Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyon başındayken avuçlarınızın titremesi normal bir durum değildir, hele ki araç durduğu yerde, yani rölantideyken o direksiyon adeta elinizde titriyorsa ortada ciddi bir mekanik protesto var demektir. Motorun kendi eksenindeki o ritmik döngüsü bozulduğunda, krank milinin dönüş hızındaki mikrosaniyelik sapmalar bloktaki titreşim sensörlerini bile delirtir. Silindirlerin içindeki yanma odalarında her şeyin milimetrik bir düzen içinde ilerlemesi gerekirken, hava-yakıt karışımındaki ufacık bir sapma motor kulaklarına binen yükü katlar. Çoğu sürücü bu durumu sadece konforsuzluk olarak görür ama aslında kaputun altında bir yerlerde, pistonların strok hareketindeki o kusursuz senkronizasyon çoktan kaybolmuştur...
Ateşleme sistemindeki bir aksaklık, motorun ritmini bozmaya fazlasıyla yeter de artar bile. Buji tırnak aralığının zamanla aşınması veya ateşleme bobininin primer devresindeki bir voltaj düşüşü, o can alıcı kıvılcımın tam zamanında çakmasını engeller; sonuç ise net bir teklemedir. Silindirlerden biri görevini tam yapamadığında krank mili anlık olarak yavaşlar, diğer silindirler bu açığı kapatmak için debelenir ve işte o meşhur rölanti sarsıntısı mekanik bir zincirleme reaksiyona dönüşür. Buji kablolarının direnç değerlerini en son ne zaman ölçtürdünüz, ya da bobinlerin yalıtımını? Unutmayın ki, milisaniyelik gecikmeler bile motor bloğunu yerinden oynatacak bir rezonans üretebilir.
Hava akışmetre veya yaygın adıyla MAF sensörü, emme manifolduna giren havanın kütlesini ölçerken hata yapıyorsa motor yönetim ünitesi (ECU) neye göre yakıt püskürteceğini şaşırır. Zengin karışım mı, yoksa fakir karışım mı; motorun can çekişmesinin sebebi işte bu kararsızlıktır. Boğaz kelebeğinin çevresinde biriken karbon kurumları, valfin tam kapanmasını ya da milimetrik açılmasını engellediğinde motor nefes alamaz hale gelir. Hava-yakıt oranının o kutsal 14.7:1 dengesi bozuldu mu, motor rölantide adeta öksürmeye başlar. Emme manifoldundaki bir çatlak yüzünden içeri sızan kaçak hava da cabası...
Yakıt enjektörlerinin püskürtme haritasındaki tıkanıklıklar veya yakıt pompasının barda oluşturduğu anlık basınç kayıpları, yanma odasına giden yakıtın atomizasyonunu doğrudan baltalar. Sıvı haldeki benzin veya dizel tam olarak buharlaşamadığında, buji kıvılcımı havayı döver ve silindir içi basınç grafiğinde ani dalgalanmalar yaratır. Rölanti regülatörünün (IACV) içindeki minik elektrik motorunun bypass kanalını tam ayarlayamaması, devir saatinin bir yukarı bir aşağı oynamasının arkasındaki asıl suçludur çoğunlukla. Yakıt filtresinin gözenekleri dolduğunda sistemin arkasındaki hidrolik basınç düşer, motor da o çok ihtiyaç duyduğu kararlı yakıt akışından mahrum kalır.
Ateşleme sistemindeki bir aksaklık, motorun ritmini bozmaya fazlasıyla yeter de artar bile. Buji tırnak aralığının zamanla aşınması veya ateşleme bobininin primer devresindeki bir voltaj düşüşü, o can alıcı kıvılcımın tam zamanında çakmasını engeller; sonuç ise net bir teklemedir. Silindirlerden biri görevini tam yapamadığında krank mili anlık olarak yavaşlar, diğer silindirler bu açığı kapatmak için debelenir ve işte o meşhur rölanti sarsıntısı mekanik bir zincirleme reaksiyona dönüşür. Buji kablolarının direnç değerlerini en son ne zaman ölçtürdünüz, ya da bobinlerin yalıtımını? Unutmayın ki, milisaniyelik gecikmeler bile motor bloğunu yerinden oynatacak bir rezonans üretebilir.
Hava akışmetre veya yaygın adıyla MAF sensörü, emme manifolduna giren havanın kütlesini ölçerken hata yapıyorsa motor yönetim ünitesi (ECU) neye göre yakıt püskürteceğini şaşırır. Zengin karışım mı, yoksa fakir karışım mı; motorun can çekişmesinin sebebi işte bu kararsızlıktır. Boğaz kelebeğinin çevresinde biriken karbon kurumları, valfin tam kapanmasını ya da milimetrik açılmasını engellediğinde motor nefes alamaz hale gelir. Hava-yakıt oranının o kutsal 14.7:1 dengesi bozuldu mu, motor rölantide adeta öksürmeye başlar. Emme manifoldundaki bir çatlak yüzünden içeri sızan kaçak hava da cabası...
Yakıt enjektörlerinin püskürtme haritasındaki tıkanıklıklar veya yakıt pompasının barda oluşturduğu anlık basınç kayıpları, yanma odasına giden yakıtın atomizasyonunu doğrudan baltalar. Sıvı haldeki benzin veya dizel tam olarak buharlaşamadığında, buji kıvılcımı havayı döver ve silindir içi basınç grafiğinde ani dalgalanmalar yaratır. Rölanti regülatörünün (IACV) içindeki minik elektrik motorunun bypass kanalını tam ayarlayamaması, devir saatinin bir yukarı bir aşağı oynamasının arkasındaki asıl suçludur çoğunlukla. Yakıt filtresinin gözenekleri dolduğunda sistemin arkasındaki hidrolik basınç düşer, motor da o çok ihtiyaç duyduğu kararlı yakıt akışından mahrum kalır.