Kol germe ameliyatı nedir?

Kol germe ameliyatı nedir?

Ahmet Katan

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Ahmet Katan
Zaman acımasız, yer çekimi ondan da acımasız; ne kadar spor yaparsan yap o kolların altı bir kez saldı mı geriye dönüşü olmuyor maalesef. Aynanın karşısına geçip kollarını kaldırdığında o sallanan dokuyu görmek canını sıkıyor, biliyorum. Hani tişört giyersin ama o üst kısım bir türlü potluğu kurtarmaz ya, işte tam o ruh halinden bahsediyorum. Kol germe ameliyatı, yani bizim havalı adıyla brakioplasti, tam da bu çaresiz hissettiğin anda devreye giren bir neşter operasyonu. Mucize mi? Değil tabii ki ama sarkan o fazla deriyi toparlamanın başka yolu da yok vallahi billahi.

Sarkmış kollar kaderiniz değil, sadece doğru zamanda doğru dokunuşu bekleyen birer problem. Diyet yaparsın, deli gibi kilo verirsin, sevinçten havalara uçarsın ama bir bakarsın ki kollar resmen içi boşalmış bir balon gibi kalıvermiş. İnsan bazen kıyafet seçerken bile hayattan soğuyor abi ya, kolunu saklamaktan yaz sıcağında uzun kollu giyenleri gördükçe içim cız ediyor. Ameliyat masasına yattığında doktorun yaptığı şey aslında çok basit; o fazlalık yapan, seni yaşlı ve yorgun gösteren ne kadar deri ve yağ dokusu varsa oradan çekip alıyor. Kolları tekrar eski sıkı günlerine döndürmek, o gençlik fırlamalığını geri kazanmak...

Bıçak altına yatma fikri bile tek başına insanın tüylerini ürpertmeye yetiyor, farkındayım. Kim ister durup dururken narkoz almayı, hastane kokusunu içine çekmeyi? Ama bazen aynadaki o yabancıyla barışmanın yolu cesur bir adımdan geçiyor işte. Operasyon genellikle genel anestezi altında yapılıyor, yani sen derin bir uykudayken iş bitiyor, gözünü açtığında her şey geride kalmış oluyor. Korkunun ecele faydası yok derler ya, eğer o kollar seni hayattan geri bırakıyorsa bir saniye bile düşünmeye değmez.

Dikiş izi meselesi bu işin en büyük kumarı, bunu bilerek bu yola çıkmak lazım. Kolunun iç tarafında, dirsekten koltuk altına uzanan o ince çizgiyi sineye çekeceksin, başka çaresi yok. "Ameliyat olayım ama hiç iz kalmasın" diye bir dünya yok, kim söylüyorsa yalan söylüyor valla. Ama bana sorarsan, o dalgalanan, sarkan ve seni mutsuz eden koca bir deri kütlesiyle yaşamaktansa, saklaması son derece kolay olan o asil çizgiyi taşımak çok daha mantıklı. Tercih senin tabii, neticede vücut senin, karar senin...

İyileşme süreci gözünü korkutmasın, sandığın kadar yataklara düşüren bir ağrısı sızısı olmuyor bu işin. İlk birkaç gün kollarında bir gerginlik, hafif bir sızlama hissedeceksin ki bu da gayet normal, ne de olsa oradan bir parça eksildi. Birkaç hafta o özel korseleri takacaksın, kollarını çok yukarı kaldırmayacaksın, ağır poşetler taşımayacaksın o kadar. Kendine biraz zaman tanıdığında, o ödemler dağılıp kolların gerçek şekli ortaya çıktığında "iyi ki yapmışım" diyeceksin, bak gör. Kendine yatırım yapmak, aynaya her baktığında gülümsemek bence dünyadaki her şeye değer.
 
Geri