Kapalı prostat ameliyatı nasıl yapılır?

Kapalı prostat ameliyatı nasıl yapılır?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
İdrar kesesinin hemen çıkışında, idrar kanalını bir yüzük gibi saran o bez parçasının büyümesi... Tıp dilinde huylu prostat büyümesi diyoruz ama yaşayana sorun bakalım ne kadar huylu. Kapalı ameliyat, yani tıbbi adıyla transüretral rezeksiyon, herhangi bir neşter darbesi olmadan direkt doğal idrar kanalından girilerek yapılıyor. Optik cihazlarla içeri sızıp o tıkayan dokuları içeriden parça parça kazımak hakikaten mühendislik harikası. Ha bu arada, sadece kazımakla kalmıyor modern teknoloji; plazmakinetik ya da lazer enerjisiyle dokuyu buharlaştırırken kanayan damarları da anında mühürleyiveriyor.

Ameliyathaneye girdiniz, genel veya spinal anesteziyle belden aşağısı uyuşturuldu bile. Doktorun elinde rezektoskop denilen o sihirli boru var; ucundaki ışık ve kamera sayesinde mesane boynunu 4K çözünürlükte dev ekranda izliyor. Salin solüsyonu dediğimiz izotonik sıvı sürekli içeri pompalanıyor ki görüş alanı hep berrak kalsın, kan hücreleri ekranı bulandırmasın. Hani bazen tıkanır ya önünüzü göremezsiniz, işte bu sıvı akışı o yüzden hayati. Bipolar koter cihazının o incecik elektrikli halkası, prostat loblarını milim milim kesip mesanenin içine dökerken etraftaki sağlıklı dokulara hiç dokunulmuyor bile.

Vallahi billahi insan ilk duyduğunda ürküyor, idrar yolundan koca aletler girecek diye içi çekiliyor adamın... Ama işin aslı öyle değil işte. Operasyon bittiğinde, o kesilen küçük prostat parçaları doku morselatörü adı verilen özel bir vakum sistemiyle mesanenin içinden hop diye dışarı çekiliyor. Hemen ardından içeriye üç yollu foley sonda yerleştiriliyor. Bu sondanın amacı hem içeriyi sürekli yıkamak hem de idrar torbasının kasılmasına izin vermeden dokuların iyileşmesini hızlandırmak. Zaten cerrahiden sonraki o ilk yirmi dört saatlik yıkama sıvısının rengi, içerideki iyileşmenin en net aynasıdır.

Peki, ameliyat sonrası süreçte sizi tam olarak ne bekliyor dersiniz? Hastanede genellikle bir veya iki gece kalınıyor, o sürekli devirdaim yapan yıkama sıvısı berraklaştıkça insan bir rahatlıyor, derin bir nefes alıyor. Sonda çekildikten sonraki ilk idrar anı biraz sızlatabilir, hafif bir yanma hissi çok normal, sonuçta içeride taze bir yara yüzeyi var. Bol su içmek buradaki en büyük sır; idrar kanalı ne kadar çok yıkanırsa, pıhtı oluşumu ve enfeksiyon riski o denli düşüyor. Hekimler bu dönemde ağır kaldırmaktan kaçınmayı, lifli gıdalarla beslenip kabız olmamayı özellikle tembihler ki ıkınma yüzünden mesane boynundaki o taze damarlar yeniden sızdırmasın...

Eski usul açık ameliyatlardaki o günlerce süren ağrıları, dikiş sızılarını tamamen unutun abi ya. Kapsül içerisindeki tıkayıcı adenom dokusu tamamen temizlendiği için idrar akış hızı (uroflowmetry değerleri) ameliyattan hemen sonra tavan yapıyor. Dokuların tamamen epitelize olması, yani o kazınan bölgenin yeni ve pürüzsüz bir dokuyla kaplanması ortalama dört ila altı hafta sürüyor. Bu süreçte ara sıra idrarda pembeleşme veya ufak tefek pıhtılar görmek moralinizi bozmasın, vücut içerideki inşaat atıklarını temizliyor neticede. Doğru teknikle yapılan bir kapalı müdahale, erkeğin hayat kalitesini bir günde baştan aşağı değiştiriyor resmen.
 
Geri