Ahmet Katan
Kayıtlı Kullanıcı
Toplumun görünmez bir yerinde, kadın bedeninin en çok konuşulan ama en az bilinen o meşhur dokusuna, yani kızlık zarına dair önyargılar bugün bile yıkılabilmiş değil. Himenoplasti, tıp dünyasındaki adıyla, aslında sadece anatomik bir onarım süreci olmanın çok ötesinde psikolojik bir bariyerin aşılmasıdır. Kadın jinekoloji kliniklerine başvuran binlerce insanın sessiz çığlığı bu. Kimisi geçmişin izlerini silmek istiyor, kimisi ise sadece toplumsal baskıların gölgesinden kaçmanın yollarını arıyor… Hekimlik pratiğinde bu operasyon, tamamen hastanın kendi bedeni üzerindeki egemenlik hakkının tescillenmesidir diyebiliriz. Yani aslına bakarsanız, cerrahi bir müdahaleden ziyade bir nevi özgürleşme adımı.
Kalıcı mikro cerrahi yöntemleri, flep tekniği denilen o mucizevi doku kaydırma operasyonuyla artık bambaşka bir boyuta evrildi. Vajina duvarından alınan canlı dokunun titizlikle o bölgeye adapte edilmesi öyle her yiğidin harcı da değil hani. Deneyimli bir jinekolog elinde, mikroskobik dikişlerle yapılan bu işlem sayesinde dokunun beslenmesi ve canlılığı korunuyor. Vallahi billahi, tıp bu konuda sınırları zorluyor artık. Operasyon esnasında kullanılan ipler kendiliğinden eridiği için sonrasında dikiş aldırma gibi dertlerle de uğraşmıyorsunuz. Birkaç hafta içinde, oradaki doku tamamen kendi doğal döngüsünün bir parçası haline geliveriyor.
İyileşme sürecinde hastanın hekim tavsiyelerine harfiyen uyması, operasyonun başarısını doğrudan etkileyen en hayati virajdır. Operasyon bitti, hadi geçmiş olsun, bitti mi sandınız? Asıl süreç şimdi başlıyor işte… İlk birkaç hafta ağır sporlardan, havuzdan, denizden uzak durmak, o bölgeyi adeta pamuklara sarıp sarmalamak gerekiyor. Hijyen kurallarına dikkat edilmediği takdirde enfeksiyon riski kapıyı çalar ki, bu da tüm emeğin boşa gitmesi demek. Doktorunuzun reçete ettiği kremleri, solüsyonları düzenli kullanmak bu yüzden hayati önem taşıyor. Kendinize zaman tanıyın, bedeninizin bilgeliğine güvenin ve acele etmeyin.
Geçici dikim yöntemleri ise genellikle zaman kısıtlaması olan, düğününe ya da planlanan cinsel birlikteliğine sayılı günler kalmış kadınlar için adeta bir can simididir. Düğünden üç beş gün önce yapılan bu müdahalede, dokular geçici dikişlerle birbirine yaklaştırılır ve amaç sadece o ilk gece gerçekleşecek kanamayı sağlamaktır. Zamanlama hatası yaparsanız, yani operasyonu çok erken ya da çok geç planlarsanız dikişlerin erkenden erimesi riskiyle karşı karşıya kalırsınız ki, aman diyeyim… Hani derler ya, zamanlama her şeydir; işte bu yöntemde o söz tam anlamıyla hayat buluyor. Eğer kalıcı bir çözüm aramıyorsanız, sadece o kritik anı kurtarmak niyetindeyseniz bu alternatif tam size göre.
Operasyonun sonrasındaki ilk cinsel birliktelikte o beklenen kanamanın gerçekleşmesi, cerrahi işlemin anatomik olarak ne kadar kusursuz yapıldığının en net kanıtıdır. Esneyen dokunun penisin girişiyle birlikte yırtılması ve kılcal damarlardan gelen o birkaç damla kırmızı renk… Bu durum hem partnerin zihnindeki şüpheleri yok eder hem de kadının omuzlarındaki o devasa yükü bir anda hafifletir. Tıbbi olarak hiçbir şekilde anlaşılamayacak kadar doğal bir sonuç elde etmek, tamamen hekimin tecrübesiyle doğru orantılıdır. Yani işin özü, doğru ellerde yapılan müdahale size tam da istediğiniz o kesin neticeyi sunacaktır.
