedalları çevirmeyi bırakırsan bir noktada durursun. Balon içerideyken yeme alışkanlıklarını baştan yazmak zorundasın. Eğer "Nasıl olsa midem dolu" deyip yüksek kalorili sıvı gıdalara, çikolataya yüklenirsen... Sonuç tamamen hüsran olur.
Süreç nasıl işliyor biliyor musun, ilk haftalar adeta bir alışma dönemi. Bedenin içeriye giren bu yabancı cismi önce kabul etmek istemiyor, hafif bulantılar ve kramplar yaşaman çok normal. Ama o ilk fırtına dindikten sonra kiloların hızla eridiğini görmek öyle bir motivasyon veriyor ki insana! Zaten en çok kiloyu da o ilk iki-üç ayda veriyorsun. Sonrasında kilo kaybı biraz daha yavaşlıyor, adeta bir platoya oturuyor gibi oluyorsun ki bu da gayet doğal bir seyir.
Peki o balon altı ay ya da bir yıl sonra çıkarıldığında ne olacak? İşte zurnanın zırt dediği yer tam olarak burası abi... Balon gittiğinde miden eski esnekliğine dönmek isteyecek. Eğer o kalıcı olduğu süre boyunca porsiyon kontrolünü beynine kazıdıysan, giden kilolar geri gelmez. Ama eski alışkanlıklarına jet hızıyla dönersen, tartı yine yukarı doğru tırmanmaya başlar. Yani asıl başarı balondan sonra o kiloyu koruyabilmekte saklı.
Bana sorarsan bu sürece bir diyet değil, hayatını yeniden kurgulama fırsatı olarak bakmalısın. Kendi bedenine bir şans veriyorsun aslında, ona yük hissettiren o fazla ağırlıklardan kurtulmak için harika bir fırsat bu. Kendine yüklenme, beklentilerini mantıklı bir zemine oturt ve bu yardımcının seni hafifletmesine izin ver. Doğru adımları attığında tartıdaki değişime sen bile inanamayacaksın...