Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Göz doktorunun kapısında beklerken insanın aklına binbir türlü şey geliyor, hele ki konu katarakt olunca. Şimdi bu ameliyatı olacağız tamam da, o meşhur akıllı lenslerden taktıralım mı yoksa standart olanı yeter mi sorusu herkesin kafasını kurcalıyor. Aslında mesele biraz nasıl bir hayat yaşamak istediğinizle alakalı. Bazı insanlar var ki ameliyattan sonra gözlük kelimesini hayatından tamamen çıkarmak istiyor, işte akıllı dedikleri bu çok odaklı mercekler tam da onlara göre bir konfor sunuyor.
Akıllı lens taktıran bir tanıdığım geçen gün anlatıyor, "Dünyaya yeniden gelmiş gibiyim" diyor adam. Telefon ekranına bakarken ayrı, arabayı sürerken ayrı gözlük takmaktan bıkmış haklı olarak. Bu mercekler uzak, yakın ve orta mesafeyi tek seferde netleştiriveriyor. Tabii her güzel şeyin bir bedeli var derler ya, bazen geceleri ışıkların etrafında ufak halkalar, böyle dağılmalar falan olabiliyormuş... Yani her bünyede aynı sonucu vermiyor bu mercekler, biraz da gözün kendi yapısına bağlı bir durum.
Vallahi billahi insan bazen teknolojinin hızına yetişemiyor, dün hayal bile edemediğimiz şeyler bugün pat diye karşımıza çıkıyor. Mesela çok titiz bir işiniz varsa, sürekli iğne deliğinden iplik geçiriyorsanız ya da ne bileyim sürekli bilgisayar başındaysanız bu lensler hayat kalitesini inanılmaz artırıyor. Ama her göz bu yeni teknolojiye hemen uyum sağlayamayabiliyor, orası kesin. Hekiminizin göz arkasındaki retinayı, sarı noktayı çok iyi incelemesi lazım ki sonradan bir sürpriz yaşanmasın.
Peki ya o eski usul, tek odaklı lensler kötü mü dileriz? Asla değil, onlar da canavar gibi iş görüyor aslında. Sadece o zaman uzak için ameliyat oluyorsunuz ama okuma yaparken yine o bildiğimiz yakın gözlüğünü takmak zorunda kalıyorsunuz. "Benim için gözlük takmak dert değil abi, yeter ki kataraktım temizlensin" diyorsanız hiç maceraya gerek yok belki de. Sonuçta herkesin bütçesi ve beklentisi farklı, kimisi konfora para dökmek ister kimisi sadelikten yana olur.
Parayı pulu bir kenara bıraktım, ameliyat masasına yatmadan önce beklentileri çok doğru ayarlamak gerekiyor. Mucizevi bir şey bekleyip sonra en ufak bir ışık parlamasında canı sıkılan o kadar çok insan gördüm ki... Hani derler ya, her hekimin bir yoğurt yiyişi vardır, işte tam da bu yüzden doktorunuzla her şeyi açık açık konuşmalısınız. Akıllı lens her derde deva bir sihirli değnek değil ama doğru gözde gerçekten de hayatı baştan aşağı değiştirebilen müthiş bir kolaylık...
Akıllı lens taktıran bir tanıdığım geçen gün anlatıyor, "Dünyaya yeniden gelmiş gibiyim" diyor adam. Telefon ekranına bakarken ayrı, arabayı sürerken ayrı gözlük takmaktan bıkmış haklı olarak. Bu mercekler uzak, yakın ve orta mesafeyi tek seferde netleştiriveriyor. Tabii her güzel şeyin bir bedeli var derler ya, bazen geceleri ışıkların etrafında ufak halkalar, böyle dağılmalar falan olabiliyormuş... Yani her bünyede aynı sonucu vermiyor bu mercekler, biraz da gözün kendi yapısına bağlı bir durum.
Vallahi billahi insan bazen teknolojinin hızına yetişemiyor, dün hayal bile edemediğimiz şeyler bugün pat diye karşımıza çıkıyor. Mesela çok titiz bir işiniz varsa, sürekli iğne deliğinden iplik geçiriyorsanız ya da ne bileyim sürekli bilgisayar başındaysanız bu lensler hayat kalitesini inanılmaz artırıyor. Ama her göz bu yeni teknolojiye hemen uyum sağlayamayabiliyor, orası kesin. Hekiminizin göz arkasındaki retinayı, sarı noktayı çok iyi incelemesi lazım ki sonradan bir sürpriz yaşanmasın.
Peki ya o eski usul, tek odaklı lensler kötü mü dileriz? Asla değil, onlar da canavar gibi iş görüyor aslında. Sadece o zaman uzak için ameliyat oluyorsunuz ama okuma yaparken yine o bildiğimiz yakın gözlüğünü takmak zorunda kalıyorsunuz. "Benim için gözlük takmak dert değil abi, yeter ki kataraktım temizlensin" diyorsanız hiç maceraya gerek yok belki de. Sonuçta herkesin bütçesi ve beklentisi farklı, kimisi konfora para dökmek ister kimisi sadelikten yana olur.
Parayı pulu bir kenara bıraktım, ameliyat masasına yatmadan önce beklentileri çok doğru ayarlamak gerekiyor. Mucizevi bir şey bekleyip sonra en ufak bir ışık parlamasında canı sıkılan o kadar çok insan gördüm ki... Hani derler ya, her hekimin bir yoğurt yiyişi vardır, işte tam da bu yüzden doktorunuzla her şeyi açık açık konuşmalısınız. Akıllı lens her derde deva bir sihirli değnek değil ama doğru gözde gerçekten de hayatı baştan aşağı değiştirebilen müthiş bir kolaylık...