Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Göz tembelliği nasıl tedavi edilir?
Çocukluk çağında fark edilip üzerine düşülmezse ilerleyen yaşlarda insanın başına bela olan ambliyopi yani halk arasındaki tabiriyle göz tembelliği, öyle atlanacak basit bir şey değil abicim vallahi billahi değil. Beyinle göz arasındaki o minik sinirsel iletişim kopukluğundan kaynaklanan bu illet, zamanında müdahale edilmezse ömür boyu tek gözle idare etmek zorunda bırakır adamı, benden söylemesi.
Hani derler ya erken teşhis hayat kurtarır, hah işte tam da o hesap, erken yaşta yakalanırsa bu tembellik kapı dışarı edilir yoksa işin sonu berbat. Gözlük mü takılması gerekiyor, takacaksın abicim, kaçışın yok; camın arkasından dünyaya yeniden bakmayı öğrenene kadar o çerçeve burundan düşmeyecek.
Kapan tedavisini duymuşsundur belki ama ne kadar hakkıyla yapıyorsun orası meçhul, sağlam gözü kapatıp o tembelini zorla çalıştırmak lazım ki beyin o taraftan gelen sinyalleri ciddiye alsın. Sağlam gözü günde birkaç saat kapatmak suretiyle tembel olanı zorlamak, adeta tembel bir öğrenciyi tahtaya kaldırmak gibidir, zor ama mecburidir.
Camlar, filtreler, özel damlalar derken tıp dünyası elinden geleni yapıyor ama asıl iş sende bitiyor, yani o süreci disiplinle sürdürmezsen hepsi boş. Doktorun verdiği damlayı saatinde damlatmak, egzersizleri aksatmamak lazım; yoksa bu iş üç gün hevesle başlayıp beşinci gün havlu atmaya döner ki o zaman yazık olur o emeğe.
Yetişkinlikte bu işin dönüşü var mı diye sorup duruyorsunuz ya, eskiden imkansız derlerdi ama artık teknolojinin gözünü seveyim bazı yöntemler var sanki. Yine de çocukluktaki o hızlı ve kesin çözüm yetişkin çağda biraz daha sabır, biraz daha inat gerektiriyor, yani işler o kadar da kolay yürümüyor maalesef.
Göz kaslarını çalıştıran dijital terapiler, özel bilgisayar programları derken tedavi yelpazesi genişliyor ama yine de irade en büyük ilaçtır. Beynin o görme merkezini yeniden uyandırmak, paslanmış bir motoru yıllar sonra tekrar çalıştırmaya benziyor, epey bir uğraş istiyor yani.
Her şeyin başı ihtimam göstermek, çocuğun gözündeki kaymayı ya da görme düşüklüğünü fark edip hemen o hastanenin yolunu tutmaktır. Sonra geç kalmışlık hissiyle ah vah etmemek için bugünden o randevuyu almak, o gözlükçüye gitmek şart oğlu şarttır, yoksa iş işten geçer.
Çocukluk çağında fark edilip üzerine düşülmezse ilerleyen yaşlarda insanın başına bela olan ambliyopi yani halk arasındaki tabiriyle göz tembelliği, öyle atlanacak basit bir şey değil abicim vallahi billahi değil. Beyinle göz arasındaki o minik sinirsel iletişim kopukluğundan kaynaklanan bu illet, zamanında müdahale edilmezse ömür boyu tek gözle idare etmek zorunda bırakır adamı, benden söylemesi.
Hani derler ya erken teşhis hayat kurtarır, hah işte tam da o hesap, erken yaşta yakalanırsa bu tembellik kapı dışarı edilir yoksa işin sonu berbat. Gözlük mü takılması gerekiyor, takacaksın abicim, kaçışın yok; camın arkasından dünyaya yeniden bakmayı öğrenene kadar o çerçeve burundan düşmeyecek.
Kapan tedavisini duymuşsundur belki ama ne kadar hakkıyla yapıyorsun orası meçhul, sağlam gözü kapatıp o tembelini zorla çalıştırmak lazım ki beyin o taraftan gelen sinyalleri ciddiye alsın. Sağlam gözü günde birkaç saat kapatmak suretiyle tembel olanı zorlamak, adeta tembel bir öğrenciyi tahtaya kaldırmak gibidir, zor ama mecburidir.
Camlar, filtreler, özel damlalar derken tıp dünyası elinden geleni yapıyor ama asıl iş sende bitiyor, yani o süreci disiplinle sürdürmezsen hepsi boş. Doktorun verdiği damlayı saatinde damlatmak, egzersizleri aksatmamak lazım; yoksa bu iş üç gün hevesle başlayıp beşinci gün havlu atmaya döner ki o zaman yazık olur o emeğe.
Yetişkinlikte bu işin dönüşü var mı diye sorup duruyorsunuz ya, eskiden imkansız derlerdi ama artık teknolojinin gözünü seveyim bazı yöntemler var sanki. Yine de çocukluktaki o hızlı ve kesin çözüm yetişkin çağda biraz daha sabır, biraz daha inat gerektiriyor, yani işler o kadar da kolay yürümüyor maalesef.
Göz kaslarını çalıştıran dijital terapiler, özel bilgisayar programları derken tedavi yelpazesi genişliyor ama yine de irade en büyük ilaçtır. Beynin o görme merkezini yeniden uyandırmak, paslanmış bir motoru yıllar sonra tekrar çalıştırmaya benziyor, epey bir uğraş istiyor yani.
Her şeyin başı ihtimam göstermek, çocuğun gözündeki kaymayı ya da görme düşüklüğünü fark edip hemen o hastanenin yolunu tutmaktır. Sonra geç kalmışlık hissiyle ah vah etmemek için bugünden o randevuyu almak, o gözlükçüye gitmek şart oğlu şarttır, yoksa iş işten geçer.