Meme protezi çıkarıldıktan sonra ne olur?

Meme protezi çıkarıldıktan sonra ne olur?

Sibel Hoca

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
13 Haz 2026
Mesajlar
368
Tepkime puanı
0
Sibel Hoca
Geçen hafta ameliyathane kapısında bekleyen o kadının gözlerindeki korkuyu ömrümün sonuna kadar unutamayacağım; sanki sadece yabancı bir cismi değil, geçmişteki bütün hatalarını, ayna karşısında geçirdiği onca yılı ve kendini başkası gibi sevmeye çalışmaktan yorulan ruhunu da bıçak altına yatırıyordu.

Meme protezi çıkarıldıktan sonra ne olur sorusu öyle katalog bilgisiyle, steril hastane broşürleriyle falan açıklanamaz abi ya; bu işin arkasında tıp kitaplarında yazmayan, o tenin altında kopan kıyametler, dökülen gizli gözyaşları var.

Vücut o silikonu yıllarca kendi parçası sanmış, etrafında ördüğü o görünmez zırhı birdenbire çekip aldığınızda içeride koca bir boşluk kalıyor tabii, yani içeride feci bir ten ıssızlığı oluşuyor.

Göğüs kafesinin üzeri bir anda hafifliyor ama o hafiflik insana özgürlükten ziyade sanki düşüyormuş hissi veriyor; yerçekimine yenik düşmüş gibi hissetmek bu işte, o eski dolgunluğun yerini alan büzüşmüş ve buruşuk doku insanı aynalara küstürüyor vallahi billahi.

Hani derler ya her şey eskisi gibi olacak, yalan abiciğim yalan, hiçbir şey eskisi gibi olmuyor; ne o cildin eski elastikiyeti kalıyor geriye ne de kafanın içindeki o eski huzursuzluk tamamen uçup gidiyor.

Zaten önemli olan da o protezsiz hali kabullenmek değil mi zaten, o çıplak gerçeklikle ilk kez yüzleştiğinde insanın kalbine saplanan o acımasız hançer hissini dindirmek?

Kendi doğallığına dönmek öyle kolay bir seyahat biletine benzemez; içerideki o doku kaybıyla barışmak, ellerini kendi üzerine koyduğunda yabancı birine dokunuyormuş gibi hissetmemek haftalarca, belki de aylarca süren psikolojik bir savaş gerektiriyor.

Kim bilir belki de asıl ameliyat o silikonları dışarı atmak değil, kadının kendi gerçeğiyle baş başa kalıp o boşluğu yeniden kendi sevgisiyle doldurmasıdır...

Eski sıkı ve dimdik duran o yapay görüntüye veda ederken aslında bir devri kapatıyorsun, o plastik rüya bitiyor ve geriye sadece sen kalıyorsun, ta kendin, bütün kusurlarınla, sarkmalarınla ve inatçı yaşanmışlıklarınla.

Toplumun o kusursuz meme dayatmasından kaçıp kendi öz evine geri dönmek ilk başta tuhaf geliyor adama, şey kadına, yani insana; çünkü dışarıdan bakıldığında kaybedilmiş gibi duran o hacim, içeriden bakıldığında kazanılmış koskoca bir ruhsal özgürlük aslında.
 
Geri