Konjonktivit (Göz nezlesi) nasıl tedavi edilir?

Konjonktivit (Göz nezlesi) nasıl tedavi edilir?

Ceren Kalaycı

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
423
Tepkime puanı
0
Ceren Kalaycı
Sabah uyanıyorsun, aynaya bir bakıyorsun ki o canım gözler gitmiş, yerine kan çanağı gibi, çapak içinde iki yabancı gelmiş oturmuş. İşte o an anlıyorsun ki kapıyı çalan o meşhur konjonktivit, yani bizim eski dost (!) göz nezlesi. Kimden, nereden bulaştı diye düşünürken bulursun kendini; iş arkadaşının tokalaşmasından mı, yoksa şu toplu taşımadaki tutamaktan mı… Vallahi billahi insanı hayattan soğutur o kaşıntı, o batma hissi, sanki gözünün içine kum çuvalları boşaltmışlar gibi bir ağırlık çöker insanın üstüne.

Hemen elleri yıkayıp o kaşınan gözden uzak tutmakla işe başlamak lazım, yoksa o illet diğer göze de sıçrar ki sormayın gitsin. Çay demi falan sürerler bizde adet buydu eskiden, hani tülbente sarıp ılık ılık gözün üstüne koyarsın ya… Aslında o sıcak kompres kan damarlarını biraz rahatlatır, o can sıkıcı çapakları yumuşatır ama mikrobik bir durum varsa işi daha da azıtabilir, o yüzden dikkat etmekte fayda var. Eğer alerjik bir şeyse zaten o sıcaklık yangını körükler, tam tersine buz gibi soğuk bir şeyler koymak gerekir gözün üstüne.

Doktora gitmeden eczaneden rastgele alınan o damlalar yok mu, işte en büyük hatayı orada yapıyoruz galiba. Bakteri mi kapmış gözün, virüs mü dadanmış, yoksa baharla gelen polenler mi canına okumuş, bunu bilmeden damlatılan her sıvı gözü daha da yoruyor. Antibiyotikli damla her derde deva sanılıyor ama virüsse eğer, o damla hiçbir işe yaramadığı gibi gözün kendi florasını da altüst ediyor... Kortizonlulara ise hiç girmeyeyim, kaş yaparken göz çıkarmak tam olarak budur herhalde.

Suni gözyaşı damlaları ise bu sürecin gizli kahramanlarıdır, hani o gözün içindeki kıymık batma hissini alır götürür ya, işte öyle bir ferahlık. İçinde koruyucu madde olmayan tek dozluk olanları var, onları buzdolabına atıp soğuk soğuk damlatmak öyle iyi gelir ki insana. Gözün o kuruyan, pul pul dökülen yapısını nemlendirirken bir yandan da içerideki o mikrobu, tozu toprağı yıkayıp temizler bir nevi.

Yastık kılıflarını her gün değiştirmek kimin aklına gelir ki böyle bir durumda ama inanılmaz derecede kritik bir detay bu. Gece boyu o gözden akan akıntı yastığa bulaşıyor, ertesi gece kafayı tekrar koyduğunda hop, mikroplarla yeniden kucaklaşıyorsun. Havluları da tamamen ayırmak lazım evdekilerden, hatta mümkünse bu süreçte sadece kağıt havlu kullanıp atmak en doğrusu, yoksa ev halkına da bu çileyi ortak edersiniz abi, benden söylemesi.

Göz makyajına, o rimellere, göz kalemlerine bir süre veda etmek gerekiyor, hatta o hastalık döneminde kullanılan ne varsa direkt çöpe gitmeli. İçindeki fırçaya mikrop bir kere bulaştı mı, gözün iyileştikten sonra o makyaj malzemesini tekrar sürdüğünde her şey sil baştan başlar... Lens kullananlar için de durum aynı, o lensler bir süre kutusunda kalacak, gözlük takılacak, başka yolu yok.

Bazen hiçbir şey yapmasan da bir iki haftada kendi kendine geçip gider bu meret, özellikle virütik olanlar sabır imtihanı gibidir. Vücudun kendi savunma mekanizması o virüsü alt edene kadar beklemek gerekir, sadece semptomları hafifletirsin o kadar. Ama tabii görmede bulanıklık başladıysa, ışık resmen gözünü bıçak gibi kesiyorsa, o zaman hiç vakit kaybetmeden o uzman hekimin kapısını çalmak şart.
 
Geri