Psikolojik baskıların, mahalle baskısının ve bitmek bilmeyen o toplumsal tabuların kadın ruhunda açtığı yaraları sadece bir cerrahi operasyonla tamamen kapatabileceğinizi mi düşünüyorsunuz gerçekten? Elbette hayır, ama bu ameliyat fiziki bir kalkan sağlayarak o zorlu süreçte nefes almanıza yardımcı olur. Kendinizi suçlamayı bırakıp, hayatınızın kontrolünü elinize almanın vakti geldi de geçiyor bile. Bu operasyonu yaptırmaya karar verdiğiniz an, aslında kendi geleceğinizi ve huzurunuzu seçmiş oluyorsunuz. Bir hekim olarak tavsiyem; önce kendi içinizdeki o yargılayan sesleri susturun, gerisi zaten bir şekilde hallolur…
Kalıcı mikro cerrahi yöntemleri, flep tekniği denilen o mucizevi doku kaydırma operasyonuyla artık bambaşka bir boyuta evrildi. Vajina duvarından alınan canlı dokunun titizlikle o bölgeye adapte edilmesi öyle her yiğidin harcı da değil hani. Deneyimli bir jinekolog elinde, mikroskobik dikişlerle yapılan bu işlem sayesinde dokunun beslenmesi ve canlılığı korunuyor. Vallahi billahi, tıp bu konuda sınırları zorluyor artık. Operasyon esnasında kullanılan ipler kendiliğinden eridiği için sonrasında dikiş aldırma gibi dertlerle de uğraşmıyorsunuz. Birkaç hafta içinde, oradaki doku tamamen kendi doğal döngüsünün bir parçası haline geliveriyor.
İyileşme sürecinde hastanın hekim tavsiyelerine harfiyen uyması, operasyonun başarısını doğrudan etkileyen en hayati virajdır. Operasyon bitti, hadi geçmiş olsun, bitti mi sandınız? Asıl süreç şimdi başlıyor işte… İlk birkaç hafta ağır sporlardan, havuzdan, denizden uzak durmak, o bölgeyi adeta pamuklara sarıp sarmalamak gerekiyor. Hijyen kurallarına dikkat edilmediği takdirde enfeksiyon riski kapıyı çalar ki, bu da tüm emeğin boşa gitmesi demek. Doktorunuzun reçete ettiği kremleri, solüsyonları düzenli kullanmak bu yüzden hayati önem taşıyor. Kendinize zaman tanıyın, bedeninizin bilgeliğine güvenin ve acele etmeyin.
Geçici dikim yöntemleri ise genellikle zaman kısıtlaması olan, düğününe ya da planlanan cinsel birlikteliğine sayılı günler kalmış kadınlar için adeta bir can simididir. Düğünden üç beş gün önce yapılan bu müdahalede, dokular geçici dikişlerle birbirine yaklaştırılır ve amaç sadece o ilk gece gerçekleşecek kanamayı sağlamaktır. Zamanlama hatası yaparsanız, yani operasyonu çok erken ya da çok geç planlarsanız dikişlerin erkenden erimesi riskiyle karşı karşıya kalırsınız ki, aman diyeyim… Hani derler ya, zamanlama her şeydir; işte bu yöntemde o söz tam anlamıyla hayat buluyor. Eğer kalıcı bir çözüm aramıyorsanız, sadece o kritik anı kurtarmak niyetindeyseniz bu alternatif tam size göre.
Operasyonun sonrasındaki ilk cinsel birliktelikte o beklenen kanamanın gerçekleşmesi, cerrahi işlemin anatomik olarak ne kadar kusursuz yapıldığının en net kanıtıdır. Esneyen dokunun penisin girişiyle birlikte yırtılması ve kılcal damarlardan gelen o birkaç damla kırmızı renk… Bu durum hem partnerin zihnindeki şüpheleri yok eder hem de kadının omuzlarındaki o devasa yükü bir anda hafifletir. Tıbbi olarak hiçbir şekilde anlaşılamayacak kadar doğal bir sonuç elde etmek, tamamen hekimin tecrübesiyle doğru orantılıdır. Yani işin özü, doğru ellerde yapılan müdahale size tam da istediğiniz o kesin neticeyi sunacaktır.
Psikolojik baskıların, mahalle baskısının ve bitmek bilmeyen o toplumsal tabuların kadın ruhunda açtığı yaraları sadece bir cerrahi operasyonla tamamen kapatabileceğinizi mi düşünüyorsunuz gerçekten? Elbette hayır, ama bu ameliyat fiziki bir kalkan sağlayarak o zorlu süreçte nefes almanıza yardımcı olur. Kendinizi suçlamayı bırakıp, hayatınızın kontrolünü elinize almanın vakti geldi de geçiyor bile. Bu operasyonu yaptırmaya karar verdiğiniz an, aslında kendi geleceğinizi ve huzurunuzu seçmiş oluyorsunuz. Bir hekim olarak tavsiyem; önce kendi içinizdeki o yargılayan sesleri susturun, gerisi zaten bir şekilde hallolur…