Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Aynaya bakıp kollarınızı kaldırdığınızda o alt taraftaki dalgalanma canınızı sıkıyor, değil mi? Aslında olay tamamen triceps brachii dediğimiz, kolun arkasındaki o üç başlı kas grubunun hacim kaybetmesi ve üzerindeki dermis tabakasının yerçekimine yenik düşmesiyle alakalı. Yaş aldıkça ya da hızlı kilo alıp verdikçe cilde gerginliğini veren kolajen ve elastin lifleri arasındaki bağlar gevşiyor, ee haliyle o bölge kendi ağırlığını taşıyamaz hale geliyor. Vallahi billahi çözülmeyecek bir dert değil bu, sadece doğru kas lifini doğru açıyla uyarmak gerekiyor.
Dirsek eklemini geriye doğru uzatarak yaptığımız overhead triceps extension hareketi, özellikle uzun başı (long head) hedef alarak o sarkan bölgeyi içeriden doldurmanın en kestirme yoludur. Ağırlığı yukarı kaldırırken yerçekimine karşı koyan kaslar, eksantrik kasılma fazında yani ağırlığı indirirken mikro yırtıklar oluşturur ki biz de tam olarak bu protein sentezini tetiklemek istiyoruz zaten. Kas hacmi genişledikçe, üstünü kaplayan gevşek deri altı dokusu da ister istemez gerilecek ve o içi boşalmış görüntü yavaş yavaş ortadan kalkacaktır...
Beslenme kısmını atlayıp sadece mekik çekerek göbek eritemeyeceğimiz gibi, sadece kol sallayarak da bu sarkmayı toparlayamayız abi ya, bu işin matematiği net. Vücuttaki fibroblast hücrelerinin kolajen üretebilmesi için günlük kilo başına en az 1.2 - 1.6 gram nitelikli protein almak, yanına da C vitamini eklemek şart. Cildin en alt katmanı olan hipodermis tabakasındaki yağ hücreleri azaldıkça deri büzüşür; işte bu evrede proteini ve suyu eksik ederseniz, kolunuz istediğiniz kadar güçlü olsun, dışarıdan bakıldığında o pürüzsüzlüğü yakalayamazsınız.
Hiç düşündünüz mü, neden bazı insanlar çok zayıf olduğu halde kolları yine de sallanır? Sarcopenia denilen kas erimesi durumu tam olarak bu senaryonun başrol oyuncusudur işte. Direnç egzersizleri yapmadığınızda, vücut enerji harcamamak için ilk önce metabolik olarak aktif olan kas dokusunu gözden çıkarır ve geriye sadece elastikiyetini yitirmiş bir cilt kalır. Yani demem o ki, kardiyo makinelerinde saatlerce helak olmak yerine haftada iki gün elinize o dambılları alıp diamond push-up yapmanız o bölgedeki kas tonusunu tamamen değiştirecektir.
Kozmetik sektörünün mucizevi sıkılaştırıcı kremlerine bel bağlamadan önce, cildin hidrasyon seviyesini hücresel düzeyde artırmanın yollarına bakmalıyız. Topikal olarak sürülen hyalüronik asit molekülleri derinin epidermis bariyerini geçip alt katmanlara kolay kolay ulaşamaz, bu yüzden içeriden su tüketimi ve lenfatik drenaj masajları kılcal damar sirkülasyonunu artırmak adına çok daha efektif. Kan dolaşımı hızlanan dokuya daha fazla oksijen ve besin taşınır, bu da bağ dokunun kendini yenileme hızını doğrudan ikiye katlar...
Ağırlık çalışırken yapılan en büyük hata, hareketi momentumla yani hızın verdiği güçle savurarak yapmaktır ki bu durumda kas kasılması sıfıra iner. Time under tension, yani kasın ağırlık altında kaldığı süreyi uzatmak, özellikle kol arkasındaki lateral ve medial kas başlarını tamamen izole etmek için kritik önem taşır. Dambılı indirirken yavaş, kaldırırken ise patlayıcı bir güçle sıkıştırarak odaklanmak, o bölgedeki kas lifi katılımını maksimum seviyeye çıkaracaktır.
Dirsek eklemini geriye doğru uzatarak yaptığımız overhead triceps extension hareketi, özellikle uzun başı (long head) hedef alarak o sarkan bölgeyi içeriden doldurmanın en kestirme yoludur. Ağırlığı yukarı kaldırırken yerçekimine karşı koyan kaslar, eksantrik kasılma fazında yani ağırlığı indirirken mikro yırtıklar oluşturur ki biz de tam olarak bu protein sentezini tetiklemek istiyoruz zaten. Kas hacmi genişledikçe, üstünü kaplayan gevşek deri altı dokusu da ister istemez gerilecek ve o içi boşalmış görüntü yavaş yavaş ortadan kalkacaktır...
Beslenme kısmını atlayıp sadece mekik çekerek göbek eritemeyeceğimiz gibi, sadece kol sallayarak da bu sarkmayı toparlayamayız abi ya, bu işin matematiği net. Vücuttaki fibroblast hücrelerinin kolajen üretebilmesi için günlük kilo başına en az 1.2 - 1.6 gram nitelikli protein almak, yanına da C vitamini eklemek şart. Cildin en alt katmanı olan hipodermis tabakasındaki yağ hücreleri azaldıkça deri büzüşür; işte bu evrede proteini ve suyu eksik ederseniz, kolunuz istediğiniz kadar güçlü olsun, dışarıdan bakıldığında o pürüzsüzlüğü yakalayamazsınız.
Hiç düşündünüz mü, neden bazı insanlar çok zayıf olduğu halde kolları yine de sallanır? Sarcopenia denilen kas erimesi durumu tam olarak bu senaryonun başrol oyuncusudur işte. Direnç egzersizleri yapmadığınızda, vücut enerji harcamamak için ilk önce metabolik olarak aktif olan kas dokusunu gözden çıkarır ve geriye sadece elastikiyetini yitirmiş bir cilt kalır. Yani demem o ki, kardiyo makinelerinde saatlerce helak olmak yerine haftada iki gün elinize o dambılları alıp diamond push-up yapmanız o bölgedeki kas tonusunu tamamen değiştirecektir.
Kozmetik sektörünün mucizevi sıkılaştırıcı kremlerine bel bağlamadan önce, cildin hidrasyon seviyesini hücresel düzeyde artırmanın yollarına bakmalıyız. Topikal olarak sürülen hyalüronik asit molekülleri derinin epidermis bariyerini geçip alt katmanlara kolay kolay ulaşamaz, bu yüzden içeriden su tüketimi ve lenfatik drenaj masajları kılcal damar sirkülasyonunu artırmak adına çok daha efektif. Kan dolaşımı hızlanan dokuya daha fazla oksijen ve besin taşınır, bu da bağ dokunun kendini yenileme hızını doğrudan ikiye katlar...
Ağırlık çalışırken yapılan en büyük hata, hareketi momentumla yani hızın verdiği güçle savurarak yapmaktır ki bu durumda kas kasılması sıfıra iner. Time under tension, yani kasın ağırlık altında kaldığı süreyi uzatmak, özellikle kol arkasındaki lateral ve medial kas başlarını tamamen izole etmek için kritik önem taşır. Dambılı indirirken yavaş, kaldırırken ise patlayıcı bir güçle sıkıştırarak odaklanmak, o bölgedeki kas lifi katılımını maksimum seviyeye çıkaracaktır.